Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
earth; ground; land; country; region; area; short distance; heaven and earth
Dilbilgisel yapı: belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 364 kez
Teknik kod
HTd/NcbsaTORA’DA KELİME
yer, yeryüzü, toprak; ülke, bölge, arazi; gök ve yer ifadesinde evren
Bu İbranice biçim Tora’da 364 kez, 317 farklı ayette görülür.
Yitenha Adonay nigaf lifne oyeveha bedereh ehad tetse elav uveşiva derahim tanus lefanav vehayita lezaava lehol mamlehot haarets.
יִתֶּנְךָ֨ יְהוָ֥ה ׀ נִגָּף֮ לִפְנֵ֣י אֹיְבֶיךָ֒ בְּדֶ֤רֶךְ אֶחָד֙ תֵּצֵ֣א אֵלָ֔יו וּבְשִׁבְעָ֥ה דְרָכִ֖ים תָּנ֣וּס לְפָנָ֑יו וְהָיִ֣יתָ לְזַעֲוָ֔ה לְכֹ֖ל מַמְלְכ֥וֹת הָאָֽרֶץ׃
Adonay seni düşmanlarının önünde yenilgiye uğratacak. Onlara bir yoldan çıkacak, önlerinden yedi yoldan kaçacaksın. Yeryüzünün bütün krallıkları için dehşet örneği olacaksın.
Vehayeta nivlateha lemaahal lehol of haşamayim ulevehemat haarets veen maharid.
וְהָיְתָ֤ה נִבְלָֽתְךָ֙ לְמַאֲכָ֔ל לְכָל־ע֥וֹף הַשָּׁמַ֖יִם וּלְבֶהֱמַ֣ת הָאָ֑רֶץ וְאֵ֖ין מַחֲרִֽיד׃
Cesedin göklerin bütün kuşlarına ve yeryüzünün hayvanlarına yiyecek olacak; onları ürkütüp kaçıracak kimse olmayacak.
Yisa Adonay aleha goy merahok miktse haarets kaaşer yide hanaşer goy aşer lo tişma leşono.
יִשָּׂ֣א יְהוָה֩ עָלֶ֨יךָ גּ֤וֹי מֵרָחוֹק֙ מִקְצֵ֣ה הָאָ֔רֶץ כַּאֲשֶׁ֥ר יִדְאֶ֖ה הַנָּ֑שֶׁר גּ֕וֹי אֲשֶׁ֥ר לֹא־תִשְׁמַ֖ע לְשֹׁנֽוֹ׃
Adonay üzerine uzaktan, yeryüzünün ucundan, kartalın süzülüşü gibi bir ulus getirecek; dilini anlamadığın bir ulus.
Haraka veha vehaanuga aşer lo niseta haf raglah hatseg al haarets mehitaneg umeroh tera enah beiş hekah uvivnah uvevitah.
הָרַכָּ֨ה בְךָ֜ וְהָעֲנֻגָּ֗ה אֲשֶׁ֨ר לֹא־נִסְּתָ֤ה כַף־רַגְלָהּ֙ הַצֵּ֣ג עַל־הָאָ֔רֶץ מֵהִתְעַנֵּ֖ג וּמֵרֹ֑ךְ תֵּרַ֤ע עֵינָהּ֙ בְּאִ֣ישׁ חֵיקָ֔הּ וּבִבְנָ֖הּ וּבְבִתָּֽהּ׃
Aranızdaki, inceliğinden ve nazlılığından ayağının tabanını yere basmaya bile alışmamış nazlı kadın, koynundaki kocasından, oğlundan ve kızından esirgeyecek;
Bu ayette 2 kez
Vehefitseha Adonay behol haamim miktse haarets vead ketse haarets veavadta şam Elohim aherim aşer lo yadata ata vaavoteha ets vaaven.
וֶהֱפִֽיצְךָ֤ יְהוָה֙ בְּכָל־הָ֣עַמִּ֔ים מִקְצֵ֥ה הָאָ֖רֶץ וְעַד־קְצֵ֣ה הָאָ֑רֶץ וְעָבַ֨דְתָּ שָּׁ֜ם אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֗ים אֲשֶׁ֧ר לֹא־יָדַ֛עְתָּ אַתָּ֥ה וַאֲבֹתֶ֖יךָ עֵ֥ץ וָאָֽבֶן׃
Adonay seni yeryüzünün bir ucundan öbür ucuna bütün halklar arasına dağıtacak. Orada senin ve atalarının tanımadığı başka tanrılara, ağaca ve taşa kulluk edeceksin.
Veamar hador haaharon benehem aşer yakumu meaharehem vehanaheri aşer yavo meerets rehoka verau et makot haarets hahi veet tahalueha aşer hila Adonay bah.
וְאָמַ֞ר הַדּ֣וֹר הָֽאַחֲר֗וֹן בְּנֵיכֶם֙ אֲשֶׁ֤ר יָק֙וּמוּ֙ מֵאַ֣חֲרֵיכֶ֔ם וְהַ֨נָּכְרִ֔י אֲשֶׁ֥ר יָבֹ֖א מֵאֶ֣רֶץ רְחוֹקָ֑ה וְ֠רָאוּ אֶת־מַכּ֞וֹת הָאָ֤רֶץ הַהִוא֙ וְאֶת־תַּ֣חֲלֻאֶ֔יהָ אֲשֶׁר־חִלָּ֥ה יְהוָ֖ה בָּֽהּ׃
Sizden sonra gelecek kuşak, ardınızdan yetişecek çocuklarınız ve uzak ülkeden gelen yabancı, o ülkenin belalarını ve Adonay'ın orada ortaya çıkardığı hastalıkları gördüklerinde şöyle diyecekler:
Veheviaha Adonay eloheha el haarets aşer yareşu avoteha viriştah vehetiveha vehirbeha meavoteha.
וֶהֱבִֽיאֲךָ֞ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ אֶל־הָאָ֛רֶץ אֲשֶׁר־יָרְשׁ֥וּ אֲבֹתֶ֖יךָ וִֽירִשְׁתָּ֑הּ וְהֵיטִֽבְךָ֥ וְהִרְבְּךָ֖ מֵאֲבֹתֶֽיךָ׃
Tanrın Adonay seni atalarının mülk edindiği ülkeye getirecek; sen de onu mülk edineceksin. Sana iyilik edecek ve seni atalarından daha çok çoğaltacak.
Haidoti vahem hayom et haşamayim veet haarets hahayim vehamavet natati lefaneha haberaha vehakelala uvaharta bahayim lemaan tihye ata vezareha.
הַעִידֹ֨תִי בָכֶ֣ם הַיּוֹם֮ אֶת־הַשָּׁמַ֣יִם וְאֶת־הָאָרֶץ֒ הַחַיִּ֤ים וְהַמָּ֙וֶת֙ נָתַ֣תִּי לְפָנֶ֔יךָ הַבְּרָכָ֖ה וְהַקְּלָלָ֑ה וּבָֽחַרְתָּ֙ בַּֽחַיִּ֔ים לְמַ֥עַן תִּחְיֶ֖ה אַתָּ֥ה וְזַרְעֶֽךָ׃
Bugün gökleri ve yeri size karşı tanık tutuyorum: Önüne yaşamı ve ölümü, bereketi ve laneti koydum. Yaşamı seç ki sen de soyun da yaşayasınız.
Vayikra moşe lihoşua vayomer elav leene hol yisrael hazak veemats ki ata tavo et haam haze el haarets aşer nişba Adonay laavotam latet lahem veata tanhilena otam.
וַיִּקְרָ֨א מֹשֶׁ֜ה לִֽיהוֹשֻׁ֗עַ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו לְעֵינֵ֣י כָל־יִשְׂרָאֵ֘ל חֲזַ֣ק וֶאֱמָץ֒ כִּ֣י אַתָּ֗ה תָּבוֹא֙ אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֧ע יְהוָ֛ה לַאֲבֹתָ֖ם לָתֵ֣ת לָהֶ֑ם וְאַתָּ֖ה תַּנְחִילֶ֥נָּה אוֹתָֽם׃
Moşe Yeoşua'yı çağırıp bütün İsrael'in gözleri önünde ona şöyle dedi: 'Güçlü ve cesur ol! Çünkü bu halkla birlikte, Adonay'ın atalarına onlara vermek için yemin ettiği ülkeye sen gireceksin. Onu onlara miras olarak sen paylaştıracaksın.
Vayomer Adonay el moşe hineha şohev im avoteha vekam haam haze vezana ahare elohe nehar haarets aşer u va şama bekirbo vaazavani vehefer et beriti aşer karati ito.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הִנְּךָ֥ שֹׁכֵ֖ב עִם־אֲבֹתֶ֑יךָ וְקָם֩ הָעָ֨ם הַזֶּ֜ה וְזָנָ֣ה ׀ אַחֲרֵ֣י ׀ אֱלֹהֵ֣י נֵֽכַר־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר ה֤וּא בָא־שָׁ֙מָּה֙ בְּקִרְבּ֔וֹ וַעֲזָבַ֕נִי וְהֵפֵר֙ אֶת־בְּרִיתִ֔י אֲשֶׁ֥ר כָּרַ֖תִּי אִתּֽוֹ׃
Adonay Moşe'ye şöyle dedi: 'İşte, atalarınla yatacaksın. Bu halk kalkıp gireceği ülkenin yabancı tanrılarının ardından giderek sadakatsizlik edecek. Beni terk edecek, kendisiyle yaptığım antlaşmayı bozacak.
Vehaya ki timtsena oto raot rabot vetsarot veaneta haşira hazot lefanav leed ki lo tişahah mipi zaro ki yadati et yitsro aşer u ose hayom beterem avienu el haarets aşer nişbaeti.
וְ֠הָיָה כִּֽי־תִמְצֶ֨אןָ אֹת֜וֹ רָע֣וֹת רַבּוֹת֮ וְצָרוֹת֒ וְ֠עָנְתָה הַשִּׁירָ֨ה הַזֹּ֤את לְפָנָיו֙ לְעֵ֔ד כִּ֛י לֹ֥א תִשָּׁכַ֖ח מִפִּ֣י זַרְע֑וֹ כִּ֧י יָדַ֣עְתִּי אֶת־יִצְר֗וֹ אֲשֶׁ֨ר ה֤וּא עֹשֶׂה֙ הַיּ֔וֹם בְּטֶ֣רֶם אֲבִיאֶ֔נּוּ אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבָּֽעְתִּי׃
Başlarına birçok kötülük ve sıkıntı geldiğinde bu ezgi onlara karşı tanıklık edecek; çünkü soylarının ağzından unutulmayacak. Onları yemin ettiğim ülkeye daha getirmeden, bugün taşıdıkları eğilimi biliyorum.'
Vayetsav et yehoşua bin nun vayomer hazak veemats ki ata tavi et bene yisrael el haarets aşer nişbati lahem veanohi eheye imah.
וַיְצַ֞ו אֶת־יְהוֹשֻׁ֣עַ בִּן־נ֗וּן וַיֹּאמֶר֮ חֲזַ֣ק וֶֽאֱמָץ֒ כִּ֣י אַתָּ֗ה תָּבִיא֙ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֣עְתִּי לָהֶ֑ם וְאָנֹכִ֖י אֶֽהְיֶ֥ה עִמָּֽךְ׃
Adonay, Nun oğlu Yeoşua'ya görevini bildirerek şöyle dedi: 'Güçlü ve cesur ol! Çünkü İsrael oğullarını onlara yemin ettiğim ülkeye sen getireceksin. Ben seninle olacağım.'
Hakhilu elay et kol zikne şivtehem veşoterehem vaadabera veoznehem et hadevarim haele veaida bam et haşamayim veet haarets.
הַקְהִ֧ילוּ אֵלַ֛י אֶת־כָּל־זִקְנֵ֥י שִׁבְטֵיכֶ֖ם וְשֹׁטְרֵיכֶ֑ם וַאֲדַבְּרָ֣ה בְאָזְנֵיהֶ֗ם אֵ֚ת הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וְאָעִ֣ידָה בָּ֔ם אֶת־הַשָּׁמַ֖יִם וְאֶת־הָאָֽרֶץ׃
Kabilelerinizin bütün ileri gelenlerini ve görevlilerinizi yanıma toplayın. Bu sözleri onlara duyurayım, gökleri ve yeri onlara karşı tanık tutayım.
Haazinu haşamayim vaadabera vetişma haarets imre fi.
הַאֲזִ֥ינוּ הַשָּׁמַ֖יִם וַאֲדַבֵּ֑רָה וְתִשְׁמַ֥ע הָאָ֖רֶץ אִמְרֵי־פִֽי׃
Kulak verin, ey gökler, konuşacağım! Yeryüzü ağzımın sözlerini işitsin.
Bu ayette 2 kez
Ki mineged tire et haarets veşama lo tavo el haarets aşer ani noten livne yisrael.
כִּ֥י מִנֶּ֖גֶד תִּרְאֶ֣ה אֶת־הָאָ֑רֶץ וְשָׁ֙מָּה֙ לֹ֣א תָב֔וֹא אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־אֲנִ֥י נֹתֵ֖ן לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)
Bu yüzden ülkeyi uzaktan göreceksin; ama oraya, İsrael oğullarına verdiğim ülkeye girmeyeceksin.'
Vayaal moşe mearvot moav el har nevo roş hapisga aşer al pene yereho vayareu Adonay et kol haarets et hagilad ad dan.
וַיַּ֨עַל מֹשֶׁ֜ה מֵֽעַרְבֹ֤ת מוֹאָב֙ אֶל־הַ֣ר נְב֔וֹ רֹ֚אשׁ הַפִּסְגָּ֔ה אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֣י יְרֵח֑וֹ וַיַּרְאֵ֨הוּ יְהוָ֧ה אֶת־כָּל־הָאָ֛רֶץ אֶת־הַגִּלְעָ֖ד עַד־דָּֽן׃
Moşe, Moav ovalarından Nevo Dağı'na, Yeriho'nun karşısındaki Pisga tepesine çıktı. Adonay ona bütün ülkeyi, Dan'a kadar Gilad'ı gösterdi;
Vayomer Adonay elav zot haarets aşer nişbati leavraham leyitshak uleyaakov lemor lezaraha etenena heritiha veeneha veşama lo taavor.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלָ֗יו זֹ֤את הָאָ֙רֶץ֙ אֲשֶׁ֣ר נִ֠שְׁבַּעְתִּי לְאַבְרָהָ֨ם לְיִצְחָ֤ק וּֽלְיַעֲקֹב֙ לֵאמֹ֔ר לְזַרְעֲךָ֖ אֶתְּנֶ֑נָּה הֶרְאִיתִ֣יךָ בְעֵינֶ֔יךָ וְשָׁ֖מָּה לֹ֥א תַעֲבֹֽר׃
Adonay ona şöyle dedi: 'Avraam'a, Yitshak'a ve Yaakov'a, "Onu senin soyuna vereceğim" diye yemin ettiğim ülke budur. Onu sana kendi gözlerinle gösterdim; ama oraya geçmeyeceksin.'
Dilbilgisel çözümleme
earth; ground; land; country; region; area; short distance; heaven and earth
Dilbilgisel yapı: belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 364 kez
HTd/NcbsaKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.