Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to say; to speak; to tell; to command; to think; to call; to mention; to assign
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 63 kez
Teknik kod
HVqp3msTORA’DA KELİME
söylemek, konuşmak, anlatmak; buyurmak; düşünmek; adlandırmak, çağırmak; anmak; ilan etmek, bildirmek
amar okunuşu Tora’da 63 kez, 63 farklı ayette görülür.
Ki amar Adonay lahem mot yamutu bamidbar velo notar mehem iş ki im kalev ben yefune vihoşua bin nun.
כִּֽי־אָמַ֤ר יְהוָה֙ לָהֶ֔ם מ֥וֹת יָמֻ֖תוּ בַּמִּדְבָּ֑ר וְלֹא־נוֹתַ֤ר מֵהֶם֙ אִ֔ישׁ כִּ֚י אִם־כָּלֵ֣ב בֶּן־יְפֻנֶּ֔ה וִיהוֹשֻׁ֖עַ בִּן־נֽוּן׃ (ס)
Çünkü Adonay onlar için, “Kesinlikle çölde ölecekler” demişti. Yefune oğlu Kalev ile Nun oğlu Yeoşua dışında onlardan kimse kalmamıştı.
Vaetnapal lifne Adonay et arbaim hayom veet arbaim halayla aşer hitnapaleti ki amar Adonay lehaşmid ethem.
וָֽאֶתְנַפַּ֞ל לִפְנֵ֣י יְהוָ֗ה אֵ֣ת אַרְבָּעִ֥ים הַיּ֛וֹם וְאֶת־אַרְבָּעִ֥ים הַלַּ֖יְלָה אֲשֶׁ֣ר הִתְנַפָּ֑לְתִּי כִּֽי־אָמַ֥ר יְהוָ֖ה לְהַשְׁמִ֥יד אֶתְכֶֽם׃
Adonay sizi yok edeceğini söylediği için, yere kapandığım o kırk gün kırk gece boyunca O’nun önünde yere kapandım.
Baet hahi amar Adonay elay pesal leha şene luvhot avanim karişonim vaale elay hahara veasita leha aron ets.
בָּעֵ֨ת הַהִ֜וא אָמַ֧ר יְהוָ֣ה אֵלַ֗י פְּסָל־לְךָ֞ שְׁנֵֽי־לֻוחֹ֤ת אֲבָנִים֙ כָּרִ֣אשֹׁנִ֔ים וַעֲלֵ֥ה אֵלַ֖י הָהָ֑רָה וְעָשִׂ֥יתָ לְּךָ֖ אֲר֥וֹן עֵֽץ׃
O sırada Adonay bana şöyle dedi: ‘Kendine öncekiler gibi iki taş levha yont ve dağa, Benim yanıma çık. Kendine ahşap bir sandık da yap.
Rak lo yarbe lo susim velo yaşiv et haam mitsrayma lemaan harbot sus vadonay amar lahem lo tosifun laşuv badereh haze od.
רַק֮ לֹא־יַרְבֶּה־לּ֣וֹ סוּסִים֒ וְלֹֽא־יָשִׁ֤יב אֶת־הָעָם֙ מִצְרַ֔יְמָה לְמַ֖עַן הַרְבּ֣וֹת ס֑וּס וַֽיהוָה֙ אָמַ֣ר לָכֶ֔ם לֹ֣א תֹסִפ֗וּן לָשׁ֛וּב בַּדֶּ֥רֶךְ הַזֶּ֖ה עֽוֹד׃
Ancak kendisi için çok sayıda at edinmeyecek; atlarını çoğaltmak amacıyla halkı Mısır'a geri götürmeyecek. Adonay size, 'Bir daha bu yoldan geri dönmeyeceksiniz' demiştir.
Vayomer alehem ben mea veesrim şana anohi hayom lo uhal od latset velavo vadonay amar elay lo taavor et hayarden haze.
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם בֶּן־מֵאָה֩ וְעֶשְׂרִ֨ים שָׁנָ֤ה אָנֹכִי֙ הַיּ֔וֹם לֹא־אוּכַ֥ל ע֖וֹד לָצֵ֣את וְלָב֑וֹא וַֽיהוָה֙ אָמַ֣ר אֵלַ֔י לֹ֥א תַעֲבֹ֖ר אֶת־הַיַּרְדֵּ֥ן הַזֶּֽה׃
Onlara şöyle dedi: 'Bugün yüz yirmi yaşındayım. Artık çıkıp giremeyeceğim. Adonay da bana, "Bu Yarden'i geçmeyeceksin" dedi.
Ulelevi amar tumeha veureha leiş hasideha aşer nisito bemasa teriveu al me meriva.
וּלְלֵוִ֣י אָמַ֔ר תֻּמֶּ֥יךָ וְאוּרֶ֖יךָ לְאִ֣ישׁ חֲסִידֶ֑ךָ אֲשֶׁ֤ר נִסִּיתוֹ֙ בְּמַסָּ֔ה תְּרִיבֵ֖הוּ עַל־מֵ֥י מְרִיבָֽה׃
Levi için şöyle dedi: 'Tumim'in ve Urim'in, Massa'da sınadığın, Meriva sularında kendisiyle çekiştiğin sadık adamında olsun.
Levinyamin amar yedid Adonay yişkon lavetah alav hofef alav kol hayom uven ketefav şahen.
לְבִנְיָמִ֣ן אָמַ֔ר יְדִ֣יד יְהֹוָ֔ה יִשְׁכֹּ֥ן לָבֶ֖טַח עָלָ֑יו חֹפֵ֤ף עָלָיו֙ כָּל־הַיּ֔וֹם וּבֵ֥ין כְּתֵיפָ֖יו שָׁכֵֽן׃ (ס)
Binyamin için şöyle dedi: 'Adonay'ın sevgilisi Onun yanında güven içinde yaşasın. O, bütün gün onu örter; omuzlarının arasında konut kurar.'
Uleyosef amar mevorehet Adonay artso mimeged şamayim mital umitehom rovetset tahat.
וּלְיוֹסֵ֣ף אָמַ֔ר מְבֹרֶ֥כֶת יְהֹוָ֖ה אַרְצ֑וֹ מִמֶּ֤גֶד שָׁמַ֙יִם֙ מִטָּ֔ל וּמִתְּה֖וֹם רֹבֶ֥צֶת תָּֽחַת׃
Yosef için şöyle dedi: 'Ülkesi Adonay'dan bereket alsın; göklerin değerli armağanından, çiyden ve aşağıda uzanan derinlikten;
Velizvulun amar semah zevulun betseteha veyisaşhar beohaleha.
וְלִזְבוּלֻ֣ן אָמַ֔ר שְׂמַ֥ח זְבוּלֻ֖ן בְּצֵאתֶ֑ךָ וְיִשָּׂשכָ֖ר בְּאֹהָלֶֽיךָ׃
Zevulun için şöyle dedi: 'Zevulun, dışarı çıktığında sevin; Yisahar, sen de çadırlarında!
Ulegad amar baruh marhiv gad kelavi şahen vetaraf zeroa af kodkod.
וּלְגָ֣ד אָמַ֔ר בָּר֖וּךְ מַרְחִ֣יב גָּ֑ד כְּלָבִ֣יא שָׁכֵ֔ן וְטָרַ֥ף זְר֖וֹעַ אַף־קָדְקֹֽד׃
Gad için şöyle dedi: 'Gad'ın alanını genişleten kutsaldır! O, aslan gibi yerleşir; kolu başla birlikte parçalar.
Uledan amar dan gur arye yezanek min habaşan.
וּלְדָ֣ן אָמַ֔ר דָּ֖ן גּ֣וּר אַרְיֵ֑ה יְזַנֵּ֖ק מִן־הַבָּשָֽׁן׃
Dan için şöyle dedi: 'Dan, Başan'dan sıçrayan bir aslan yavrusudur.'
Ulenaftali amar naftali seva ratson umale birkat Adonay yam vedarom yeraşa.
וּלְנַפְתָּלִ֣י אָמַ֔ר נַפְתָּלִי֙ שְׂבַ֣ע רָצ֔וֹן וּמָלֵ֖א בִּרְכַּ֣ת יְהוָ֑ה יָ֥ם וְדָר֖וֹם יְרָֽשָׁה׃ (ס)
Naftali için şöyle dedi: 'Naftali, hoşnutluğa doymuş, Adonay'ın bereketiyle dolu! Denizi ve güneyi mülk edin.'
Uleaşer amar baruh mibanim aşer yehi retsuy ehav vetovel başemen raglo.
וּלְאָשֵׁ֣ר אָמַ֔ר בָּר֥וּךְ מִבָּנִ֖ים אָשֵׁ֑ר יְהִ֤י רְצוּי֙ אֶחָ֔יו וְטֹבֵ֥ל בַּשֶּׁ֖מֶן רַגְלֽוֹ׃
Aşer için şöyle dedi: 'Aşer, oğullar arasında bereketli olsun. Kardeşlerinin hoşnutluğunu kazansın, ayağını yağa batırsın.
Dilbilgisel çözümleme
to say; to speak; to tell; to command; to think; to call; to mention; to assign
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 63 kez
HVqp3msOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.