Lemma דָבַר
Kök — שורש (şoreş, kök) דבר
Türkçe anlam: konuşmak, söylemek, söz etmek, anlatmak; birlikte konuşmak
Biçim: fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 76 kullanım
Teknik kod
HVpp3msTORA KELİME DİZİNİ
Bu yazılı biçim Tora’da 189 kez, 183 ayette geçer.
Bu İbranice yazılı biçime doğrulanmış kelime sırası üzerinden bağlı okunuşlar:
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Lemma דָבַר
Kök — שורש (şoreş, kök) דבר
Türkçe anlam: konuşmak, söylemek, söz etmek, anlatmak; birlikte konuşmak
Biçim: fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 76 kullanım
HVpp3msLemma דָבַר
Kök — שורש (şoreş, kök) דבר
Türkçe anlam: konuşmak, söylemek, söz etmek, anlatmak; birlikte konuşmak
Biçim: fiil, Piel, emir, 2. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 43 kullanım
HVpv2msLemma דָּבָר
Kök — שורש (şoreş, kök) דבר
Türkçe anlam: söz, ifade, mesaj; şey, konu, mesele; olay; kayıt/yıllıklar
Biçim: isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 31 kullanım
HNcmsaLemma דָּבָר
Kök — שורש (şoreş, kök) דבר
Türkçe anlam: söz, ifade, mesaj; şey, konu, mesele; olay; kayıt/yıllıklar
Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu çözümleme: 29 kullanım
HNcmscLemma דָבַר
Kök — שורש (şoreş, kök) דבר
Türkçe anlam: konuşmak, söylemek, söz etmek, anlatmak; birlikte konuşmak
Biçim: fiil, Piel, mastar yapılı
Bu çözümleme: 4 kullanım
HVpcLemma דָבַר
Kök — שורש (şoreş, kök) דבר
Türkçe anlam: konuşmak, söylemek, söz etmek, anlatmak; birlikte konuşmak
Biçim: fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi
Bu çözümleme: 3 kullanım
HVqrmsaLemma דֶּ֫בֶר
Kök — שורש (şoreş, kök) דבר
Kaynak anlam (İngilizce): pestilence; plague
Biçim: isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 2 kullanım
HNcmsaLemma דָבַר
Kök — שורש (şoreş, kök) דבר
Türkçe anlam: konuşmak, söylemek, söz etmek, anlatmak; birlikte konuşmak
Biçim: fiil, Piel, mastar mutlak
Bu çözümleme: 1 kullanım
HVpaMorfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.
Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.
וַיִּתֵּ֨ן יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֶת־שְׁנֵי֙ לוּחֹ֣ת הָֽאֲבָנִ֔ים כְּתֻבִ֖ים בְּאֶצְבַּ֣ע אֱלֹהִ֑ים וַעֲלֵיהֶ֗ם כְּֽכָל־הַדְּבָרִ֡ים אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּר֩ יְהוָ֨ה עִמָּכֶ֥ם בָּהָ֛ר מִתּ֥וֹךְ הָאֵ֖שׁ בְּי֥וֹם הַקָּהָֽל׃
Adonay bana Tanrı’nın parmağıyla yazılmış iki taş levhayı verdi. Üzerlerinde, toplandığınız gün Adonay’ın dağda ateşin içinden size söylediği bütün sözler vardı.
פֶּן־יֹאמְר֗וּ הָאָרֶץ֮ אֲשֶׁ֣ר הוֹצֵאתָ֣נוּ מִשָּׁם֒ מִבְּלִי֙ יְכֹ֣לֶת יְהוָ֔ה לַהֲבִיאָ֕ם אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־דִּבֶּ֣ר לָהֶ֑ם וּמִשִּׂנְאָת֣וֹ אוֹתָ֔ם הוֹצִיאָ֖ם לַהֲמִתָ֥ם בַּמִּדְבָּֽר׃
Bizi çıkardığın ülkenin halkı, “Adonay onları söz verdiği ülkeye getiremediği ve onlardan nefret ettiği için çölde öldürmek üzere çıkardı” demesin.
וַיִּכְתֹּ֨ב עַֽל־הַלֻּחֹ֜ת כַּמִּכְתָּ֣ב הָרִאשׁ֗וֹן אֵ֚ת עֲשֶׂ֣רֶת הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּר֩ יְהוָ֨ה אֲלֵיכֶ֥ם בָּהָ֛ר מִתּ֥וֹךְ הָאֵ֖שׁ בְּי֣וֹם הַקָּהָ֑ל וַיִּתְּנֵ֥ם יְהוָ֖ה אֵלָֽי׃
Levhaların üzerine, önceki yazı gibi, toplandığınız gün Adonay’ın dağda ateşin içinden size söylediği On Sözü yazdı. Adonay onları bana verdi.
עַל־כֵּ֞ן לֹֽא־הָיָ֧ה לְלֵוִ֛י חֵ֥לֶק וְנַחֲלָ֖ה עִם־אֶחָ֑יו יְהוָה֙ ה֣וּא נַחֲלָת֔וֹ כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לֽוֹ׃
Bu yüzden Levi’nin kardeşleriyle birlikte payı ve mirası yoktur. Tanrın Adonay’ın ona söylediği gibi, onun mirası Adonay’dır.
לֹא־יִתְיַצֵּ֥ב אִ֖ישׁ בִּפְנֵיכֶ֑ם פַּחְדְּכֶ֨ם וּמֽוֹרַאֲכֶ֜ם יִתֵּ֣ן ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֗ם עַל־פְּנֵ֤י כָל־הָאָ֙רֶץ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּדְרְכוּ־בָ֔הּ כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר לָכֶֽם׃ (ס)
Kimse karşınızda duramayacak. Tanrınız Adonay, size söylediği gibi, ayak basacağınız bütün ülkeye sizin korkunuzu ve dehşetinizi verecek.
כִּֽי־יַרְחִיב֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֥יךָ אֶֽת־גְּבֽוּלְךָ֮ כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבֶּר־לָךְ֒ וְאָמַרְתָּ֙ אֹכְלָ֣ה בָשָׂ֔ר כִּֽי־תְאַוֶּ֥ה נַפְשְׁךָ֖ לֶאֱכֹ֣ל בָּשָׂ֑ר בְּכָל־אַוַּ֥ת נַפְשְׁךָ֖ תֹּאכַ֥ל בָּשָֽׂר׃
Tanrın Adonay sana söylediği gibi sınırını genişlettiğinde, canın et yemek istediği için ‘Et yiyeceğim’ dersen, canının istediği kadar et yiyebilirsin.
וּבָ֤א הָאוֹת֙ וְהַמּוֹפֵ֔ת אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אֵלֶ֖יךָ לֵאמֹ֑ר נֵֽלְכָ֞ה אַחֲרֵ֨י אֱלֹהִ֧ים אֲחֵרִ֛ים אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יְדַעְתָּ֖ם וְנָֽעָבְדֵֽם׃
Ve ‘Tanımadığın başka tanrıların ardından gidelim, onlara kulluk edelim’ diyerek sana bildirdiği işaret ya da mucize gerçekleşirse,
וְהַנָּבִ֣יא הַה֡וּא א֣וֹ חֹלֵם֩ הַחֲל֨וֹם הַה֜וּא יוּמָ֗ת כִּ֣י דִבֶּר־סָ֠רָה עַל־יְהוָ֨ה אֱלֹֽהֵיכֶ֜ם הַמּוֹצִ֥יא אֶתְכֶ֣ם ׀ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֗יִם וְהַפֹּֽדְךָ֙ מִבֵּ֣ית עֲבָדִ֔ים לְהַדִּֽיחֲךָ֙ מִן־הַדֶּ֔רֶךְ אֲשֶׁ֧ר צִוְּךָ֛ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לָלֶ֣כֶת בָּ֑הּ וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃
O peygamber ya da düş gören öldürülecek. Çünkü sizi Mısır ülkesinden çıkaran ve seni kölelik evinden kurtaran Tanrınız Adonay’a karşı başkaldırı sözleri söyledi. Seni, Tanrın Adonay’ın yürümeni buyurduğu yoldan saptırmaya çalıştı. Böylece arandaki kötülüğü kaldıracaksın.
וְזֶה֮ דְּבַ֣ר הַשְּׁמִטָּה֒ שָׁמ֗וֹט כָּל־בַּ֙עַל֙ מַשֵּׁ֣ה יָד֔וֹ אֲשֶׁ֥ר יַשֶּׁ֖ה בְּרֵעֵ֑הוּ לֹֽא־יִגֹּ֤שׂ אֶת־רֵעֵ֙הוּ֙ וְאֶת־אָחִ֔יו כִּֽי־קָרָ֥א שְׁמִטָּ֖ה לַֽיהוָֽה׃
Borçları bırakmanın kuralı şudur: Her alacaklı, komşusuna verdiği borç üzerindeki hakkını bırakacak. Komşusundan ve kardeşinden ödeme istemeyecek; çünkü Adonay için borçları bırakma yılı ilan edilmiştir.
כִּֽי־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ בֵּֽרַכְךָ֔ כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּר־לָ֑ךְ וְהַֽעֲבַטְתָּ֞ גּוֹיִ֣ם רַבִּ֗ים וְאַתָּה֙ לֹ֣א תַעֲבֹ֔ט וּמָֽשַׁלְתָּ֙ בְּגוֹיִ֣ם רַבִּ֔ים וּבְךָ֖ לֹ֥א יִמְשֹֽׁלוּ׃ (ס)
Çünkü Tanrın Adonay, sana söylediği gibi seni bereketlendirecek. Birçok ulusa borç vereceksin, kendin borç almayacaksın. Birçok ulusa egemen olacaksın, onlar sana egemen olmayacak.
הִשָּׁ֣מֶר לְךָ֡ פֶּן־יִהְיֶ֣ה דָבָר֩ עִם־לְבָבְךָ֨ בְלִיַּ֜עַל לֵאמֹ֗ר קָֽרְבָ֣ה שְׁנַֽת־הַשֶּׁבַע֮ שְׁנַ֣ת הַשְּׁמִטָּה֒ וְרָעָ֣ה עֵֽינְךָ֗ בְּאָחִ֙יךָ֙ הָֽאֶבְי֔וֹן וְלֹ֥א תִתֵּ֖ן ל֑וֹ וְקָרָ֤א עָלֶ֙יךָ֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְהָיָ֥ה בְךָ֖ חֵֽטְא׃
Sakın yüreğinde, 'Yedinci yıl, borçları bırakma yılı yaklaştı' diye kötü bir düşünce doğmasın; yoksul kardeşine kötü gözle bakıp ona vermekten kaçınmayasın. Sana karşı Adonay'a seslenirse günah işlemiş olursun.
לֹא־תִזְבַּח֩ לַיהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ שׁ֣וֹר וָשֶׂ֗ה אֲשֶׁ֨ר יִהְיֶ֥ה בוֹ֙ מ֔וּם כֹּ֖ל דָּבָ֣ר רָ֑ע כִּ֧י תוֹעֲבַ֛ת יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ הֽוּא׃ (ס)
Tanrın Adonay'a, üzerinde bir kusur, herhangi bir bozukluk bulunan sığır ya da davar kurban etmeyeceksin. Çünkü bu, Tanrın Adonay için iğrençtir.
כִּ֣י יִפָּלֵא֩ מִמְּךָ֨ דָבָ֜ר לַמִּשְׁפָּ֗ט בֵּֽין־דָּ֨ם ׀ לְדָ֜ם בֵּֽין־דִּ֣ין לְדִ֗ין וּבֵ֥ין נֶ֙גַע֙ לָנֶ֔גַע דִּבְרֵ֥י רִיבֹ֖ת בִּשְׁעָרֶ֑יךָ וְקַמְתָּ֣ וְעָלִ֔יתָ אֶל־הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֥ר יִבְחַ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בּֽוֹ׃
Kentlerinde ortaya çıkan anlaşmazlıklarda, kanla kan, davayla dava, belirtiyle belirti arasında karar vermek senin için güç olursa, kalkıp Tanrın Adonay'ın seçeceği yere çıkacaksın.
וּבָאתָ֗ אֶל־הַכֹּהֲנִים֙ הַלְוִיִּ֔ם וְאֶל־הַשֹּׁפֵ֔ט אֲשֶׁ֥ר יִהְיֶ֖ה בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֑ם וְדָרַשְׁתָּ֙ וְהִגִּ֣ידוּ לְךָ֔ אֵ֖ת דְּבַ֥ר הַמִּשְׁפָּֽט׃
Levi soyundan kohenlere ve o günlerde görev yapan yargıca gidecek, onlara danışacaksın. Sana yargı kararını bildirecekler.
וְנַחֲלָ֥ה לֹא־יִֽהְיֶה־לּ֖וֹ בְּקֶ֣רֶב אֶחָ֑יו יְהוָה֙ ה֣וּא נַחֲלָת֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּר־לֽוֹ׃ (ס)
Levi'nin kardeşlerinin arasında bir mirası olmayacak. Ona söylediği gibi, Adonay onun mirasıdır.
אַ֣ךְ הַנָּבִ֡יא אֲשֶׁ֣ר יָזִיד֩ לְדַבֵּ֨ר דָּבָ֜ר בִּשְׁמִ֗י אֵ֣ת אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־צִוִּיתִיו֙ לְדַבֵּ֔ר וַאֲשֶׁ֣ר יְדַבֵּ֔ר בְּשֵׁ֖ם אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֑ים וּמֵ֖ת הַנָּבִ֥יא הַהֽוּא׃
Ancak kendisine buyurmadığım bir sözü Benim Adımla söylemeye kalkışan ya da başka tanrılar adına konuşan peygamber ölecek.'
וְזֶה֙ דְּבַ֣ר הָרֹצֵ֔חַ אֲשֶׁר־יָנ֥וּס שָׁ֖מָּה וָחָ֑י אֲשֶׁ֨ר יַכֶּ֤ה אֶת־רֵעֵ֙הוּ֙ בִּבְלִי־דַ֔עַת וְה֛וּא לֹא־שֹׂנֵ֥א ל֖וֹ מִתְּמֹ֥ל שִׁלְשֹֽׁם׃
Oraya kaçıp hayatta kalabilecek kişinin durumu şudur: Önceden nefret etmediği birini bilmeden öldürmüş olması.
וְאִם־יַרְחִ֞יב יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ אֶת־גְּבֻ֣לְךָ֔ כַּאֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖ע לַאֲבֹתֶ֑יךָ וְנָ֤תַן לְךָ֙ אֶת־כָּל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֖ר לָתֵ֥ת לַאֲבֹתֶֽיךָ׃
Tanrın Adonay atalarına yemin ettiği gibi sınırlarını genişletir, atalarına vermeyi söylediği bütün ülkeyi sana verirse,
לֹֽא־יָקוּם֩ עֵ֨ד אֶחָ֜ד בְּאִ֗ישׁ לְכָל־עָוֺן֙ וּלְכָל־חַטָּ֔את בְּכָל־חֵ֖טְא אֲשֶׁ֣ר יֶֽחֱטָ֑א עַל־פִּ֣י ׀ שְׁנֵ֣י עֵדִ֗ים א֛וֹ עַל־פִּ֥י שְׁלֹשָֽׁה־עֵדִ֖ים יָק֥וּם דָּבָֽר׃
Bir kişiye karşı herhangi bir suç ya da günah konusunda, işlediği herhangi bir günah için tek tanık yeterli olmayacak. Bir mesele iki ya da üç tanığın ifadesiyle kesinleşecek.
Bu ayette 2 kez
וְהוֹצֵאתֶ֨ם אֶת־שְׁנֵיהֶ֜ם אֶל־שַׁ֣עַר ׀ הָעִ֣יר הַהִ֗וא וּסְקַלְתֶּ֨ם אֹתָ֥ם בָּאֲבָנִים֮ וָמֵתוּ֒ אֶת־הנער [הַֽנַּעֲרָ֗ה] עַל־דְּבַר֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־צָעֲקָ֣ה בָעִ֔יר וְאֶ֨ת־הָאִ֔ישׁ עַל־דְּבַ֥ר אֲשֶׁר־עִנָּ֖ה אֶת־אֵ֣שֶׁת רֵעֵ֑הוּ וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃ (ס)
ikisini de o kentin kapısına çıkarıp taşlayacaksınız ve ölecekler. Genç kadın kentte bağırmadığı için, adam da komşusunun eşini küçük düşürdüğü için. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
ולנער [וְלַֽנַּעֲרָה֙] לֹא־תַעֲשֶׂ֣ה דָבָ֔ר אֵ֥ין לנער [לַֽנַּעֲרָ֖ה] חֵ֣טְא מָ֑וֶת כִּ֡י כַּאֲשֶׁר֩ יָק֨וּם אִ֤ישׁ עַל־רֵעֵ֙הוּ֙ וּרְצָח֣וֹ נֶ֔פֶשׁ כֵּ֖ן הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה׃
Genç kadına hiçbir şey yapmayacaksın. Genç kadının ölüm cezasını gerektiren bir günahı yoktur. Çünkü bu olay, bir adamın başka birine saldırıp onu öldürmesine benzer.
עַל־דְּבַ֞ר אֲשֶׁ֨ר לֹא־קִדְּמ֤וּ אֶתְכֶם֙ בַּלֶּ֣חֶם וּבַמַּ֔יִם בַּדֶּ֖רֶךְ בְּצֵאתְכֶ֣ם מִמִּצְרָ֑יִם וַאֲשֶׁר֩ שָׂכַ֨ר עָלֶ֜יךָ אֶת־בִּלְעָ֣ם בֶּן־בְּע֗וֹר מִפְּת֛וֹר אֲרַ֥ם נַהֲרַ֖יִם לְקַֽלְלֶֽךָּ׃
Çünkü Mısır'dan çıktığınızda sizi yolda ekmek ve suyla karşılamadılar; seni lanetlemesi için Aram-Naarayim'deki Petor'dan Beor oğlu Bilam'ı sana karşı ücretle tuttular.
כִּֽי־תֵצֵ֥א מַחֲנֶ֖ה עַל־אֹיְבֶ֑יךָ וְנִ֨שְׁמַרְתָּ֔ מִכֹּ֖ל דָּבָ֥ר רָֽע׃
Düşmanlarına karşı ordugâh kurmak üzere çıktığında her türlü kötülükten sakınacaksın.
כִּי֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ מִתְהַלֵּ֣ךְ ׀ בְּקֶ֣רֶב מַחֲנֶ֗ךָ לְהַצִּֽילְךָ֙ וְלָתֵ֤ת אֹיְבֶ֙יךָ֙ לְפָנֶ֔יךָ וְהָיָ֥ה מַחֲנֶ֖יךָ קָד֑וֹשׁ וְלֹֽא־יִרְאֶ֤ה בְךָ֙ עֶרְוַ֣ת דָּבָ֔ר וְשָׁ֖ב מֵאַחֲרֶֽיךָ׃ (ס)
Çünkü Tanrın Adonay seni kurtarmak ve düşmanlarını önüne teslim etmek için ordugâhının içinde dolaşır. Ordugâhın kutsal olacak ki aranızda uygunsuz bir şey görüp senden yüz çevirmesin.
לֹא־תַשִּׁ֣יךְ לְאָחִ֔יךָ נֶ֥שֶׁךְ כֶּ֖סֶף נֶ֣שֶׁךְ אֹ֑כֶל נֶ֕שֶׁךְ כָּל־דָּבָ֖ר אֲשֶׁ֥ר יִשָּֽׁךְ׃
Kardeşine para faizi, yiyecek faizi ya da faiz getirilen herhangi bir şeyin faizini ödemeyeceksin.
כִּֽי־יִקַּ֥ח אִ֛ישׁ אִשָּׁ֖ה וּבְעָלָ֑הּ וְהָיָ֞ה אִם־לֹ֧א תִמְצָא־חֵ֣ן בְּעֵינָ֗יו כִּי־מָ֤צָא בָהּ֙ עֶרְוַ֣ת דָּבָ֔ר וְכָ֨תַב לָ֜הּ סֵ֤פֶר כְּרִיתֻת֙ וְנָתַ֣ן בְּיָדָ֔הּ וְשִׁלְּחָ֖הּ מִבֵּיתֽוֹ׃
Bir adam bir kadınla evlenip kocası olur da onda uygunsuz bir şey bulduğu için kadın gözünde beğeni kazanmazsa, ona bir boşanma belgesi yazıp eline verir ve evinden gönderirse,
כִּֽי־יִקַּ֥ח אִישׁ֙ אִשָּׁ֣ה חֲדָשָׁ֔ה לֹ֤א יֵצֵא֙ בַּצָּבָ֔א וְלֹא־יַעֲבֹ֥ר עָלָ֖יו לְכָל־דָּבָ֑ר נָקִ֞י יִהְיֶ֤ה לְבֵיתוֹ֙ שָׁנָ֣ה אֶחָ֔ת וְשִׂמַּ֖ח אֶת־אִשְׁתּ֥וֹ אֲשֶׁר־לָקָֽח׃ (ס)
Yeni evlenmiş bir adam orduya çıkmayacak, ona herhangi bir görev yüklenmeyecek. Bir yıl boyunca evinde yükümlülüklerden serbest olacak ve evlendiği eşini sevindirecek.
וַֽיהוָ֞ה הֶאֱמִֽירְךָ֣ הַיּ֗וֹם לִהְי֥וֹת לוֹ֙ לְעַ֣ם סְגֻלָּ֔ה כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּר־לָ֑ךְ וְלִשְׁמֹ֖ר כָּל־מִצְוֺתָֽיו׃
Adonay da bugün, sana söylediği gibi, Onun özel halkı olacağını ve bütün buyruklarını gözeteceğini ilan etti.
וּֽלְתִתְּךָ֣ עֶלְי֗וֹן עַ֤ל כָּל־הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה לִתְהִלָּ֖ה וּלְשֵׁ֣ם וּלְתִפְאָ֑רֶת וְלִֽהְיֹתְךָ֧ עַם־קָדֹ֛שׁ לַיהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבֵּֽר׃ (ס)
Seni övgüde, ünde ve görkemde yarattığı bütün ulusların üstüne çıkaracağını ve söylediği gibi Tanrın Adonay için kutsal bir halk olacağını bildirdi.
וְכָתַבְתָּ֣ עֲלֵיהֶ֗ן אֶֽת־כָּל־דִּבְרֵ֛י הַתּוֹרָ֥ה הַזֹּ֖את בְּעָבְרֶ֑ךָ לְמַ֡עַן אֲשֶׁר֩ תָּבֹ֨א אֶל־הָאָ֜רֶץ אֲֽשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֣יךָ ׀ נֹתֵ֣ן לְךָ֗ אֶ֣רֶץ זָבַ֤ת חָלָב֙ וּדְבַ֔שׁ כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־אֲבֹתֶ֖יךָ לָֽךְ׃
Geçtiğinde bu Tora'nın bütün sözlerini onların üzerine yazacaksın. Böylece Tanrın Adonay'ın sana verdiği süt ve bal akan ülkeye, atalarının Tanrısı Adonay'ın sana söylediği gibi gireceksin.
לְמַ֣עַן הָקִֽים־אֹתְךָ֩ הַיּ֨וֹם ׀ ל֜וֹ לְעָ֗ם וְה֤וּא יִֽהְיֶה־לְּךָ֙ לֵֽאלֹהִ֔ים כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּר־לָ֑ךְ וְכַאֲשֶׁ֤ר נִשְׁבַּע֙ לַאֲבֹתֶ֔יךָ לְאַבְרָהָ֥ם לְיִצְחָ֖ק וּֽלְיַעֲקֹֽב׃
Sana söylediği ve ataların Avraam'a, Yitshak'a ve Yaakov'a yemin ettiği gibi, bugün seni Kendisine halk olarak kurmak ve senin Tanrın olmak için.
יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ ה֣וּא ׀ עֹבֵ֣ר לְפָנֶ֗יךָ הֽוּא־יַשְׁמִ֞יד אֶת־הַגּוֹיִ֥ם הָאֵ֛לֶּה מִלְּפָנֶ֖יךָ וִֽירִשְׁתָּ֑ם יְהוֹשֻׁ֗עַ ה֚וּא עֹבֵ֣ר לְפָנֶ֔יךָ כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר יְהוָֽה׃
Önünden geçen Tanrın Adonay'dır. Bu ulusları önünden O yok edecek ve sen onların topraklarını alacaksın. Adonay'ın söylediği gibi, önünden geçecek olan Yeoşua'dır.
כִּ֠י לֹֽא־דָבָ֨ר רֵ֥ק הוּא֙ מִכֶּ֔ם כִּי־ה֖וּא חַיֵּיכֶ֑ם וּבַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה תַּאֲרִ֤יכוּ יָמִים֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֨ר אַתֶּ֜ם עֹבְרִ֧ים אֶת־הַיַּרְדֵּ֛ן שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃ (פ)
Çünkü bu, sizin için boş bir söz değildir; sizin yaşamınızdır. Mülk edinmek için Yarden'i geçeceğiniz toprakta bu söz sayesinde uzun günler yaşayacaksınız.'