בְּרִיחַ
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
bar
19 kullanım · 14 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 33 kez, 26 farklı ayette görülür. Kök altında 2 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayomer avram el saray hine şifhateh beyadeh asi lah hatov beenayih vateaneha saray vativrah mipaneha.
וַיֹּ֨אמֶר אַבְרָ֜ם אֶל־שָׂרַ֗י הִנֵּ֤ה שִׁפְחָתֵךְ֙ בְּיָדֵ֔ךְ עֲשִׂי־לָ֖הּ הַטּ֣וֹב בְּעֵינָ֑יִךְ וַתְּעַנֶּ֣הָ שָׂרַ֔י וַתִּבְרַ֖ח מִפָּנֶֽיהָ׃
Avram Saray’a, “İşte cariyen senin elinde; ona uygun gördüğünü yap” dedi. Saray ona eziyet etti; o da Saray’ın yanından kaçtı.
Vayomar hagar şifhat saray e mize vat veana telehi vatomer mipene saray gevirti anohi borahat.
וַיֹּאמַ֗ר הָגָ֞ר שִׁפְחַ֥ת שָׂרַ֛י אֵֽי־מִזֶּ֥ה בָ֖את וְאָ֣נָה תֵלֵ֑כִי וַתֹּ֕אמֶר מִפְּנֵי֙ שָׂרַ֣י גְּבִרְתִּ֔י אָנֹכִ֖י בֹּרַֽחַת׃
“Saray’ın cariyesi Hagar, nereden geldin, nereye gidiyorsun?” diye sordu. Hagar, “Hanımım Saray’ın yanından kaçıyorum” dedi.
Veata veni şema bekoli vekum berah leha el lavan ahi harana.
וְעַתָּ֥ה בְנִ֖י שְׁמַ֣ע בְּקֹלִ֑י וְק֧וּם בְּרַח־לְךָ֛ אֶל־לָבָ֥ן אָחִ֖י חָרָֽנָה׃
“Şimdi oğlum, sözümü dinle. Kalk, Haran’a, kardeşim Lavan’ın yanına kaç.
Vayignov yaakov et lev lavan haarami al beli higid lo ki voreah u.
וַיִּגְנֹ֣ב יַעֲקֹ֔ב אֶת־לֵ֥ב לָבָ֖ן הָאֲרַמִּ֑י עַל־בְּלִי֙ הִגִּ֣יד ל֔וֹ כִּ֥י בֹרֵ֖חַ הֽוּא׃
Yaakov ise kaçacağını bildirmeyerek Arami Lavan’ı aldattı.
Vayivrah u vehol aşer lo vayakom vayaavor et hanahar vayasem et panav har hagilad.
וַיִּבְרַ֥ח הוּא֙ וְכָל־אֲשֶׁר־ל֔וֹ וַיָּ֖קָם וַיַּעֲבֹ֣ר אֶת־הַנָּהָ֑ר וַיָּ֥שֶׂם אֶת־פָּנָ֖יו הַ֥ר הַגִּלְעָֽד׃
Kendisi ve sahip olduğu her şeyle kaçtı. Irmağı geçip Gilad dağlarına yöneldi.
Vayugad lelavan bayom haşelişi ki varah yaakov.
וַיֻּגַּ֥ד לְלָבָ֖ן בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֑י כִּ֥י בָרַ֖ח יַעֲקֹֽב׃
Üçüncü gün Lavan’a Yaakov’un kaçtığı bildirildi.
Lama nahbeta livroah vatignov oti velo higadta li vaaşalehaha besimha uveşirim betof uvehinor.
לָ֤מָּה נַחְבֵּ֙אתָ֙ לִבְרֹ֔חַ וַתִּגְנֹ֖ב אֹתִ֑י וְלֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֔י וָֽאֲשַׁלֵּחֲךָ֛ בְּשִׂמְחָ֥ה וּבְשִׁרִ֖ים בְּתֹ֥ף וּבְכִנּֽוֹר׃
Neden gizlice kaçıp beni aldattın? Bana haber vermedin. Seni sevinçle, şarkılarla, tef ve lir eşliğinde uğurlardım.
Vayomer Elohim el yaakov kum ale vet el veşev şam vaase şam mizbeah lael hanire eleha bevarehaha mipene esav ahiha.
וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶֽל־יַעֲקֹ֔ב ק֛וּם עֲלֵ֥ה בֵֽית־אֵ֖ל וְשֶׁב־שָׁ֑ם וַעֲשֵׂה־שָׁ֣ם מִזְבֵּ֔חַ לָאֵל֙ הַנִּרְאֶ֣ה אֵלֶ֔יךָ בְּבָרְחֲךָ֔ מִפְּנֵ֖י עֵשָׂ֥ו אָחִֽיךָ׃
Tanrı, Yaakov’a, “Kalk, Bet-El’e çık ve orada yaşa” dedi. “Kardeşin Esav’dan kaçarken sana görünen Tanrı’ya orada bir sunak yap.”
Vayiven şam mizbeah vayikra lamakom el bet el ki şam niglu elav haelohim bevareho mipene ahiv.
וַיִּ֤בֶן שָׁם֙ מִזְבֵּ֔חַ וַיִּקְרָא֙ לַמָּק֔וֹם אֵ֖ל בֵּֽית־אֵ֑ל כִּ֣י שָׁ֗ם נִגְל֤וּ אֵלָיו֙ הָֽאֱלֹהִ֔ים בְּבָרְח֖וֹ מִפְּנֵ֥י אָחִֽיו׃
Orada bir sunak yaptı ve o yere El Bet-El adını verdi. Çünkü kardeşinden kaçarken Tanrı kendisine orada görünmüştü.
Vayişma paro et hadavar haze vayevakeş laharog et moşe vayivrah moşe mipene faro vayeşev beerets midyan vayeşev al habeer.
וַיִּשְׁמַ֤ע פַּרְעֹה֙ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה וַיְבַקֵּ֖שׁ לַהֲרֹ֣ג אֶת־מֹשֶׁ֑ה וַיִּבְרַ֤ח מֹשֶׁה֙ מִפְּנֵ֣י פַרְעֹ֔ה וַיֵּ֥שֶׁב בְּאֶֽרֶץ־מִדְיָ֖ן וַיֵּ֥שֶׁב עַֽל־הַבְּאֵֽר׃
Firavun olayı duyunca Moşe’yi öldürmek istedi. Moşe Firavun’dan kaçıp Midyan ülkesine yerleşti. Bir kuyunun başında oturdu.
Vayugad lemeleh mitsrayim ki varah haam vayehafeh levav paro vaavadav el haam vayomru ma zot asinu ki şilahnu et yisrael meavedenu.
וַיֻּגַּד֙ לְמֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם כִּ֥י בָרַ֖ח הָעָ֑ם וַ֠יֵּהָפֵךְ לְבַ֨ב פַּרְעֹ֤ה וַעֲבָדָיו֙ אֶל־הָעָ֔ם וַיֹּֽאמרוּ֙ מַה־זֹּ֣את עָשִׂ֔ינוּ כִּֽי־שִׁלַּ֥חְנוּ אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵעָבְדֵֽנוּ׃
Halkın kaçtığı Mısır kralına bildirildi. Firavun ile görevlilerinin halka karşı düşünceleri değişti. “Biz ne yaptık?” dediler. “İsrael’i salıverdik, bize hizmet etmekten kurtardık!”
Veasita verihim atse şitim hamişa lekarşe tsela hamişkan haehad.
וְעָשִׂ֥יתָ בְרִיחִ֖ם עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים חֲמִשָּׁ֕ה לְקַרְשֵׁ֥י צֶֽלַע־הַמִּשְׁכָּ֖ן הָאֶחָֽד׃
Akasya ağacından bağlantı çubukları yapacaksın: Mişkan’ın bir yanındaki tahtalar için beş çubuk,
Bu ayette 2 eşleşme
Vahamişa verihim lekarşe tsela hamişkan haşenit vahamişa verihim lekarşe tsela hamişkan layarhatayim yama.
וַחֲמִשָּׁ֣ה בְרִיחִ֔ם לְקַרְשֵׁ֥י צֶֽלַע־הַמִּשְׁכָּ֖ן הַשֵּׁנִ֑ית וַחֲמִשָּׁ֣ה בְרִיחִ֗ם לְקַרְשֵׁי֙ צֶ֣לַע הַמִּשְׁכָּ֔ן לַיַּרְכָתַ֖יִם יָֽמָּה׃
Mişkan’ın öbür yanındaki tahtalar için beş çubuk ve Mişkan’ın batıya bakan arka tarafındaki tahtalar için beş çubuk.
Bu ayette 2 eşleşme
Vehaberiah hatihon betoh hakeraşim mavriah min hakatse el hakatse.
וְהַבְּרִ֥יחַ הַתִּיכֹ֖ן בְּת֣וֹךְ הַקְּרָשִׁ֑ים מַבְרִ֕חַ מִן־הַקָּצֶ֖ה אֶל־הַקָּצֶֽה׃
Tahtaların ortasındaki orta çubuk bir uçtan öbür uca uzanacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Veet hakeraşim tetsape zahav veet tabeotehem taase zahav batim laberihim vetsipita et haberihim zahav.
וְֽאֶת־הַקְּרָשִׁ֞ים תְּצַפֶּ֣ה זָהָ֗ב וְאֶת־טַבְּעֹֽתֵיהֶם֙ תַּעֲשֶׂ֣ה זָהָ֔ב בָּתִּ֖ים לַבְּרִיחִ֑ם וְצִפִּיתָ֥ אֶת־הַבְּרִיחִ֖ם זָהָֽב׃
Tahtaları altınla kaplayacak, çubuklara yuva olacak halkalarını altından yapacak ve çubukları altınla kaplayacaksın.
Et hamişkan et oholo veet mihseu et kerasav veet keraşav et berihav et amudav veet adanav.
אֶת־הַ֨מִּשְׁכָּ֔ן אֶֽת־אָהֳל֖וֹ וְאֶת־מִכְסֵ֑הוּ אֶת־קְרָסָיו֙ וְאֶת־קְרָשָׁ֔יו אֶת־בְּרִיחָ֕ו אֶת־עַמֻּדָ֖יו וְאֶת־אֲדָנָֽיו׃
Mişkan’ı, çadırını ve örtüsünü, kopçalarını, tahtalarını, bağlantı çubuklarını, direklerini ve tabanlarını;
Vayaas berihe atse şitim hamişa lekarşe tsela hamişkan haehat.
וַיַּ֥עַשׂ בְּרִיחֵ֖י עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים חֲמִשָּׁ֕ה לְקַרְשֵׁ֥י צֶֽלַע־הַמִּשְׁכָּ֖ן הָאֶחָֽת׃
Akasya ağacından bağlantı çubukları yaptı: Mişkan’ın bir yanındaki tahtalar için beş çubuk,
Bu ayette 2 eşleşme
Vahamişa verihim lekarşe tsela hamişkan haşenit vahamişa verihim lekarşe hamişkan layarhatayim yama.
וַחֲמִשָּׁ֣ה בְרִיחִ֔ם לְקַרְשֵׁ֥י צֶֽלַע־הַמִּשְׁכָּ֖ן הַשֵּׁנִ֑ית וַחֲמִשָּׁ֤ה בְרִיחִם֙ לְקַרְשֵׁ֣י הַמִּשְׁכָּ֔ן לַיַּרְכָתַ֖יִם יָֽמָּה׃
Mişkan’ın öbür yanındaki tahtalar için beş çubuk ve Mişkan’ın batıya bakan arka tarafındaki tahtalar için beş çubuk.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaas et haberiah hatihon livroah betoh hakeraşim min hakatse el hakatse.
וַיַּ֖עַשׂ אֶת־הַבְּרִ֣יחַ הַתִּיכֹ֑ן לִבְרֹ֙חַ֙ בְּת֣וֹךְ הַקְּרָשִׁ֔ים מִן־הַקָּצֶ֖ה אֶל־הַקָּצֶֽה׃
Orta çubuğu, tahtaların içinden bir uçtan öbür uca geçecek biçimde yaptı.
Bu ayette 2 eşleşme
Veet hakeraşim tsipa zahav veet tabeotam asa zahav batim laberihim vayetsaf et haberihim zahav.
וְֽאֶת־הַקְּרָשִׁ֞ים צִפָּ֣ה זָהָ֗ב וְאֶת־טַבְּעֹתָם֙ עָשָׂ֣ה זָהָ֔ב בָּתִּ֖ים לַבְּרִיחִ֑ם וַיְצַ֥ף אֶת־הַבְּרִיחִ֖ם זָהָֽב׃
Tahtaları altınla kapladı. Çubuklara yuva olacak halkalarını altından yaptı ve çubukları altınla kapladı.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaviu et hamişkan el moşe et haohel veet kol kelav kerasav keraşav berihav veamudav vaadanav.
וַיָּבִ֤יאוּ אֶת־הַמִּשְׁכָּן֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה אֶת־הָאֹ֖הֶל וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֑יו קְרָסָ֣יו קְרָשָׁ֔יו בריחו [בְּרִיחָ֖יו] וְעַמֻּדָ֥יו וַאֲדָנָֽיו׃
Mişkan’ı Moşe’ye getirdiler: Çadırı ve bütün gereçlerini, kopçalarını, tahtalarını, bağlantı çubuklarını, direklerini ve tabanlarını;
Vayakem moşe et hamişkan vayiten et adanav vayasem et keraşav vayiten et berihav vayakem et amudav.
וַיָּ֨קֶם מֹשֶׁ֜ה אֶת־הַמִּשְׁכָּ֗ן וַיִּתֵּן֙ אֶת־אֲדָנָ֔יו וַיָּ֙שֶׂם֙ אֶת־קְרָשָׁ֔יו וַיִּתֵּ֖ן אֶת־בְּרִיחָ֑יו וַיָּ֖קֶם אֶת־עַמּוּדָֽיו׃
Moşe Mişkan’ı kurdu. Tabanlarını yerleştirdi, tahtalarını koydu, bağlantı çubuklarını taktı ve direklerini dikti.
Ufekudat mişmeret bene merari karşe hamişkan uverihav veamudav vaadanav vehol kelav vehol avodato.
וּפְקֻדַּ֣ת מִשְׁמֶרֶת֮ בְּנֵ֣י מְרָרִי֒ קַרְשֵׁי֙ הַמִּשְׁכָּ֔ן וּבְרִיחָ֖יו וְעַמֻּדָ֣יו וַאֲדָנָ֑יו וְכָל־כֵּלָ֔יו וְכֹ֖ל עֲבֹדָתֽוֹ׃
Merari’nin oğullarına verilen gözetim görevi, Mişkan’ın tahtaları, kirişleri, direkleri, yuvaları, bütün eşyaları ve bunlarla ilgili bütün hizmetlerdi;
Vezot mişmeret masaam lehol avodatam beohel moed karşe hamişkan uverihav veamudav vaadanav.
וְזֹאת֙ מִשְׁמֶ֣רֶת מַשָּׂאָ֔ם לְכָל־עֲבֹדָתָ֖ם בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד קַרְשֵׁי֙ הַמִּשְׁכָּ֔ן וּבְרִיחָ֖יו וְעַמּוּדָ֥יו וַאֲדָנָֽיו׃
Buluşma Çadırı’ndaki bütün hizmetleri kapsamında taşımakla yükümlü oldukları şunlardır: Mişkan’ın tahtaları, kirişleri, direkleri ve yuvaları;
Veata berah leha el mekomeha amarti kabed ahabedha vehine menaaha Adonay mikavod.
וְעַתָּ֖ה בְּרַח־לְךָ֣ אֶל־מְקוֹמֶ֑ךָ אָמַ֙רְתִּי֙ כַּבֵּ֣ד אֲכַבֶּדְךָ֔ וְהִנֵּ֛ה מְנָעֲךָ֥ יְהוָ֖ה מִכָּבֽוֹד׃
Şimdi hemen kendi yerine kaç! Seni çok onurlandıracağımı söylemiştim; ama işte Adonay seni onurdan yoksun bıraktı.”
Kol ele arim betsurot homa gevoha delatayim uveriah levad meare haperazi harbe meod.
כָּל־אֵ֜לֶּה עָרִ֧ים בְּצֻר֛וֹת חוֹמָ֥ה גְבֹהָ֖ה דְּלָתַ֣יִם וּבְרִ֑יחַ לְבַ֛ד מֵעָרֵ֥י הַפְּרָזִ֖י הַרְבֵּ֥ה מְאֹֽד׃
Bütün bunlar yüksek surlarla, kapılarla ve sürgülerle güçlendirilmiş şehirlerdi. Bunların dışında çok sayıda sursuz yerleşim vardı.
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.