TORA LEMMA DİZİNİ
שִׂמְלָה
Bu lemma Tora’da 19 kez, 18 ayette kullanılır.
Sözlük bilgisi
Kaynak glossu (İngilizce): wrapper
Kök — שורש (şoreş, kök): שמל
Kelime türü kodu: N
UBS kaynak glossları
mantle; cloak; clothing
Morfoloji/lemma: OSHB ve Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam varsa UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak glosslarından hazırlanmış ToraOku Türkçe yerelleştirmesidir.
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit7 kullanım6 ayet
- Şemot6 kullanım6 ayet
- Devarim6 kullanım6 ayet
Yazılı biçimler
- שִׂמְלַ֨ת 4 kullanım
- שִׂמְלֹתָֽם 3 kullanım
- הַשִּׂמְלָ֔ה 2 kullanım
- וּשְׂמָלֹ֑ת 2 kullanım
- שִׂמְלֹתָ֔יו 2 kullanım
- בְּשִׂמְלֹתָ֖ם 1 kullanım
- וְשִׂמְלָֽה 1 kullanım
- לְשִׂמְלָתוֹ֒ 1 kullanım
- שִׂמְלָת֖וֹ 1 kullanım
- שִׂמְלֹתֵיכֶֽם 1 kullanım
- שִׂמְלָ֨תְךָ֜ 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
Dilbilgisel biçimler
- isim, dişil, çoğul, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (3 kullanım · HNcfpc/Sp3mp)
- bağlaç + isim, dişil, çoğul, mutlak (2 kullanım · HC/Ncfpa)
- isim, dişil, çoğul, mutlak (2 kullanım · HNcfpa)
- isim, dişil, çoğul, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HNcfpc/Sp3ms)
- isim, dişil, tekil, tamlayan (2 kullanım · HNcfsc)
- belirli artikel + isim, dişil, tekil, mutlak (2 kullanım · HTd/Ncfsa)
- bağlaç + isim, dişil, tekil, mutlak (1 kullanım · HC/Ncfsa)
- isim, dişil, çoğul, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HNcfpc/Sp2mp)
- isim, dişil, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HNcfsc/Sp2ms)
- isim, dişil, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HNcfsc/Sp3ms)
- edat + isim, dişil, çoğul, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HR/Ncfpc/Sp3mp)
- edat + isim, dişil, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HR/Ncfsc/Sp3ms)
Geçtiği ayetler
Bereşit 9:23
Vayikah şem vayefet et hasimla vayasimu al şehem şenehem vayelehu ahoranit vayehasu et ervat avihem ufenehem ahoranit veervat avihem lo rau.
וַיִּקַּח֩ שֵׁ֨ם וָיֶ֜פֶת אֶת־הַשִּׂמְלָ֗ה וַיָּשִׂ֙ימוּ֙ עַל־שְׁכֶ֣ם שְׁנֵיהֶ֔ם וַיֵּֽלְכוּ֙ אֲחֹ֣רַנִּ֔ית וַיְכַסּ֕וּ אֵ֖ת עֶרְוַ֣ת אֲבִיהֶ֑ם וּפְנֵיהֶם֙ אֲחֹ֣רַנִּ֔ית וְעֶרְוַ֥ת אֲבִיהֶ֖ם לֹ֥א רָאֽוּ׃
Şem ile Yefet bir giysi alıp ikisinin omzuna koydular. Geri geri yürüyerek babalarının çıplaklığını örttüler. Yüzleri arkaya dönük olduğu için babalarının çıplaklığını görmediler.
Bereşit 35:2
Vayomer yaakov el beto veel kol aşer imo hasiru et elohe hanehar aşer betohehem vehitaharu vehahalifu simlotehem.
וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־בֵּית֔וֹ וְאֶ֖ל כָּל־אֲשֶׁ֣ר עִמּ֑וֹ הָסִ֜רוּ אֶת־אֱלֹהֵ֤י הַנֵּכָר֙ אֲשֶׁ֣ר בְּתֹכְכֶ֔ם וְהִֽטַּהֲר֔וּ וְהַחֲלִ֖יפוּ שִׂמְלֹתֵיכֶֽם׃
Yaakov ev halkına ve yanındaki herkese şöyle dedi: “Aranızdaki yabancı tanrıları kaldırın. Arının ve giysilerinizi değiştirin.
Bereşit 37:34
Vayikra yaakov simlotav vayasem sak bemotnav vayitabel al beno yamim rabim.
וַיִּקְרַ֤ע יַעֲקֹב֙ שִׂמְלֹתָ֔יו וַיָּ֥שֶׂם שַׂ֖ק בְּמָתְנָ֑יו וַיִּתְאַבֵּ֥ל עַל־בְּנ֖וֹ יָמִ֥ים רַבִּֽים׃
Yaakov giysilerini yırttı, beline çul bağladı ve oğlu için günlerce yas tuttu.
Bereşit 41:14
Vayişlah paro vayikra et yosef vayeritsuu min habor vayegalah vayehalef simlotav vayavo el paro.
וַיִּשְׁלַ֤ח פַּרְעֹה֙ וַיִּקְרָ֣א אֶת־יוֹסֵ֔ף וַיְרִיצֻ֖הוּ מִן־הַבּ֑וֹר וַיְגַלַּח֙ וַיְחַלֵּ֣ף שִׂמְלֹתָ֔יו וַיָּבֹ֖א אֶל־פַּרְעֹֽה׃
Firavun haber gönderip Yosef’i çağırttı. Onu çukurdan hızla çıkardılar. Yosef tıraş oldu, giysilerini değiştirdi ve Firavun’un yanına geldi.
Bereşit 44:13
Vayikreu simlotam vayaamos iş al hamoro vayaşuvu haira.
וַֽיִּקְרְע֖וּ שִׂמְלֹתָ֑ם וַֽיַּעֲמֹס֙ אִ֣ישׁ עַל־חֲמֹר֔וֹ וַיָּשֻׁ֖בוּ הָעִֽירָה׃
Kardeşler giysilerini yırttılar. Her biri eşeğini yükledi ve kente döndüler.
Bereşit 45:22
Bu ayette 2 eşleşme
Lehulam natan laiş halifot semalot ulevinyamin natan şeloş meot kesef vehameş halifot semalot.
לְכֻלָּ֥ם נָתַ֛ן לָאִ֖ישׁ חֲלִפ֣וֹת שְׂמָלֹ֑ת וּלְבִנְיָמִ֤ן נָתַן֙ שְׁלֹ֣שׁ מֵא֣וֹת כֶּ֔סֶף וְחָמֵ֖שׁ חֲלִפֹ֥ת שְׂמָלֹֽת׃
Her birine birer takım giysi verdi. Binyamin’e ise üç yüz gümüş ve beş takım giysi verdi.
Şemot 3:22
Veşaala işa mişehentah umigarat betah kele hesef uhele zahav usemalot vesamtem al benehem veal benotehem venitsaltem et mitsrayim.
וְשָׁאֲלָ֨ה אִשָּׁ֤ה מִשְּׁכֶנְתָּהּ֙ וּמִגָּרַ֣ת בֵּיתָ֔הּ כְּלֵי־כֶ֛סֶף וּכְלֵ֥י זָהָ֖ב וּשְׂמָלֹ֑ת וְשַׂמְתֶּ֗ם עַל־בְּנֵיכֶם֙ וְעַל־בְּנֹ֣תֵיכֶ֔ם וְנִצַּלְתֶּ֖ם אֶת־מִצְרָֽיִם׃
Her kadın komşusundan ve evinde kalan kadından gümüş eşyalar, altın eşyalar ve giysiler isteyecek. Bunları oğullarınıza ve kızlarınıza yükleyeceksiniz. Böylece Mısır’ı soyacaksınız.”
Şemot 12:34
Vayisa haam et betseko terem yehmats mişarotam tserurot besimlotam al şihmam.
וַיִּשָּׂ֥א הָעָ֛ם אֶת־בְּצֵק֖וֹ טֶ֣רֶם יֶחְמָ֑ץ מִשְׁאֲרֹתָ֛ם צְרֻרֹ֥ת בְּשִׂמְלֹתָ֖ם עַל־שִׁכְמָֽם׃
Halk henüz mayalanmamış hamurunu aldı. Hamur teknelerini giysilerine sarıp omuzlarında taşıdılar.
Şemot 12:35
Uvene yisrael asu kidvar moşe vayişalu mimitsrayim kele hesef uhele zahav usemalot.
וּבְנֵי־יִשְׂרָאֵ֥ל עָשׂ֖וּ כִּדְבַ֣ר מֹשֶׁ֑ה וַֽיִּשְׁאֲלוּ֙ מִמִּצְרַ֔יִם כְּלֵי־כֶ֛סֶף וּכְלֵ֥י זָהָ֖ב וּשְׂמָלֹֽת׃
İsrael oğulları, Moşe’nin söylediği gibi Mısırlılardan gümüş ve altın eşyalar, giysiler istediler.
Şemot 19:10
Vayomer Adonay el moşe leh el haam vekidaştam hayom umahar vehibesu simlotam.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֶל־מֹשֶׁה֙ לֵ֣ךְ אֶל־הָעָ֔ם וְקִדַּשְׁתָּ֥ם הַיּ֖וֹם וּמָחָ֑ר וְכִבְּס֖וּ שִׂמְלֹתָֽם׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Halka git; bugün ve yarın onları kutsal karşılaşmaya hazırla. Giysilerini yıkasınlar.
Şemot 19:14
Vayered moşe min hahar el haam vayekadeş et haam vayehabesu simlotam.
וַיֵּ֧רֶד מֹשֶׁ֛ה מִן־הָהָ֖ר אֶל־הָעָ֑ם וַיְקַדֵּשׁ֙ אֶת־הָעָ֔ם וַֽיְכַבְּס֖וּ שִׂמְלֹתָֽם׃
Moşe dağdan halkın yanına indi ve halkı kutsal karşılaşmaya hazırladı. Giysilerini yıkadılar.
Şemot 22:26
Ki hi hesuto levadah hi simlato leoro bame yişkav vehaya ki yitsak elay veşamati ki hanun ani.
כִּ֣י הִ֤וא כסותה [כְסוּתוֹ֙] לְבַדָּ֔הּ הִ֥וא שִׂמְלָת֖וֹ לְעֹר֑וֹ בַּמֶּ֣ה יִשְׁכָּ֔ב וְהָיָה֙ כִּֽי־יִצְעַ֣ק אֵלַ֔י וְשָׁמַעְתִּ֖י כִּֽי־חַנּ֥וּן אָֽנִי׃ (ס)
Çünkü onun tek örtüsü, bedenini örten giysisi budur. Neyle yatacak? Bana haykırdığında duyacağım; çünkü ben lütufkârım.
Devarim 8:4
Simlateha lo valeta mealeha veragleha lo vatseka ze arbaim şana.
שִׂמְלָ֨תְךָ֜ לֹ֤א בָֽלְתָה֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וְרַגְלְךָ֖ לֹ֣א בָצֵ֑קָה זֶ֖ה אַרְבָּעִ֥ים שָׁנָֽה׃
Bu kırk yıl boyunca üzerindeki giysin eskimedi, ayağın şişmedi.
Devarim 10:18
Ose mişpat yatom vealmana veohev ger latet lo lehem vesimla.
עֹשֶׂ֛ה מִשְׁפַּ֥ט יָת֖וֹם וְאַלְמָנָ֑ה וְאֹהֵ֣ב גֵּ֔ר לָ֥תֶת ל֖וֹ לֶ֥חֶם וְשִׂמְלָֽה׃
Yetimin ve dulun hakkını gözetir; yabancıyı sever, ona ekmek ve giysi verir.
Devarim 21:13
Vehesira et simlat şivyah mealeha veyaşeva beveteha uvaheta et aviha veet imah yerah yamim veahar ken tavo eleha uvealtah vehayeta leha leişa.
וְהֵסִ֩ירָה֩ אֶת־שִׂמְלַ֨ת שִׁבְיָ֜הּ מֵעָלֶ֗יהָ וְיָֽשְׁבָה֙ בְּבֵיתֶ֔ךָ וּבָֽכְתָ֛ה אֶת־אָבִ֥יהָ וְאֶת־אִמָּ֖הּ יֶ֣רַח יָמִ֑ים וְאַ֨חַר כֵּ֜ן תָּב֤וֹא אֵלֶ֙יהָ֙ וּבְעַלְתָּ֔הּ וְהָיְתָ֥ה לְךָ֖ לְאִשָּֽׁה׃
Tutsaklık giysisini üzerinden çıkaracak; evinde kalıp tam bir ay babası ve annesi için ağlayacak. Ondan sonra onunla birlikte olabilir, kocası olabilirsin; o da senin eşin olacak.
Devarim 22:3
Vehen taase lahamoro vehen taase lesimlato vehen taase lehol avedat ahiha aşer tovad mimenu umetsatah lo tuhal lehitalem.
וְכֵ֧ן תַּעֲשֶׂ֣ה לַחֲמֹר֗וֹ וְכֵ֣ן תַּעֲשֶׂה֮ לְשִׂמְלָתוֹ֒ וְכֵ֣ן תַּעֲשֶׂ֜ה לְכָל־אֲבֵדַ֥ת אָחִ֛יךָ אֲשֶׁר־תֹּאבַ֥ד מִמֶּ֖נּוּ וּמְצָאתָ֑הּ לֹ֥א תוּכַ֖ל לְהִתְעַלֵּֽם׃ (ס)
Eşeğine de giysisine de böyle yapacaksın. Kardeşinin kaybettiği ve senin bulduğun her kayıp eşyaya böyle davranacaksın. Görmezden gelemezsin.
Devarim 22:5
Lo yihye heli gever al işa velo yilbaş gever simlat işa ki toavat Adonay eloheha kol ose ele.
לֹא־יִהְיֶ֤ה כְלִי־גֶ֙בֶר֙ עַל־אִשָּׁ֔ה וְלֹא־יִלְבַּ֥שׁ גֶּ֖בֶר שִׂמְלַ֣ת אִשָּׁ֑ה כִּ֧י תוֹעֲבַ֛ת יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ כָּל־עֹ֥שֵׂה אֵֽלֶּה׃ (פ)
Bir kadının üzerinde erkeğe ait giysi ve donanım bulunmayacak; bir erkek kadın giysisi giymeyecek. Çünkü bunları yapan herkes Tanrın Adonay için iğrençtir.
Devarim 22:17
Vehine u sam alilot devarim lemor lo matsati leviteha betulim veele betule viti ufaresu hasimla lifne zikne hair.
וְהִנֵּה־ה֡וּא שָׂם֩ עֲלִילֹ֨ת דְּבָרִ֜ים לֵאמֹ֗ר לֹֽא־מָצָ֤אתִי לְבִתְּךָ֙ בְּתוּלִ֔ים וְאֵ֖לֶּה בְּתוּלֵ֣י בִתִּ֑י וּפָֽרְשׂוּ֙ הַשִּׂמְלָ֔ה לִפְנֵ֖י זִקְנֵ֥י הָעִֽיר׃
Şimdi, "Kızında bekâret belirtilerini bulamadım" diyerek suçlamalar yöneltiyor. Oysa işte kızımın bekâret belirtileri.' Ardından örtüyü kentin ileri gelenlerinin önüne serecekler.