יָחְדָּו
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
together
16 kullanım · 15 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 21 kez, 20 farklı ayette görülür. Kök altında 4 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Bu ayette 2 eşleşme
Velo nasa otam haarets laşevet yahdav ki haya rehuşam rav velo yahelu laşevet yahdav.
וְלֹא־נָשָׂ֥א אֹתָ֛ם הָאָ֖רֶץ לָשֶׁ֣בֶת יַחְדָּ֑ו כִּֽי־הָיָ֤ה רְכוּשָׁם֙ רָ֔ב וְלֹ֥א יָֽכְל֖וּ לָשֶׁ֥בֶת יַחְדָּֽו׃
Ülke ikisinin birlikte yaşamasına yetmiyordu. Çünkü malları çoktu ve birlikte yaşayamıyorlardı.
Vayomer kah na et binha et yehideha aşer ahavta et yitshak veleh leha el erets hamoriya vehaaleu şam leola al ahad heharim aşer omar eleha.
וַיֹּ֡אמֶר קַח־נָ֠א אֶת־בִּנְךָ֨ אֶת־יְחִֽידְךָ֤ אֲשֶׁר־אָהַ֙בְתָּ֙ אֶת־יִצְחָ֔ק וְלֶךְ־לְךָ֔ אֶל־אֶ֖רֶץ הַמֹּרִיָּ֑ה וְהַעֲלֵ֤הוּ שָׁם֙ לְעֹלָ֔ה עַ֚ל אַחַ֣ד הֶֽהָרִ֔ים אֲשֶׁ֖ר אֹמַ֥ר אֵלֶֽיךָ׃
Tanrı, “Lütfen oğlunu, biricik oğlunu, sevdiğin Yitshak’ı al” dedi. “Moriya ülkesine git. Orada, sana söyleyeceğim dağlardan birinde onu yakmalık sunu olarak sun.”
Vayikah avraham et atse haola vayasem al yitshak beno vayikah beyado et haeş veet hamaahelet vayelehu şenehem yahdav.
וַיִּקַּ֨ח אַבְרָהָ֜ם אֶת־עֲצֵ֣י הָעֹלָ֗ה וַיָּ֙שֶׂם֙ עַל־יִצְחָ֣ק בְּנ֔וֹ וַיִּקַּ֣ח בְּיָד֔וֹ אֶת־הָאֵ֖שׁ וְאֶת־הַֽמַּאֲכֶ֑לֶת וַיֵּלְכ֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם יַחְדָּֽו׃
Avraam yakmalık sununun odunlarını alıp oğlu Yitshak’ın üzerine koydu. Ateşi ve bıçağı da kendi eline aldı. İkisi birlikte yürüdüler.
Vayomer avraham Elohim yire lo hase leola beni vayelehu şenehem yahdav.
וַיֹּ֙אמֶר֙ אַבְרָהָ֔ם אֱלֹהִ֞ים יִרְאֶה־לּ֥וֹ הַשֶּׂ֛ה לְעֹלָ֖ה בְּנִ֑י וַיֵּלְכ֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם יַחְדָּֽו׃
Avraam, “Oğlum, yakmalık sununun kuzusunu Tanrı Kendisi sağlayacak” dedi. İkisi birlikte yürüdüler.
Vayomer al tişlah yadeha el hanaar veal taas lo meuma ki ata yadati ki yere Elohim ata velo hasahta et binha et yehideha mimeni.
וַיֹּ֗אמֶר אַל־תִּשְׁלַ֤ח יָֽדְךָ֙ אֶל־הַנַּ֔עַר וְאַל־תַּ֥עַשׂ ל֖וֹ מְא֑וּמָּה כִּ֣י ׀ עַתָּ֣ה יָדַ֗עְתִּי כִּֽי־יְרֵ֤א אֱלֹהִים֙ אַ֔תָּה וְלֹ֥א חָשַׂ֛כְתָּ אֶת־בִּנְךָ֥ אֶת־יְחִידְךָ֖ מִמֶּֽנִּי׃
Melek, “Elini çocuğa uzatma; ona hiçbir şey yapma” dedi. “Çünkü şimdi Tanrı’dan korktuğunu biliyorum; oğlunu, biricik oğlunu Benden esirgemedin.”
Vayomer bi nişbati neum Adonay ki yaan aşer asita et hadavar haze velo hasahta et binha et yehideha.
וַיֹּ֕אמֶר בִּ֥י נִשְׁבַּ֖עְתִּי נְאֻם־יְהוָ֑ה כִּ֗י יַ֚עַן אֲשֶׁ֤ר עָשִׂ֙יתָ֙ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה וְלֹ֥א חָשַׂ֖כְתָּ אֶת־בִּנְךָ֥ אֶת־יְחִידֶֽךָ׃
“Adonay bildiriyor: Kendi üzerime ant içtim. Bunu yaptığın, oğlunu, biricik oğlunu esirgemediğin için,
Vayaşov avraham el nearav vayakumu vayelehu yahdav el beer şava vayeşev avraham biver şava.
וַיָּ֤שָׁב אַבְרָהָם֙ אֶל־נְעָרָ֔יו וַיָּקֻ֛מוּ וַיֵּלְכ֥וּ יַחְדָּ֖ו אֶל־בְּאֵ֣ר שָׁ֑בַע וַיֵּ֥שֶׁב אַבְרָהָ֖ם בִּבְאֵ֥ר שָֽׁבַע׃ (פ)
Avraam hizmetkârlarının yanına döndü. Kalkıp birlikte Beer-Şeva’ya gittiler. Avraam Beer-Şeva’da yaşadı.
Ki haya rehuşam rav mişevet yahdav velo yahela erets megurehem laset otam mipene miknehem.
כִּֽי־הָיָ֧ה רְכוּשָׁ֛ם רָ֖ב מִשֶּׁ֣בֶת יַחְדָּ֑ו וְלֹ֨א יָֽכְלָ֜ה אֶ֤רֶץ מְגֽוּרֵיהֶם֙ לָשֵׂ֣את אֹתָ֔ם מִפְּנֵ֖י מִקְנֵיהֶֽם׃
Çünkü malları birlikte yaşamalarına elvermeyecek kadar çoktu. Yabancı olarak yaşadıkları ülke, hayvanlarının çokluğu yüzünden ikisini birden barındıramıyordu.
Besodam al tavo nafşi bikhalam al tehad kevodi ki veapam haregu iş uvirtsonam ikeru şor.
בְּסֹדָם֙ אַל־תָּבֹ֣א נַפְשִׁ֔י בִּקְהָלָ֖ם אַל־תֵּחַ֣ד כְּבֹדִ֑י כִּ֤י בְאַפָּם֙ הָ֣רְגוּ אִ֔ישׁ וּבִרְצֹנָ֖ם עִקְּרוּ־שֽׁוֹר׃
Onların gizli danışmalarına canım katılmasın, topluluklarına onurum ortak olmasın! Çünkü öfkeleriyle insan öldürdüler, keyiflerince öküzün bacak sinirlerini kestiler.
Vayaanu hol haam yahdav vayomeru kol aşer diber Adonay naase vayaşev moşe et divre haam el Adonay.
וַיַּעֲנ֨וּ כָל־הָעָ֤ם יַחְדָּו֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ כֹּ֛ל אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה נַעֲשֶׂ֑ה וַיָּ֧שֶׁב מֹשֶׁ֛ה אֶת־דִּבְרֵ֥י הָעָ֖ם אֶל־יְהוָֽה׃
Bütün halk birlikte, “Adonay’ın söylediği her şeyi yapacağız” diye karşılık verdi. Moşe halkın sözlerini Adonay’a iletti.
Veyiheyu toamim milemata veyahdav yihyu tamim al roşo el hatabaat haehat ken yihye lişnehem lişne hamiktsoot yihyu.
וְיִֽהְי֣וּ תֹֽאֲמִים֮ מִלְּמַטָּה֒ וְיַחְדָּ֗ו יִהְי֤וּ תַמִּים֙ עַל־רֹאשׁ֔וֹ אֶל־הַטַּבַּ֖עַת הָאֶחָ֑ת כֵּ֚ן יִהְיֶ֣ה לִשְׁנֵיהֶ֔ם לִשְׁנֵ֥י הַמִּקְצֹעֹ֖ת יִהְיֽוּ׃
Bu tahtalar komşu tahtalarla aşağıdan bitişik olacak, yukarıda da birlikte tek halkaya bağlanacaklar. İkisi de böyle olacak; iki köşe için olacaklar.
Vehayu toamim milemata veyahdav yihyu tamim el roşo el hatabaat haehat ken asa lişnehem lişne hamiktsoot.
וְהָי֣וּ תוֹאֲמִם֮ מִלְּמַטָּה֒ וְיַחְדָּ֗ו יִהְי֤וּ תַמִּים֙ אֶל־רֹאשׁ֔וֹ אֶל־הַטַּבַּ֖עַת הָאֶחָ֑ת כֵּ֚ן עָשָׂ֣ה לִשְׁנֵיהֶ֔ם לִשְׁנֵ֖י הַמִּקְצֹעֹֽת׃
Bu tahtalar komşu tahtalarla aşağıdan bitişikti; yukarıda da birlikte tek halkaya bağlanıyorlardı. Her ikisini, iki köşeyi böyle yaptı.
Ah kaaşer yeahel et hatsevi veet haayal ken tohelenu hatame vehatahor yahdav yohelenu.
אַ֗ךְ כַּאֲשֶׁ֨ר יֵאָכֵ֤ל אֶֽת־הַצְּבִי֙ וְאֶת־הָ֣אַיָּ֔ל כֵּ֖ן תֹּאכְלֶ֑נּוּ הַטָּמֵא֙ וְהַטָּה֔וֹר יַחְדָּ֖ו יֹאכְלֶֽנּוּ׃
Ancak ceylan ve geyik eti nasıl yenirse onu da öyle yiyeceksin. Arınmamış olanla arınmış olan birlikte yiyebilir.
Bişareha tohalenu hatame vehatahor yahdav katsevi vehaayal.
בִּשְׁעָרֶ֖יךָ תֹּאכֲלֶ֑נּוּ הַטָּמֵ֤א וְהַטָּהוֹר֙ יַחְדָּ֔ו כַּצְּבִ֖י וְכָאַיָּֽל׃
Onu kendi kentlerinde yiyeceksin. Arınmamış kişi de arınmış kişi de ceylan ve geyik etinde olduğu gibi birlikte yiyebilir.
Lo taharoş beşor uvahamor yahdav.
לֹֽא־תַחֲרֹ֥שׁ בְּשׁוֹר־וּבַחֲמֹ֖ר יַחְדָּֽו׃ (ס)
Sığırla eşeği birlikte koşarak çift sürmeyeceksin.
Lo tilbaş şaatnez tsemer ufiştim yahdav.
לֹ֤א תִלְבַּשׁ֙ שַֽׁעַטְנֵ֔ז צֶ֥מֶר וּפִשְׁתִּ֖ים יַחְדָּֽו׃ (ס)
Şaatnez, yünle ketenin birlikte bulunduğu giysi giymeyeceksin.
Ki yeşevu ahim yahdav umet ahad mehem uven en lo lo tihye eşet hamet hahutsa leiş zar yevamah yavo aleha ulekahah lo leişa veyibemah.
כִּֽי־יֵשְׁב֨וּ אַחִ֜ים יַחְדָּ֗ו וּמֵ֨ת אַחַ֤ד מֵהֶם֙ וּבֵ֣ן אֵֽין־ל֔וֹ לֹֽא־תִהְיֶ֧ה אֵֽשֶׁת־הַמֵּ֛ת הַח֖וּצָה לְאִ֣ישׁ זָ֑ר יְבָמָהּ֙ יָבֹ֣א עָלֶ֔יהָ וּלְקָחָ֥הּ ל֛וֹ לְאִשָּׁ֖ה וְיִבְּמָֽהּ׃
Kardeşler birlikte yaşarken onlardan biri çocuksuz ölürse, ölenin eşi dışarıdan yabancı bir adamla evlenmeyecek. Kayınbiraderi onunla birlikte olacak, onu kendisine eş alıp kayınbiraderlik görevini yerine getirecek.
Ki yinatsu anaşim yahdav iş veahiv vekareva eşet haehad lehatsil et işah miyad makeu veşaleha yadah vehehezika bimvuşav.
כִּֽי־יִנָּצ֨וּ אֲנָשִׁ֤ים יַחְדָּו֙ אִ֣ישׁ וְאָחִ֔יו וְקָֽרְבָה֙ אֵ֣שֶׁת הָֽאֶחָ֔ד לְהַצִּ֥יל אֶת־אִישָׁ֖הּ מִיַּ֣ד מַכֵּ֑הוּ וְשָׁלְחָ֣ה יָדָ֔הּ וְהֶחֱזִ֖יקָה בִּמְבֻשָֽׁיו׃
İki adam, birbirleriyle kavga ederken birinin eşi, kocasını ona vuranın elinden kurtarmak için yaklaşır, elini uzatıp ötekinin cinsel organlarını tutarsa,
Vayehi vişurun meleh behitasef raşe am yahad şivte yisrael.
וַיְהִ֥י בִישֻׁר֖וּן מֶ֑לֶךְ בְּהִתְאַסֵּף֙ רָ֣אשֵׁי עָ֔ם יַ֖חַד שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Halkın başları ve İsrael'in kabileleri birlikte toplandığında, O Yeşurun'da kral oldu.
Behor şoro hadar lo vekarne reem karnav bahem amim yenagah yahdav afse arets vehem rivvot efrayim vehem alfe menaşe.
בְּכ֨וֹר שׁוֹר֜וֹ הָדָ֣ר ל֗וֹ וְקַרְנֵ֤י רְאֵם֙ קַרְנָ֔יו בָּהֶ֗ם עַמִּ֛ים יְנַגַּ֥ח יַחְדָּ֖ו אַפְסֵי־אָ֑רֶץ וְהֵם֙ רִבְב֣וֹת אֶפְרַ֔יִם וְהֵ֖ם אַלְפֵ֥י מְנַשֶּֽׁה׃ (ס)
İlk doğan boğanın görkemi onundur; boynuzları yaban öküzünün boynuzlarıdır. Onlarla halkları birlikte yeryüzünün uçlarına kadar süsecek. Bunlar Efrayim'in on binleri, Menaşe'nin binleridir.'
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.