סַל
Kaynak glossu (İngilizce): basket
14 kullanım · 12 ayet
TORA KÖK DİZİNİ
Bu kök Tora’da 17 kelimede, 15 ayette ve 4 ayrı lemmada yer alır.
Vayahalom vehine sulam mutsav artsa veroşo magia haşamayema vehine malahe Elohim olim veyoredim bo.
וַֽיַּחֲלֹ֗ם וְהִנֵּ֤ה סֻלָּם֙ מֻצָּ֣ב אַ֔רְצָה וְרֹאשׁ֖וֹ מַגִּ֣יעַ הַשָּׁמָ֑יְמָה וְהִנֵּה֙ מַלְאֲכֵ֣י אֱלֹהִ֔ים עֹלִ֥ים וְיֹרְדִ֖ים בּֽוֹ׃
Bir rüya gördü: Yere bir merdiven kurulmuştu; tepesi göğe ulaşıyordu. Tanrı’nın melekleri onun üzerinde çıkıp iniyordu.
Vayar sar haofim ki tov patar vayomer el yosef af ani bahalomi vehine şeloşa sale hori al roşi.
וַיַּ֥רְא שַׂר־הָאֹפִ֖ים כִּ֣י ט֣וֹב פָּתָ֑ר וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אַף־אֲנִי֙ בַּחֲלוֹמִ֔י וְהִנֵּ֗ה שְׁלֹשָׁ֛ה סַלֵּ֥י חֹרִ֖י עַל־רֹאשִֽׁי׃
Başfırıncı, Yosef’in iyiye yorumladığını görünce, “Benim rüyamda da başımın üzerinde üç örgü sepet vardı” dedi.
Bu ayette 2 eşleşme
Uvasal haelyon mikol maahal paro maase ofe vehaof ohel otam min hasal meal roşi.
וּבַסַּ֣ל הָֽעֶלְי֔וֹן מִכֹּ֛ל מַאֲכַ֥ל פַּרְעֹ֖ה מַעֲשֵׂ֣ה אֹפֶ֑ה וְהָע֗וֹף אֹכֵ֥ל אֹתָ֛ם מִן־הַסַּ֖ל מֵעַ֥ל רֹאשִֽׁי׃
“En üstteki sepette Firavun için fırıncıların yaptığı her türlü yiyecek bulunuyordu. Kuşlar onları başımın üstündeki sepetten yiyordu.”
Vayaan yosef vayomer ze pitrono şeloşet hasalim şeloşet yamim hem.
וַיַּ֤עַן יוֹסֵף֙ וַיֹּ֔אמֶר זֶ֖ה פִּתְרֹנ֑וֹ שְׁלֹ֙שֶׁת֙ הַסַּלִּ֔ים שְׁלֹ֥שֶׁת יָמִ֖ים הֵֽם׃
Yosef şöyle cevap verdi: “Yorumu şu: Üç sepet, üç gündür.
Odeha mistolel beami levilti şaleham.
עוֹדְךָ֖ מִסְתּוֹלֵ֣ל בְּעַמִּ֑י לְבִלְתִּ֖י שַׁלְּחָֽם׃
Hâlâ halkıma karşı büyüklük taslıyor, onları salıvermiyorsun.
Bu ayette 2 eşleşme
Venatata otam al sal ehad vehikravta otam basal veet hapar veet şene haelim.
וְנָתַתָּ֤ אוֹתָם֙ עַל־סַ֣ל אֶחָ֔ד וְהִקְרַבְתָּ֥ אֹתָ֖ם בַּסָּ֑ל וְאֶ֨ת־הַפָּ֔ר וְאֵ֖ת שְׁנֵ֥י הָאֵילִֽם׃
Onları bir sepete koyacak, sepetin içinde sunacaksın; boğayı ve iki koçu da getireceksin.
Vehikar lehem ahat vahalat lehem şemen ahat verakik ehad misal hamatsot aşer lifne Adonay.
וְכִכַּ֨ר לֶ֜חֶם אַחַ֗ת וַֽחַלַּ֨ת לֶ֥חֶם שֶׁ֛מֶן אַחַ֖ת וְרָקִ֣יק אֶחָ֑ד מִסַּל֙ הַמַּצּ֔וֹת אֲשֶׁ֖ר לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Adonay’ın önündeki mayasız ekmek sepetinden de bir somun ekmek, yağlı bir çörek ve bir ince ekmek alacaksın.
Veahal aharon uvanav et besar haayil veet halehem aşer basal petah ohel moed.
וְאָכַ֨ל אַהֲרֹ֤ן וּבָנָיו֙ אֶת־בְּשַׂ֣ר הָאַ֔יִל וְאֶת־הַלֶּ֖חֶם אֲשֶׁ֣ר בַּסָּ֑ל פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Aaron ve oğulları koçun etini ve sepetteki ekmeği Buluşma Çadırı’nın girişinde yiyecekler.
Kah et aharon veet banav ito veet habegadim veet şemen hamişha veet par hahatat veet şene haelim veet sal hamatsot.
קַ֤ח אֶֽת־אַהֲרֹן֙ וְאֶת־בָּנָ֣יו אִתּ֔וֹ וְאֵת֙ הַבְּגָדִ֔ים וְאֵ֖ת שֶׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָ֑ה וְאֵ֣ת ׀ פַּ֣ר הַֽחַטָּ֗את וְאֵת֙ שְׁנֵ֣י הָֽאֵילִ֔ים וְאֵ֖ת סַ֥ל הַמַּצּֽוֹת׃
“Aaron’u ve onunla birlikte oğullarını, giysileri, mesh yağını, günah sunusu olan boğayı, iki koçu ve mayasız ekmek sepetini al.
Umisal hamatsot aşer lifne Adonay lakah halat matsa ahat vehalat lehem şemen ahat verakik ehad vayasem al hahalavim veal şok hayamin.
וּמִסַּ֨ל הַמַּצּ֜וֹת אֲשֶׁ֣ר ׀ לִפְנֵ֣י יְהוָ֗ה לָ֠קַח חַלַּ֨ת מַצָּ֤ה אַחַת֙ וְֽחַלַּ֨ת לֶ֥חֶם שֶׁ֛מֶן אַחַ֖ת וְרָקִ֣יק אֶחָ֑ד וַיָּ֙שֶׂם֙ עַל־הַ֣חֲלָבִ֔ים וְעַ֖ל שׁ֥וֹק הַיָּמִֽין׃
Adonay’ın önündeki mayasız ekmek sepetinden bir mayasız ekmek, bir yağlı ekmek ve bir ince ekmek aldı; bunları içyağlarının ve sağ budun üzerine koydu.
Vayomer moşe el aharon veel banav başelu et habasar petah ohel moed veşam tohelu oto veet halehem aşer besal hamiluim kaaşer tsiveti lemor aharon uvanav yoheluu.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶל־אַהֲרֹ֣ן וְאֶל־בָּנָ֗יו בַּשְּׁל֣וּ אֶת־הַבָּשָׂר֮ פֶּ֣תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵד֒ וְשָׁם֙ תֹּאכְל֣וּ אֹת֔וֹ וְאֶ֨ת־הַלֶּ֔חֶם אֲשֶׁ֖ר בְּסַ֣ל הַמִּלֻּאִ֑ים כַּאֲשֶׁ֤ר צִוֵּ֙יתִי֙ לֵאמֹ֔ר אַהֲרֹ֥ן וּבָנָ֖יו יֹאכְלֻֽהוּ׃
Moşe, Aaron’a ve oğullarına şöyle dedi: “Eti Buluşma Çadırı’nın girişinde pişirin. ‘Aaron ve oğulları yiyecek’ diye buyurduğum gibi, eti ve göreve başlatma sepetindeki ekmeği orada yiyin.
Vesal matsot solet halot belulot başemen urekike matsot meşuhim başamen uminhatam veniskehem.
וְסַ֣ל מַצּ֗וֹת סֹ֤לֶת חַלֹּת֙ בְּלוּלֹ֣ת בַּשֶּׁ֔מֶן וּרְקִיקֵ֥י מַצּ֖וֹת מְשֻׁחִ֣ים בַּשָּׁ֑מֶן וּמִנְחָתָ֖ם וְנִסְכֵּיהֶֽם׃
bir sepet mayasız ekmek, ince undan yağla yoğrulmuş halkalar ve üzerlerine yağ sürülmüş ince mayasız ekmekler; ayrıca bunların tahıl sunuları ve dökme sunuları.
Veet haayil yaase zevah şelamim ladonay al sal hamatsot veasa hakohen et minhato veet nisko.
וְאֶת־הָאַ֜יִל יַעֲשֶׂ֨ה זֶ֤בַח שְׁלָמִים֙ לַֽיהוָ֔ה עַ֖ל סַ֣ל הַמַּצּ֑וֹת וְעָשָׂה֙ הַכֹּהֵ֔ן אֶת־מִנְחָת֖וֹ וְאֶת־נִסְכּֽוֹ׃
Koçu mayasız ekmek sepetiyle birlikte Adonay’a esenlik kurbanı olarak sunacak. Kâhin onun tahıl sunusunu ve dökme sunusunu da sunacak.
Velakah hakohen et hazeroa beşela min haayil vehalat matsa ahat min hasal urekik matsa ehad venatan al kape hanazir ahar hitegaleho et nizro.
וְלָקַ֨ח הַכֹּהֵ֜ן אֶת־הַזְּרֹ֣עַ בְּשֵׁלָה֮ מִן־הָאַיִל֒ וְֽחַלַּ֨ת מַצָּ֤ה אַחַת֙ מִן־הַסַּ֔ל וּרְקִ֥יק מַצָּ֖ה אֶחָ֑ד וְנָתַן֙ עַל־כַּפֵּ֣י הַנָּזִ֔יר אַחַ֖ר הִֽתְגַּלְּח֥וֹ אֶת־נִזְרֽוֹ׃
Nazir adanmış saçlarını tıraş ettikten sonra kâhin koçun haşlanmış ön kolunu, sepetten bir mayasız ekmek halkasını ve bir ince mayasız ekmeği alıp nazirin avuçlarına koyacak.
Vayomeru elav bene yisrael bamesila naale veim memeha nişte ani umiknay venatati mihram rak en davar beraglay eevora.
וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֥יו בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל בַּֽמְסִלָּ֣ה נַעֲלֶה֒ וְאִם־מֵימֶ֤יךָ נִשְׁתֶּה֙ אֲנִ֣י וּמִקְנַ֔י וְנָתַתִּ֖י מִכְרָ֑ם רַ֥ק אֵין־דָּבָ֖ר בְּרַגְלַ֥י אֶֽעֱבֹֽרָה׃
İsraeloğulları ona, “Ana yoldan gideceğiz” dediler. “Biz ve hayvanlarımız suyundan içerse bedelini öderiz. Yalnızca yürüyerek geçmek istiyoruz, başka bir şey değil.”
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık root/etym zincirlerinden gelir; ToraOku kök tahmini yapmaz.