TORA LEMMA DİZİNİ
שָׁפַט
Bu lemma Tora’da 27 kez, 22 ayette kullanılır.
Sözlük bilgisi
Kaynak glossu (İngilizce): judge
Kök — שורש (şoreş, kök): שפט
Kelime türü kodu: V
UBS kaynak glossları
to judge; to pronounce judgement; to administer justice; to decide (a case); to play the judge; to play the ruler; to vindicate; to deliver; to defend; to do justice; to condemn; to punish; to rule; to govern; judge; ruler; to enter into judgement
Morfoloji/lemma: OSHB ve Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam varsa UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak glosslarından hazırlanmış ToraOku Türkçe yerelleştirmesidir.
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit5 kullanım4 ayet
- Şemot8 kullanım6 ayet
- Vayikra1 kullanım1 ayet
- Bamidbar2 kullanım2 ayet
- Devarim11 kullanım9 ayet
Yazılı biçimler
- הַשֹּׁפֵ֔ט 4 kullanım
- וְשָׁפְט֣וּ 4 kullanım
- וְיִשְׁפֹּ֑ט 2 kullanım
- יִשְׁפְּטוּ 2 kullanım
- הַשֹּׁפְטִ֖ים 1 kullanım
- וְהַשֹּׁ֣פְטִ֔ים 1 kullanım
- וְשֹׁפֵט֙ 1 kullanım
- וּשְׁפָט֑וּם 1 kullanım
- וְשֹׁפְטֶ֑יךָ 1 kullanım
- וְשָׁ֣פַטְתִּ֔י 1 kullanım
- וּשְׁפַטְתֶּ֣ם 1 kullanım
- יִשְׁפּוּט֥וּ 1 kullanım
- יִשְׁפֹּ֥ט 1 kullanım
- לִשְׁפֹּ֣ט 1 kullanım
- שָׁפ֔וֹט 1 kullanım
- שֹׁפְטֵ֖י 1 kullanım
- שֹׁ֣פְטֵיכֶ֔ם 1 kullanım
- שֹׁפְטִ֣ים 1 kullanım
- תִּשְׁפֹּ֥ט 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
- haşofet 4 kullanım
- Veşafetu 4 kullanım
- yişpetu 2 kullanım
- haşofetim 1 kullanım
- lişpot 1 kullanım
- tişpot 1 kullanım
- uşefattem 1 kullanım
- uşefatum 1 kullanım
- vayişpot 1 kullanım
- vehaşofetim 1 kullanım
- veyişpot 1 kullanım
- veşafatti 1 kullanım
- veşofet 1 kullanım
- veşofeteha 1 kullanım
- yişpot 1 kullanım
- yişputu 1 kullanım
- şafot 1 kullanım
- şofete 1 kullanım
- şofetehem 1 kullanım
- Şofetim 1 kullanım
Dilbilgisel biçimler
- bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (4 kullanım · HC/Vqq3cp)
- belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (3 kullanım · HTd/Vqrmsa)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (3 kullanım · HVqi3mp)
- bağlaç + belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım · HC/Td/Vqrmpa)
- bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vqi3ms)
- bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HC/Vqq1cs)
- bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HC/Vqq2mp)
- bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HC/Vqq3cp/Sp3mp)
- bağlaç + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vqrmpc/Sp2ms)
- bağlaç + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım · HC/Vqrmsa)
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vqw3ms)
- edat + fiil, Kal, mastar yapılı (1 kullanım · HR/Vqc)
- belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım · HTd/Vqrmpa)
- soru parçacığı + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım · HTi/Vqrmsc)
- fiil, Kal, mastar mutlak (1 kullanım · HVqa)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqi2ms)
- fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqj3ms)
- fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım · HVqrmpa)
- fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım · HVqrmpc)
- fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HVqrmpc/Sp2mp)
Geçtiği ayetler
Bereşit 16:5
Vatomer saray el avram hamasi aleha anohi natati şifhati behekeha vatere ki harata vaekal beeneha yişpot Adonay beni uveneha.
וַתֹּ֨אמֶר שָׂרַ֣י אֶל־אַבְרָם֮ חֲמָסִ֣י עָלֶיךָ֒ אָנֹכִ֗י נָתַ֤תִּי שִׁפְחָתִי֙ בְּחֵיקֶ֔ךָ וַתֵּ֙רֶא֙ כִּ֣י הָרָ֔תָה וָאֵקַ֖ל בְּעֵינֶ֑יהָ יִשְׁפֹּ֥ט יְהוָ֖ה בֵּינִ֥י וּבֵינֶֽיׄךָ׃
Saray Avram’a şöyle dedi: “Uğradığım haksızlığın sorumlusu sensin! Cariyemi senin koynuna ben verdim. Gebe olduğunu görünce beni gözünde küçümsedi. Adonay seninle benim aramda hüküm versin!”
Bereşit 18:25
Halila leha measot kadavar haze lehamit tsadik im raşa vehaya hatsadik karaşa halila lah haşofet kol haarets lo yaase mişpat.
חָלִ֨לָה לְּךָ֜ מֵעֲשֹׂ֣ת ׀ כַּדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה לְהָמִ֤ית צַדִּיק֙ עִם־רָשָׁ֔ע וְהָיָ֥ה כַצַּדִּ֖יק כָּרָשָׁ֑ע חָלִ֣לָה לָּ֔ךְ הֲשֹׁפֵט֙ כָּל־הָאָ֔רֶץ לֹ֥א יַעֲשֶׂ֖ה מִשְׁפָּֽט׃
Dürüstü kötüyle birlikte öldürmek, dürüst ile kötüyü bir tutmak Senden uzak olsun! Bu Senden uzak olsun! Bütün yeryüzünün Yargıcı adaletle davranmaz mı?”
Bereşit 19:9
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomeru geş halea vayomeru haehad ba lagur vayişpot şafot ata nara leha mehem vayiftseru vaiş belot meod vayigeşu lişbor hadalet.
וַיֹּאמְר֣וּ ׀ גֶּשׁ־הָ֗לְאָה וַיֹּֽאמְרוּ֙ הָאֶחָ֤ד בָּֽא־לָגוּר֙ וַיִּשְׁפֹּ֣ט שָׁפ֔וֹט עַתָּ֕ה נָרַ֥ע לְךָ֖ מֵהֶ֑ם וַיִּפְצְר֨וּ בָאִ֤ישׁ בְּלוֹט֙ מְאֹ֔ד וַֽיִּגְּשׁ֖וּ לִשְׁבֹּ֥ר הַדָּֽלֶת׃
“Çekil şuradan!” dediler. “Bu adam yabancı olarak geldi, şimdi başımıza yargıç kesiliyor! Sana onlardan daha kötüsünü yapacağız.” Lot’a şiddetle yüklendiler ve kapıyı kırmak için yaklaştılar.
Bereşit 31:53
Elohe avraham velohe nahor yişpetu venenu elohe avihem vayişava yaakov befahad aviv yitshak.
אֱלֹהֵ֨י אַבְרָהָ֜ם וֵֽאלֹהֵ֤י נָחוֹר֙ יִשְׁפְּט֣וּ בֵינֵ֔ינוּ אֱלֹהֵ֖י אֲבִיהֶ֑ם וַיִּשָּׁבַ֣ע יַעֲקֹ֔ב בְּפַ֖חַד אָבִ֥יו יִצְחָֽק׃
Avraam’ın Tanrısı ile Nahor’un tanrısı, babalarının tanrıları, aramızda hüküm versin.” Yaakov ise babası Yitshak’ın korkuyla saygı duyduğu Tanrı adına ant içti.
Şemot 2:14
Vayomer mi sameha leiş sar veşofet alenu haleharegeni ata omer kaaşer haragta et hamitsri vayira moşe vayomar ahen noda hadavar.
וַ֠יֹּאמֶר מִ֣י שָֽׂמְךָ֞ לְאִ֨ישׁ שַׂ֤ר וְשֹׁפֵט֙ עָלֵ֔ינוּ הַלְהָרְגֵ֙נִי֙ אַתָּ֣ה אֹמֵ֔ר כַּאֲשֶׁ֥ר הָרַ֖גְתָּ אֶת־הַמִּצְרִ֑י וַיִּירָ֤א מֹשֶׁה֙ וַיֹּאמַ֔ר אָכֵ֖ן נוֹדַ֥ע הַדָּבָֽר׃
Adam, “Seni başımıza yönetici ve yargıç kim koydu?” dedi. “Mısırlıyı öldürdüğün gibi beni de mi öldürmek istiyorsun?” Moşe korktu. “Demek olay duyulmuş!” diye düşündü.
Şemot 5:21
Vayomeru alehem yere Adonay alehem veyişpot aşer hivaştem et rehenu beene faro uveene avadav latet herev beyadam leharegenu.
וַיֹּאמְר֣וּ אֲלֵהֶ֔ם יֵ֧רֶא יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם וְיִשְׁפֹּ֑ט אֲשֶׁ֧ר הִבְאַשְׁתֶּ֣ם אֶת־רֵיחֵ֗נוּ בְּעֵינֵ֤י פַרְעֹה֙ וּבְעֵינֵ֣י עֲבָדָ֔יו לָֽתֶת־חֶ֥רֶב בְּיָדָ֖ם לְהָרְגֵֽנוּ׃
Onlara, “Adonay size bakıp hükmünü versin!” dediler. “Bizi Firavun’un ve görevlilerinin gözünde iğrenç duruma düşürdünüz; bizi öldürmeleri için ellerine kılıç verdiniz.”
Şemot 18:13
Vayehi mimohorat vayeşev moşe lişpot et haam vayaamod haam al moşe min haboker ad haarev.
וַיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיֵּ֥שֶׁב מֹשֶׁ֖ה לִשְׁפֹּ֣ט אֶת־הָעָ֑ם וַיַּעֲמֹ֤ד הָעָם֙ עַל־מֹשֶׁ֔ה מִן־הַבֹּ֖קֶר עַד־הָעָֽרֶב׃
Ertesi gün Moşe, halkın davalarına bakmak için oturdu. Halk sabahtan akşama kadar Moşe’nin önünde ayakta durdu.
Şemot 18:16
Ki yihye lahem davar ba elay veşafatti ben iş uven reeu vehodati et huke haelohim veet torotav.
כִּֽי־יִהְיֶ֨ה לָהֶ֤ם דָּבָר֙ בָּ֣א אֵלַ֔י וְשָׁ֣פַטְתִּ֔י בֵּ֥ין אִ֖ישׁ וּבֵ֣ין רֵעֵ֑הוּ וְהוֹדַעְתִּ֛י אֶת־חֻקֵּ֥י הָאֱלֹהִ֖ים וְאֶת־תּוֹרֹתָֽיו׃
Bir meseleleri olduğunda bana gelirler. Bir kişiyle komşusu arasında hüküm veririm; Tanrı’nın yasalarını ve öğretilerini bildiririm.”
Şemot 18:22
Bu ayette 2 eşleşme
Veşafetu et haam behol et vehaya kol hadavar hagadol yaviu eleha vehol hadavar hakaton yişpetu hem vehakel mealeha venaseu itah.
וְשָׁפְט֣וּ אֶת־הָעָם֮ בְּכָל־עֵת֒ וְהָיָ֞ה כָּל־הַדָּבָ֤ר הַגָּדֹל֙ יָבִ֣יאוּ אֵלֶ֔יךָ וְכָל־הַדָּבָ֥ר הַקָּטֹ֖ן יִשְׁפְּטוּ־הֵ֑ם וְהָקֵל֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וְנָשְׂא֖וּ אִתָּֽךְ׃
Her zaman halkın davalarına onlar baksınlar. Büyük meseleleri sana getirsinler; küçük meseleleri kendileri karara bağlasınlar. Böylece yükünü hafiflet; onu seninle birlikte taşısınlar.
Şemot 18:26
Bu ayette 2 eşleşme
Veşafetu et haam behol et et hadavar hakaşe yeviun el moşe vehol hadavar hakaton yişputu hem.
וְשָׁפְט֥וּ אֶת־הָעָ֖ם בְּכָל־עֵ֑ת אֶת־הַדָּבָ֤ר הַקָּשֶׁה֙ יְבִיא֣וּן אֶל־מֹשֶׁ֔ה וְכָל־הַדָּבָ֥ר הַקָּטֹ֖ן יִשְׁפּוּט֥וּ הֵֽם׃
Her zaman halkın davalarına onlar bakıyorlardı. Zor meseleleri Moşe’ye getiriyor, küçük meseleleri kendileri karara bağlıyorlardı.
Vayikra 19:15
Lo taasu avel bamişpat lo tisa fene dal velo tehdar pene gadol betsedek tişpot amiteha.
לֹא־תַעֲשׂ֥וּ עָ֙וֶל֙ בַּמִּשְׁפָּ֔ט לֹא־תִשָּׂ֣א פְנֵי־דָ֔ל וְלֹ֥א תֶהְדַּ֖ר פְּנֵ֣י גָד֑וֹל בְּצֶ֖דֶק תִּשְׁפֹּ֥ט עֲמִיתֶֽךָ׃
Yargıda haksızlık yapmayacaksınız. Yoksulu kayırmayacak, güçlüye ayrıcalık tanımayacaksın. Başkasını adaletle yargılayacaksın.
Bamidbar 25:5
Vayomer moşe el şofete yisrael hirgu iş anaşav hanitsmadim levaal peor.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה אֶל־שֹׁפְטֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל הִרְגוּ֙ אִ֣ישׁ אֲנָשָׁ֔יו הַנִּצְמָדִ֖ים לְבַ֥עַל פְּעֽוֹר׃
Moşe, İsrael’in yargıçlarına, “Her biriniz, kendi adamlarından Baal-Peor’a bağlananları öldürsün” dedi.
Bamidbar 35:24
Veşafetu haeda ben hamake uven goel hadam al hamişpatim haele.
וְשָֽׁפְטוּ֙ הָֽעֵדָ֔ה בֵּ֚ין הַמַּכֶּ֔ה וּבֵ֖ין גֹּאֵ֣ל הַדָּ֑ם עַ֥ל הַמִּשְׁפָּטִ֖ים הָאֵֽלֶּה׃
Topluluk, vuran kişiyle kan öcünü alan akraba arasında bu hükümlere göre karar verecek.
Devarim 1:16
Bu ayette 2 eşleşme
Vaatsave et şofetehem baet hahi lemor şamoa ben ahehem uşefattem tsedek ben iş uven ahiv uven gero.
וָאֲצַוֶּה֙ אֶת־שֹׁ֣פְטֵיכֶ֔ם בָּעֵ֥ת הַהִ֖וא לֵאמֹ֑ר שָׁמֹ֤עַ בֵּין־אֲחֵיכֶם֙ וּשְׁפַטְתֶּ֣ם צֶ֔דֶק בֵּֽין־אִ֥ישׁ וּבֵין־אָחִ֖יו וּבֵ֥ין גֵּרֽוֹ׃
O sırada yargıçlarınıza şöyle buyurdum: ‘Kardeşlerinizin arasındaki davaları dinleyin. Bir adamla kardeşi ya da aranızdaki yabancı arasında adaletle hükmedin.
Devarim 16:18
Bu ayette 2 eşleşme
Şofetim veşoterim titen leha behol şeareha aşer Adonay eloheha noten leha lişvateha veşafetu et haam mişpat tsedek.
שֹׁפְטִ֣ים וְשֹֽׁטְרִ֗ים תִּֽתֶּן־לְךָ֙ בְּכָל־שְׁעָרֶ֔יךָ אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ לִשְׁבָטֶ֑יךָ וְשָׁפְט֥וּ אֶת־הָעָ֖ם מִשְׁפַּט־צֶֽדֶק׃
Tanrın Adonay'ın sana verdiği bütün kentlerde, kabilelerin için yargıçlar ve görevliler atayacaksın. Halkı adil bir yargıyla yargılayacaklar.
Devarim 17:9
Uvata el hakohanim haleviyim veel haşofet aşer yihye bayamim hahem vedaraşta vehigidu leha et devar hamişpat.
וּבָאתָ֗ אֶל־הַכֹּהֲנִים֙ הַלְוִיִּ֔ם וְאֶל־הַשֹּׁפֵ֔ט אֲשֶׁ֥ר יִהְיֶ֖ה בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֑ם וְדָרַשְׁתָּ֙ וְהִגִּ֣ידוּ לְךָ֔ אֵ֖ת דְּבַ֥ר הַמִּשְׁפָּֽט׃
Levi soyundan kohenlere ve o günlerde görev yapan yargıca gidecek, onlara danışacaksın. Sana yargı kararını bildirecekler.
Devarim 17:12
Vehaiş aşer yaase vezadon levilti şemoa el hakohen haomed leşaret şam et Adonay eloheha o el haşofet umet haiş hau uviarta hara miyisrael.
וְהָאִ֞ישׁ אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֣ה בְזָד֗וֹן לְבִלְתִּ֨י שְׁמֹ֤עַ אֶל־הַכֹּהֵן֙ הָעֹמֵ֞ד לְשָׁ֤רֶת שָׁם֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ א֖וֹ אֶל־הַשֹּׁפֵ֑ט וּמֵת֙ הָאִ֣ישׁ הַה֔וּא וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִיִּשְׂרָאֵֽל׃
Orada Tanrın Adonay'a hizmet etmek üzere duran koheni ya da yargıcı dinlemeyip küstahça davranan kişi ölecek. Böylece İsrael'den kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Devarim 19:17
Veamedu şene haanaşim aşer lahem hariv lifne Adonay lifne hakohanim vehaşofetim aşer yihyu bayamim hahem.
וְעָמְד֧וּ שְׁנֵֽי־הָאֲנָשִׁ֛ים אֲשֶׁר־לָהֶ֥ם הָרִ֖יב לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה לִפְנֵ֤י הַכֹּֽהֲנִים֙ וְהַשֹּׁ֣פְטִ֔ים אֲשֶׁ֥ר יִהְי֖וּ בַּיָּמִ֥ים הָהֵֽם׃
aralarında anlaşmazlık bulunan iki kişi Adonay'ın huzurunda, o günlerde görev yapan kohenlerin ve yargıçların önünde duracak.
Devarim 19:18
Vedareşu haşofetim hetev vehine ed şeker haed şeker ana veahiv.
וְדָרְשׁ֥וּ הַשֹּׁפְטִ֖ים הֵיטֵ֑ב וְהִנֵּ֤ה עֵֽד־שֶׁ֙קֶר֙ הָעֵ֔ד שֶׁ֖קֶר עָנָ֥ה בְאָחִֽיו׃
Yargıçlar iyice araştıracak. Tanığın yalan söylediği, kardeşine karşı yalancı tanıklık ettiği anlaşılırsa,
Devarim 21:2
Veyatseu zekeneha veşofeteha umadedu el hearim aşer sevivot hehalal.
וְיָצְא֥וּ זְקֵנֶ֖יךָ וְשֹׁפְטֶ֑יךָ וּמָדְדוּ֙ אֶל־הֶ֣עָרִ֔ים אֲשֶׁ֖ר סְבִיבֹ֥ת הֶחָלָֽל׃
ileri gelenlerin ve yargıçların çıkıp cesedin çevresindeki kentlere olan uzaklığı ölçecekler.
Devarim 25:1
Ki yihye riv ben anaşim venigeşu el hamişpat uşefatum vehitsdiku et hatsadik vehirşiu et haraşa.
כִּֽי־יִהְיֶ֥ה רִיב֙ בֵּ֣ין אֲנָשִׁ֔ים וְנִגְּשׁ֥וּ אֶל־הַמִּשְׁפָּ֖ט וּשְׁפָט֑וּם וְהִצְדִּ֙יקוּ֙ אֶת־הַצַּדִּ֔יק וְהִרְשִׁ֖יעוּ אֶת־הָרָשָֽׁע׃
İnsanlar arasında bir anlaşmazlık olur ve mahkemeye başvururlarsa, yargıçlar onları yargılayacak; haklıyı haklı, suçluyu suçlu ilan edecekler.
Devarim 25:2
Vehaya im bin hakot haraşa vehipilo haşofet vehikau lefanav kede rişato bemispar.
וְהָיָ֛ה אִם־בִּ֥ן הַכּ֖וֹת הָרָשָׁ֑ע וְהִפִּיל֤וֹ הַשֹּׁפֵט֙ וְהִכָּ֣הוּ לְפָנָ֔יו כְּדֵ֥י רִשְׁעָת֖וֹ בְּמִסְפָּֽר׃
Suçlu kırbaç cezasını hak etmişse, yargıç onu yere yatıracak ve kendi önünde, suçuna göre belirli sayıda darbe vurduracak.