Vayikra 8
İbranice veya Türkçe okunuş metnindeki bir kelimeye tıklayarak Tora’daki kullanımlarını ve doğrulanmış dilbilgisel bağlantılarını inceleyebilirsiniz.
İbranice
קַ֤ח אֶֽת־אַהֲרֹן֙ וְאֶת־בָּנָ֣יו אִתּ֔וֹ וְאֵת֙ הַבְּגָדִ֔ים וְאֵ֖ת שֶׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָ֑ה וְאֵ֣ת ׀ פַּ֣ר הַֽחַטָּ֗את וְאֵת֙ שְׁנֵ֣י הָֽאֵילִ֔ים וְאֵ֖ת סַ֥ל הַמַּצּֽוֹת׃
Türkçe okunuş
Kah et aharon veet banav ito veet habegadim veet şemen hamişha veet par hahatat veet şene haelim veet sal hamatsot.
Türkçe çeviri
“Aaron’u ve onunla birlikte oğullarını, giysileri, mesh yağını, günah sunusu olan boğayı, iki koçu ve mayasız ekmek sepetini al.
İbranice
וַיַּ֣עַשׂ מֹשֶׁ֔ה כַּֽאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֹת֑וֹ וַתִּקָּהֵל֙ הָֽעֵדָ֔ה אֶל־פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Türkçe çeviri
Moşe, Adonay’ın kendisine buyurduğu gibi yaptı. Topluluk Buluşma Çadırı’nın girişinde toplandı.
İbranice
וַיִּתֵּ֨ן עָלָ֜יו אֶת־הַכֻּתֹּ֗נֶת וַיַּחְגֹּ֤ר אֹתוֹ֙ בָּֽאַבְנֵ֔ט וַיַּלְבֵּ֤שׁ אֹתוֹ֙ אֶֽת־הַמְּעִ֔יל וַיִּתֵּ֥ן עָלָ֖יו אֶת־הָאֵפֹ֑ד וַיַּחְגֹּ֣ר אֹת֗וֹ בְּחֵ֙שֶׁב֙ הָֽאֵפֹ֔ד וַיֶּאְפֹּ֥ד ל֖וֹ בּֽוֹ׃
Türkçe okunuş
Vayiten alav et hakutonet vayahgor oto baavnet vayalbeş oto et hameil vayiten alav et haefod vayahgor oto beheşev haefod vayepod lo bo.
Türkçe çeviri
Aaron’a entariyi giydirdi, beline kuşağı bağladı, üstlüğü giydirip üzerine efodu koydu. Efodun dokuma kemerini beline bağlayarak efodu üzerine sabitledi.
İbranice
וַיָּ֥שֶׂם אֶת־הַמִּצְנֶ֖פֶת עַל־רֹאשׁ֑וֹ וַיָּ֨שֶׂם עַֽל־הַמִּצְנֶ֜פֶת אֶל־מ֣וּל פָּנָ֗יו אֵ֣ת צִ֤יץ הַזָּהָב֙ נֵ֣זֶר הַקֹּ֔דֶשׁ כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Türkçe okunuş
Vayasem et hamitsnefet al roşo vayasem al hamitsnefet el mul panav et tsits hazahav nezer hakodeş kaaşer tsiva Adonay et moşe.
Türkçe çeviri
Başına sarığı yerleştirdi; sarığın ön tarafına altın levhayı, kutsal tacı taktı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
İbranice
וַיִּקַּ֤ח מֹשֶׁה֙ אֶת־שֶׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָ֔ה וַיִּמְשַׁ֥ח אֶת־הַמִּשְׁכָּ֖ן וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־בּ֑וֹ וַיְקַדֵּ֖שׁ אֹתָֽם׃
Türkçe çeviri
Moşe mesh yağını alıp Mişkan’ı ve içindeki her şeyi meshederek kutsadı.
İbranice
וַיַּ֥ז מִמֶּ֛נּוּ עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֑ים וַיִּמְשַׁ֨ח אֶת־הַמִּזְבֵּ֜חַ וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֗יו וְאֶת־הַכִּיֹּ֛ר וְאֶת־כַּנּ֖וֹ לְקַדְּשָֽׁם׃
Türkçe okunuş
Vayaz mimenu al hamizbeah şeva peamim vayimşah et hamizbeah veet kol kelav veet hakiyor veet kano lekadeşam.
Türkçe çeviri
Yağdan sunağın üzerine yedi kez serpti. Sunağı ve bütün araçlarını, yıkanma leğenini ve kaidesini kutsamak için meshetti.
Türkçe çeviri
Mesh yağından Aaron’un başına döktü; onu kutsamak için meshetti.
İbranice
וַיַּקְרֵ֨ב מֹשֶׁ֜ה אֶת־בְּנֵ֣י אַהֲרֹ֗ן וַיַּלְבִּשֵׁ֤ם כֻּתֳּנֹת֙ וַיַּחְגֹּ֤ר אֹתָם֙ אַבְנֵ֔ט וַיַּחֲבֹ֥שׁ לָהֶ֖ם מִגְבָּע֑וֹת כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Türkçe okunuş
Vayakrev moşe et bene aharon vayalbişem kutonot vayahgor otam avnet vayahavoş lahem migbaot kaaşer tsiva Adonay et moşe.
Türkçe çeviri
Moşe, Aaron’un oğullarını yaklaştırdı. Onlara entariler giydirdi, bellerine kuşaklar bağladı ve başlarına başlıklar sardı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
İbranice
וַיַּגֵּ֕שׁ אֵ֖ת פַּ֣ר הַֽחַטָּ֑את וַיִּסְמֹ֨ךְ אַהֲרֹ֤ן וּבָנָיו֙ אֶת־יְדֵיהֶ֔ם עַל־רֹ֖אשׁ פַּ֥ר הַֽחַטָּֽאת׃
Türkçe çeviri
Günah sunusu olan boğayı getirdi. Aaron ve oğulları ellerini günah sunusu olan boğanın başına koydular.
İbranice
וַיִּשְׁחָ֗ט וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֤ה אֶת־הַדָּם֙ וַ֠יִּתֵּן עַל־קַרְנ֨וֹת הַמִּזְבֵּ֤חַ סָבִיב֙ בְּאֶצְבָּע֔וֹ וַיְחַטֵּ֖א אֶת־הַמִּזְבֵּ֑חַ וְאֶת־הַדָּ֗ם יָצַק֙ אֶל־יְס֣וֹד הַמִּזְבֵּ֔חַ וַֽיְקַדְּשֵׁ֖הוּ לְכַפֵּ֥ר עָלָֽיו׃
Türkçe okunuş
Vayişhat vayikah moşe et hadam vayiten al karnot hamizbeah saviv beetsbao vayehate et hamizbeah veet hadam yatsak el yesod hamizbeah vayekadeşeu lehaper alav.
Türkçe çeviri
Moşe boğayı kesti. Kanı alıp parmağıyla sunağın çevresindeki boynuzlarına sürdü ve sunağı arındırdı. Kalan kanı sunağın tabanına döktü; üzerinde kefaret sağlanması için sunağı kutsadı.
İbranice
וַיִּקַּ֗ח אֶֽת־כָּל־הַחֵלֶב֮ אֲשֶׁ֣ר עַל־הַקֶּרֶב֒ וְאֵת֙ יֹתֶ֣רֶת הַכָּבֵ֔ד וְאֶת־שְׁתֵּ֥י הַכְּלָיֹ֖ת וְאֶֽת־חֶלְבְּהֶ֑ן וַיַּקְטֵ֥ר מֹשֶׁ֖ה הַמִּזְבֵּֽחָה׃
Türkçe okunuş
Vayikah et kol hahelev aşer al hakerev veet yoteret hakaved veet şete hakelayot veet helbehen vayakter moşe hamizbeha.
Türkçe çeviri
İç organların üzerindeki bütün içyağını, karaciğerin üzerindeki diyaframı, iki böbreği ve üzerlerindeki yağı aldı. Moşe bunları sunakta yaktı.
İbranice
וְאֶת־הַפָּ֤ר וְאֶת־עֹרוֹ֙ וְאֶת־בְּשָׂר֣וֹ וְאֶת־פִּרְשׁ֔וֹ שָׂרַ֣ף בָּאֵ֔שׁ מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Türkçe okunuş
Veet hapar veet oro veet besaro veet pirşo saraf baeş mihuts lamahane kaaşer tsiva Adonay et moşe.
Türkçe çeviri
Boğanın derisini, etini ve dışkısını ordugâhın dışında ateşte yaktı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
İbranice
וְאֶת־הַקֶּ֥רֶב וְאֶת־הַכְּרָעַ֖יִם רָחַ֣ץ בַּמָּ֑יִם וַיַּקְטֵר֩ מֹשֶׁ֨ה אֶת־כָּל־הָאַ֜יִל הַמִּזְבֵּ֗חָה עֹלָ֨ה ה֤וּא לְרֵֽיחַ־נִיחֹ֙חַ֙ אִשֶּׁ֥ה הוּא֙ לַיהוָ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Türkçe okunuş
Veet hakerev veet hakeraayim rahats bamayim vayakter moşe et kol haayil hamizbeha ola u lereah nihoah işe u ladonay kaaşer tsiva Adonay et moşe.
Türkçe çeviri
İç organlarını ve bacaklarını suyla yıkadı. Moşe koçun tamamını sunakta yaktı. Bu, hoş koku için bütünüyle yakılan bir sunuydu; Adonay’a ateşle sunulan bir sunuydu. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
İbranice
וַיַּקְרֵב֙ אֶת־הָאַ֣יִל הַשֵּׁנִ֔י אֵ֖יל הַמִּלֻּאִ֑ים וַֽיִּסְמְכ֞וּ אַהֲרֹ֧ן וּבָנָ֛יו אֶת־יְדֵיהֶ֖ם עַל־רֹ֥אשׁ הָאָֽיִל׃
Türkçe okunuş
Vayakrev et haayil haşeni el hamiluim vayismehu aharon uvanav et yedehem al roş haayil.
Türkçe çeviri
İkinci koçu, göreve başlatma koçunu getirdi. Aaron ve oğulları ellerini koçun başına koydular.
İbranice
וַיִּשְׁחָ֓ט ׀ וַיִּקַּ֤ח מֹשֶׁה֙ מִדָּמ֔וֹ וַיִּתֵּ֛ן עַל־תְּנ֥וּךְ אֹֽזֶן־אַהֲרֹ֖ן הַיְמָנִ֑ית וְעַל־בֹּ֤הֶן יָדוֹ֙ הַיְמָנִ֔ית וְעַל־בֹּ֥הֶן רַגְל֖וֹ הַיְמָנִֽית׃
Türkçe okunuş
Vayişhat vayikah moşe midamo vayiten al tenuh ozen aharon hayemanit veal bohen yado hayemanit veal bohen raglo hayemanit.
Türkçe çeviri
Moşe koçu kesti. Kanından alıp Aaron’un sağ kulağının kıkırdağına, sağ elinin başparmağına ve sağ ayağının başparmağına sürdü.
İbranice
וַיַּקְרֵ֞ב אֶת־בְּנֵ֣י אַהֲרֹ֗ן וַיִּתֵּ֨ן מֹשֶׁ֤ה מִן־הַדָּם֙ עַל־תְּנ֤וּךְ אָזְנָם֙ הַיְמָנִ֔ית וְעַל־בֹּ֤הֶן יָדָם֙ הַיְמָנִ֔ית וְעַל־בֹּ֥הֶן רַגְלָ֖ם הַיְמָנִ֑ית וַיִּזְרֹ֨ק מֹשֶׁ֧ה אֶת־הַדָּ֛ם עַל־הַֽמִּזְבֵּ֖חַ סָבִֽיב׃
Türkçe okunuş
Vayakrev et bene aharon vayiten moşe min hadam al tenuh oznam hayemanit veal bohen yadam hayemanit veal bohen raglam hayemanit vayizrok moşe et hadam al hamizbeah saviv.
Türkçe çeviri
Aaron’un oğullarını yaklaştırdı. Moşe kandan onların sağ kulaklarının kıkırdağına, sağ ellerinin başparmaklarına ve sağ ayaklarının başparmaklarına sürdü. Sonra kanı sunağın çevresine serpti.
İbranice
וַיִּקַּ֞ח אֶת־הַחֵ֣לֶב וְאֶת־הָֽאַלְיָ֗ה וְאֶֽת־כָּל־הַחֵלֶב֮ אֲשֶׁ֣ר עַל־הַקֶּרֶב֒ וְאֵת֙ יֹתֶ֣רֶת הַכָּבֵ֔ד וְאֶת־שְׁתֵּ֥י הַכְּלָיֹ֖ת וְאֶֽת־חֶלְבְּהֶ֑ן וְאֵ֖ת שׁ֥וֹק הַיָּמִֽין׃
Türkçe okunuş
Vayikah et hahelev veet haalya veet kol hahelev aşer al hakerev veet yoteret hakaved veet şete hakelayot veet helbehen veet şok hayamin.
Türkçe çeviri
İçyağını, yağlı kuyruğu, iç organların üzerindeki bütün yağı, karaciğerin üzerindeki diyaframı, iki böbreği ve üzerlerindeki yağı, sağ budu aldı.
İbranice
וּמִסַּ֨ל הַמַּצּ֜וֹת אֲשֶׁ֣ר ׀ לִפְנֵ֣י יְהוָ֗ה לָ֠קַח חַלַּ֨ת מַצָּ֤ה אַחַת֙ וְֽחַלַּ֨ת לֶ֥חֶם שֶׁ֛מֶן אַחַ֖ת וְרָקִ֣יק אֶחָ֑ד וַיָּ֙שֶׂם֙ עַל־הַ֣חֲלָבִ֔ים וְעַ֖ל שׁ֥וֹק הַיָּמִֽין׃
Türkçe okunuş
Umisal hamatsot aşer lifne Adonay lakah halat matsa ahat vehalat lehem şemen ahat verakik ehad vayasem al hahalavim veal şok hayamin.
Türkçe çeviri
Adonay’ın önündeki mayasız ekmek sepetinden bir mayasız ekmek, bir yağlı ekmek ve bir ince ekmek aldı; bunları içyağlarının ve sağ budun üzerine koydu.
İbranice
וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֤ה אֹתָם֙ מֵעַ֣ל כַּפֵּיהֶ֔ם וַיַּקְטֵ֥ר הַמִּזְבֵּ֖חָה עַל־הָעֹלָ֑ה מִלֻּאִ֥ים הֵם֙ לְרֵ֣יחַ נִיחֹ֔חַ אִשֶּׁ֥ה ה֖וּא לַיהוָֽה׃
Türkçe okunuş
Vayikah moşe otam meal kapehem vayakter hamizbeha al haola miluim hem lereah nihoah işe u ladonay.
Türkçe çeviri
Moşe bunları onların avuçlarından alıp sunakta, bütünüyle yakılan sununun üzerinde yaktı. Bunlar hoş koku için göreve başlatma sunularıydı; Adonay’a ateşle sunulan bir sunuydu.
İbranice
וַיִּקַּ֤ח מֹשֶׁה֙ אֶת־הֶ֣חָזֶ֔ה וַיְנִיפֵ֥הוּ תְנוּפָ֖ה לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה מֵאֵ֣יל הַמִּלֻּאִ֗ים לְמֹשֶׁ֤ה הָיָה֙ לְמָנָ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Türkçe okunuş
Vayikah moşe et hehaze vayenifeu tenufa lifne Adonay meel hamiluim lemoşe haya lemana kaaşer tsiva Adonay et moşe.
Türkçe çeviri
Moşe göğsü alıp Adonay’ın önünde sallama sunusu olarak salladı. Göreve başlatma koçundan Moşe’ye düşen pay buydu. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
İbranice
וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֜ה מִשֶּׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָ֗ה וּמִן־הַדָּם֮ אֲשֶׁ֣ר עַל־הַמִּזְבֵּחַ֒ וַיַּ֤ז עַֽל־אַהֲרֹן֙ עַל־בְּגָדָ֔יו וְעַל־בָּנָ֛יו וְעַל־בִּגְדֵ֥י בָנָ֖יו אִתּ֑וֹ וַיְקַדֵּ֤שׁ אֶֽת־אַהֲרֹן֙ אֶת־בְּגָדָ֔יו וְאֶת־בָּנָ֛יו וְאֶת־בִּגְדֵ֥י בָנָ֖יו אִתּֽוֹ׃
Türkçe okunuş
Vayikah moşe mişemen hamişha umin hadam aşer al hamizbeah vayaz al aharon al begadav veal banav veal bigde vanav ito vayekadeş et aharon et begadav veet banav veet bigde vanav ito.
Türkçe çeviri
Moşe mesh yağından ve sunağın üzerindeki kandan alıp Aaron’a, giysilerine, onunla birlikte oğullarına ve oğullarının giysilerine serpti. Böylece Aaron’u, giysilerini, onunla birlikte oğullarını ve oğullarının giysilerini kutsadı.
İbranice
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶל־אַהֲרֹ֣ן וְאֶל־בָּנָ֗יו בַּשְּׁל֣וּ אֶת־הַבָּשָׂר֮ פֶּ֣תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵד֒ וְשָׁם֙ תֹּאכְל֣וּ אֹת֔וֹ וְאֶ֨ת־הַלֶּ֔חֶם אֲשֶׁ֖ר בְּסַ֣ל הַמִּלֻּאִ֑ים כַּאֲשֶׁ֤ר צִוֵּ֙יתִי֙ לֵאמֹ֔ר אַהֲרֹ֥ן וּבָנָ֖יו יֹאכְלֻֽהוּ׃
Türkçe okunuş
Vayomer moşe el aharon veel banav başelu et habasar petah ohel moed veşam tohelu oto veet halehem aşer besal hamiluim kaaşer tsiveti lemor aharon uvanav yoheluu.
Türkçe çeviri
Moşe, Aaron’a ve oğullarına şöyle dedi: “Eti Buluşma Çadırı’nın girişinde pişirin. ‘Aaron ve oğulları yiyecek’ diye buyurduğum gibi, eti ve göreve başlatma sepetindeki ekmeği orada yiyin.
Türkçe çeviri
Etten ve ekmekten kalanı ateşte yakın.
İbranice
וּמִפֶּתַח֩ אֹ֨הֶל מוֹעֵ֜ד לֹ֤א תֵֽצְאוּ֙ שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים עַ֚ד י֣וֹם מְלֹ֔את יְמֵ֖י מִלֻּאֵיכֶ֑ם כִּ֚י שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים יְמַלֵּ֖א אֶת־יֶדְכֶֽם׃
Türkçe okunuş
Umipetah ohel moed lo tetseu şivat yamim ad yom melot yeme miluehem ki şivat yamim yemale et yedhem.
Türkçe çeviri
Göreve başlatılmanızın günleri tamamlanıncaya kadar yedi gün boyunca Buluşma Çadırı’nın girişinden ayrılmayın; çünkü göreve başlatılmanız yedi gün sürecek.
İbranice
וּפֶתַח֩ אֹ֨הֶל מוֹעֵ֜ד תֵּשְׁב֨וּ יוֹמָ֤ם וָלַ֙יְלָה֙ שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים וּשְׁמַרְתֶּ֛ם אֶת־מִשְׁמֶ֥רֶת יְהוָ֖ה וְלֹ֣א תָמ֑וּתוּ כִּי־כֵ֖ן צֻוֵּֽיתִי׃
Türkçe okunuş
Ufetah ohel moed teşevu yomam valayla şivat yamim uşemartem et mişmeret Adonay velo tamutu ki hen tsuveti.
Türkçe çeviri
Yedi gün boyunca gece gündüz Buluşma Çadırı’nın girişinde kalın. Ölmemek için Adonay’ın verdiği görevi yerine getirin; çünkü bana böyle buyruldu.”
Kaynak
İbranice: Sefaria, Tanach with Ta’amei Hamikra. Lisans: Public Domain. Tanach.us.