מָשַׁל
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
rule
11 kullanım · 9 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 22 kez, 19 farklı ayette görülür. Kök altında 4 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaas Elohim et şene hameorot hagedolim et hamaor hagadol lememşelet hayom veet hamaor hakaton lememşelet halayla veet hakohavim.
וַיַּ֣עַשׂ אֱלֹהִ֔ים אֶת־שְׁנֵ֥י הַמְּאֹרֹ֖ת הַגְּדֹלִ֑ים אֶת־הַמָּא֤וֹר הַגָּדֹל֙ לְמֶמְשֶׁ֣לֶת הַיּ֔וֹם וְאֶת־הַמָּא֤וֹר הַקָּטֹן֙ לְמֶמְשֶׁ֣לֶת הַלַּ֔יְלָה וְאֵ֖ת הַכּוֹכָבִֽים׃
Tanrı iki büyük ışık kaynağını yaptı: gündüze hükmetmesi için büyük ışık kaynağını, geceye hükmetmesi için küçük ışık kaynağını; ayrıca yıldızları.
Velimşol bayom uvalayla ulahavdil ben haor uven hahoşeh vayar Elohim ki tov.
וְלִמְשֹׁל֙ בַּיּ֣וֹם וּבַלַּ֔יְלָה וּֽלֲהַבְדִּ֔יל בֵּ֥ין הָא֖וֹר וּבֵ֣ין הַחֹ֑שֶׁךְ וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֽוֹב׃
gündüze ve geceye hükmetsinler, ışığı karanlıktan ayırsınlar diye. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
El haişa amar harba arbe itsevoneh veheroneh beetsev teledi vanim veel işeh teşukateh veu yimşal bah.
אֶֽל־הָאִשָּׁ֣ה אָמַ֗ר הַרְבָּ֤ה אַרְבֶּה֙ עִצְּבוֹנֵ֣ךְ וְהֵֽרֹנֵ֔ךְ בְּעֶ֖צֶב תֵּֽלְדִ֣י בָנִ֑ים וְאֶל־אִישֵׁךְ֙ תְּשׁ֣וּקָתֵ֔ךְ וְה֖וּא יִמְשָׁל־בָּֽךְ׃ (ס)
Kadına şöyle dedi: “Çektiğin sıkıntıyı ve gebelik sancılarını çok artıracağım; acı içinde çocuk doğuracaksın. Arzun kocana yönelecek; o da sana hükmedecek.”
Halo im tetiv seet veim lo tetiv lapetah hatat rovets veeleha teşukato veata timşal bo.
הֲל֤וֹא אִם־תֵּיטִיב֙ שְׂאֵ֔ת וְאִם֙ לֹ֣א תֵיטִ֔יב לַפֶּ֖תַח חַטָּ֣את רֹבֵ֑ץ וְאֵלֶ֙יךָ֙ תְּשׁ֣וּקָת֔וֹ וְאַתָּ֖ה תִּמְשָׁל־בּֽוֹ׃
“İyi davranırsan kabul görmez misin? Ama iyi davranmazsan günah kapıda pusuya yatmıştır. Arzusu sana yöneliktir; sen ise ona hükmetmelisin.”
Vayomer avraham el avdo zekan beto hamoşel behol aşer lo sim na yadeha tahat yerehi.
וַיֹּ֣אמֶר אַבְרָהָ֗ם אֶל־עַבְדּוֹ֙ זְקַ֣ן בֵּית֔וֹ הַמֹּשֵׁ֖ל בְּכָל־אֲשֶׁר־ל֑וֹ שִֽׂים־נָ֥א יָדְךָ֖ תַּ֥חַת יְרֵכִֽי׃
Avraam, evinin en kıdemli hizmetkârına, sahip olduğu her şeyi yöneten kişiye, “Lütfen elini uyluğumun altına koy” dedi.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomeru lo ehav hamaloh timloh alenu im maşol timşol banu vayosifu od seno oto al halomotav veal devarav.
וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ אֶחָ֔יו הֲמָלֹ֤ךְ תִּמְלֹךְ֙ עָלֵ֔ינוּ אִם־מָשׁ֥וֹל תִּמְשֹׁ֖ל בָּ֑נוּ וַיּוֹסִ֤פוּ עוֹד֙ שְׂנֹ֣א אֹת֔וֹ עַל־חֲלֹמֹתָ֖יו וְעַל־דְּבָרָֽיו׃
Kardeşleri ona, “Sen gerçekten üzerimize kral mı olacaksın? Bize hüküm mü süreceksin?” dediler. Rüyalarından ve sözlerinden dolayı ondan daha da çok nefret ettiler.
Veata lo atem şelahtem oti hena ki haelohim vayesimeni leav lefaro uleadon lehol beto umoşel behol erets mitsrayim.
וְעַתָּ֗ה לֹֽא־אַתֶּ֞ם שְׁלַחְתֶּ֤ם אֹתִי֙ הֵ֔נָּה כִּ֖י הָאֱלֹהִ֑ים וַיְשִׂימֵ֨נִֽי לְאָ֜ב לְפַרְעֹ֗ה וּלְאָדוֹן֙ לְכָל־בֵּית֔וֹ וּמֹשֵׁ֖ל בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Beni buraya gönderen siz değilsiniz, Tanrı’dır. Beni Firavun’a bir baba gibi, bütün evinin efendisi ve tüm Mısır ülkesinin yöneticisi yaptı.
Vayagidu lo lemor od yosef hay vehi u moşel behol erets mitsrayim vayafag libo ki lo heemin lahem.
וַיַּגִּ֨דוּ ל֜וֹ לֵאמֹ֗ר ע֚וֹד יוֹסֵ֣ף חַ֔י וְכִֽי־ה֥וּא מֹשֵׁ֖ל בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וַיָּ֣פָג לִבּ֔וֹ כִּ֥י לֹא־הֶאֱמִ֖ין לָהֶֽם׃
Ona, “Yosef hâlâ yaşıyor! Üstelik bütün Mısır ülkesini yönetiyor!” dediler. Yaakov’un yüreği donakaldı; onlara inanmadı.
İm raa beene adoneha aşer lo yeadah vehefdah leam naheri lo yimşol lemaherah bevigdo vah.
אִם־רָעָ֞ה בְּעֵינֵ֧י אֲדֹנֶ֛יהָ אֲשֶׁר־לא [ל֥וֹ] יְעָדָ֖הּ וְהֶפְדָּ֑הּ לְעַ֥ם נָכְרִ֛י לֹא־יִמְשֹׁ֥ל לְמָכְרָ֖הּ בְּבִגְדוֹ־בָֽהּ׃
Efendisi onu kendisine eş olarak ayırmış ama sonra beğenmemişse, onun bedel ödenerek kurtarılmasına izin verecek. Ona sadakatsizlik ettiği için onu yabancı bir halka satmaya hakkı yoktur.
Al ken yomeru hamoşelim bou heşbon tibane vetikonen ir sihon.
עַל־כֵּ֛ן יֹאמְר֥וּ הַמֹּשְׁלִ֖ים בֹּ֣אוּ חֶשְׁבּ֑וֹן תִּבָּנֶ֥ה וְתִכּוֹנֵ֖ן עִ֥יר סִיחֽוֹן׃
Bu yüzden ozanlar şöyle der: “Heşbon’a gelin! Sihon’un şehri kurulsun ve sağlamlaştırılsın!
Vayisa meşalo vayomar min aram yanheni valak meleh moav meharre kedem leha ara li yaakov uleha zoama yisrael.
וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר מִן־אֲ֠רָם יַנְחֵ֨נִי בָלָ֤ק מֶֽלֶךְ־מוֹאָב֙ מֵֽהַרְרֵי־קֶ֔דֶם לְכָה֙ אָֽרָה־לִּ֣י יַעֲקֹ֔ב וּלְכָ֖ה זֹעֲמָ֥ה יִשְׂרָאֵֽל׃
Bilam şiirli sözlerini söylemeye başladı: “Moav kralı Balak beni Aram’dan, doğunun dağlarından getirdi: ‘Gel, benim için Yaakov’a lanet et! Gel, İsrael’e öfke yağdır!’ dedi.
Vayisa meşalo vayomar kum balak uşama haazina aday beno tsipor.
וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר ק֤וּם בָּלָק֙ וּֽשֲׁמָ֔ע הַאֲזִ֥ינָה עָדַ֖י בְּנ֥וֹ צִפֹּֽר׃
Bilam şiirli sözlerini söylemeye başladı: “Kalk, Balak, dinle! Bana kulak ver, Tsippor oğlu!
Vayisa meşalo vayomar neum bilam beno veor uneum hagever şetum haayin.
וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר נְאֻ֤ם בִּלְעָם֙ בְּנ֣וֹ בְעֹ֔ר וּנְאֻ֥ם הַגֶּ֖בֶר שְׁתֻ֥ם הָעָֽיִן׃
Şiirli sözlerini söylemeye başladı: “Beor oğlu Bilam’ın sözü, gözü açık adamın sözü;
Vayisa meşalo vayomar neum bilam beno veor uneum hagever şetum haayin.
וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר נְאֻ֤ם בִּלְעָם֙ בְּנ֣וֹ בְעֹ֔ר וּנְאֻ֥ם הַגֶּ֖בֶר שְׁתֻ֥ם הָעָֽיִן׃
Şiirli sözlerini söylemeye başladı: “Beor oğlu Bilam’ın sözü, gözü açık adamın sözü;
Vayar et amalek vayisa meşalo vayomar reşit goyim amalek veaharito ade oved.
וַיַּרְא֙ אֶת־עֲמָלֵ֔ק וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר רֵאשִׁ֤ית גּוֹיִם֙ עֲמָלֵ֔ק וְאַחֲרִית֖וֹ עֲדֵ֥י אֹבֵֽד׃
Amalek’i gördü ve şiirli sözlerini söyledi: “Amalek ulusların ilkiydi, ama sonu tümüyle yok olmaktır.”
Vayar et hakeni vayisa meşalo vayomar etan moşaveha vesim basela kineha.
וַיַּרְא֙ אֶת־הַקֵּינִ֔י וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר אֵיתָן֙ מֽוֹשָׁבֶ֔ךָ וְשִׂ֥ים בַּסֶּ֖לַע קִנֶּֽךָ׃
Kenileri gördü ve şiirli sözlerini söyledi: “Yaşadığın yer sağlam; yuvan kayaya kurulmuş.
Vayisa meşalo vayomar oy mi yihye misumo el.
וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר א֕וֹי מִ֥י יִחְיֶ֖ה מִשֻּׂמ֥וֹ אֵֽל׃
Şiirli sözlerini söylemeye başladı: “Ah, Tanrı bunu yaptığında kim sağ kalabilir?
Bu ayette 2 eşleşme
Ki Adonay eloheha berahha kaaşer diber lah vehaavatta goyim rabim veata lo taavot umaşalta begoyim rabim uveha lo yimşolu.
כִּֽי־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ בֵּֽרַכְךָ֔ כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּר־לָ֑ךְ וְהַֽעֲבַטְתָּ֞ גּוֹיִ֣ם רַבִּ֗ים וְאַתָּה֙ לֹ֣א תַעֲבֹ֔ט וּמָֽשַׁלְתָּ֙ בְּגוֹיִ֣ם רַבִּ֔ים וּבְךָ֖ לֹ֥א יִמְשֹֽׁלוּ׃ (ס)
Çünkü Tanrın Adonay, sana söylediği gibi seni bereketlendirecek. Birçok ulusa borç vereceksin, kendin borç almayacaksın. Birçok ulusa egemen olacaksın, onlar sana egemen olmayacak.
Vehayita leşama lemaşal velişnina behol haamim aşer yenahegha Adonay şama.
וְהָיִ֣יתָ לְשַׁמָּ֔ה לְמָשָׁ֖ל וְלִשְׁנִינָ֑ה בְּכֹל֙ הָֽעַמִּ֔ים אֲשֶׁר־יְנַהֶגְךָ֥ יְהוָ֖ה שָֽׁמָּה׃
Adonay'ın seni götüreceği bütün halklar arasında dehşet konusu, dillere düşen bir örnek ve alay olacaksın.
Temel kelimeler (lemmalar)
rule
11 kullanım · 9 ayet
proverb
8 kullanım · 8 ayet
rule
2 kullanım · 1 ayet
use a proverb
1 kullanım · 1 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.