בָּשַׁל
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
boil
13 kullanım · 11 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 15 kez, 12 farklı ayette görülür. Kök altında 2 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Uvagefen şeloşa sarigim vehi heforahat aleta nitsah hivşilu aşkeloteha anavim.
וּבַגֶּ֖פֶן שְׁלֹשָׁ֣ה שָׂרִיגִ֑ם וְהִ֤יא כְפֹרַ֙חַת֙ עָלְתָ֣ה נִצָּ֔הּ הִבְשִׁ֥ילוּ אַשְׁכְּלֹתֶ֖יהָ עֲנָבִֽים׃
“Asmanın üç dalı vardı. Tomurcuklanır tomurcuklanmaz çiçek açtı, salkımları üzüm verip olgunlaştı.
Bu ayette 2 eşleşme
Al tohelu mimenu na uvaşel mevuşal bamayim ki im tseli eş roşo al keraav veal kirbo.
אַל־תֹּאכְל֤וּ מִמֶּ֙נּוּ֙ נָ֔א וּבָשֵׁ֥ל מְבֻשָּׁ֖ל בַּמָּ֑יִם כִּ֣י אִם־צְלִי־אֵ֔שׁ רֹאשׁ֥וֹ עַל־כְּרָעָ֖יו וְעַל־קִרְבּֽוֹ׃
Ondan az pişmiş ya da suda haşlanmış olarak yemeyin; yalnız ateşte kızartılmış olarak, başı, bacakları ve iç organlarıyla birlikte yiyin.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer alehem u aşer diber Adonay şabaton şabat kodeş ladonay mahar et aşer tofu efu veet aşer tevaşelu başelu veet kol haodef hanihu lahem lemişmeret ad haboker.
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם ה֚וּא אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה שַׁבָּת֧וֹן שַׁבַּת־קֹ֛דֶשׁ לַֽיהוָ֖ה מָחָ֑ר אֵ֣ת אֲשֶׁר־תֹּאפ֞וּ אֵפ֗וּ וְאֵ֤ת אֲשֶֽׁר־תְּבַשְּׁלוּ֙ בַּשֵּׁ֔לוּ וְאֵת֙ כָּל־הָ֣עֹדֵ֔ף הַנִּ֧יחוּ לָכֶ֛ם לְמִשְׁמֶ֖רֶת עַד־הַבֹּֽקֶר׃
Moşe onlara şöyle dedi: “Adonay’ın söylediği budur: Yarın tam dinlenme günü, Adonay için kutsal Şabat’tır. Fırında pişireceğinizi pişirin, haşlayacağınızı haşlayın. Artanların hepsini sabaha kadar saklayın.”
Reşit bikure admateha tavi bet Adonay eloheha lo tevaşel gedi bahalev imo.
רֵאשִׁ֗ית בִּכּוּרֵי֙ אַדְמָ֣תְךָ֔ תָּבִ֕יא בֵּ֖ית יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹֽא־תְבַשֵּׁ֥ל גְּדִ֖י בַּחֲלֵ֥ב אִמּֽוֹ׃ (ס)
Toprağının ilk ürünlerinin en iyisini Tanrın Adonay’ın evine getireceksin. Oğlağı annesinin sütünde pişirmeyeceksin.
Veet el hamiluim tikah uvişalta et besaro bemakom kadoş.
וְאֵ֛ת אֵ֥יל הַמִּלֻּאִ֖ים תִּקָּ֑ח וּבִשַּׁלְתָּ֥ אֶת־בְּשָׂר֖וֹ בְּמָקֹ֥ם קָדֹֽשׁ׃
Göreve başlatma koçunu alıp etini kutsal bir yerde pişireceksin.
Reşit bikure admateha tavi bet Adonay eloheha lo tevaşel gedi bahalev imo.
רֵאשִׁ֗ית בִּכּוּרֵי֙ אַדְמָ֣תְךָ֔ תָּבִ֕יא בֵּ֖ית יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹא־תְבַשֵּׁ֥ל גְּדִ֖י בַּחֲלֵ֥ב אִמּֽוֹ׃ (פ)
Toprağının ilk ürünlerinin en iyisini Tanrın Adonay’ın evine getireceksin. Oğlağı annesinin sütünde pişirmeyeceksin.”
Bu ayette 2 eşleşme
Uheli heres aşer tevuşal bo yişaver veim bihli nehoşet buşala umorak veşutaf bamayim.
וּכְלִי־חֶ֛רֶשׂ אֲשֶׁ֥ר תְּבֻשַּׁל־בּ֖וֹ יִשָּׁבֵ֑ר וְאִם־בִּכְלִ֤י נְחֹ֙שֶׁת֙ בֻּשָּׁ֔לָה וּמֹרַ֥ק וְשֻׁטַּ֖ף בַּמָּֽיִם׃
İçinde pişirildiği toprak kap kırılacak. Bakır kapta pişirilmişse kap ovulup suyla durulanacak.
Vayomer moşe el aharon veel banav başelu et habasar petah ohel moed veşam tohelu oto veet halehem aşer besal hamiluim kaaşer tsiveti lemor aharon uvanav yoheluu.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶל־אַהֲרֹ֣ן וְאֶל־בָּנָ֗יו בַּשְּׁל֣וּ אֶת־הַבָּשָׂר֮ פֶּ֣תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵד֒ וְשָׁם֙ תֹּאכְל֣וּ אֹת֔וֹ וְאֶ֨ת־הַלֶּ֔חֶם אֲשֶׁ֖ר בְּסַ֣ל הַמִּלֻּאִ֑ים כַּאֲשֶׁ֤ר צִוֵּ֙יתִי֙ לֵאמֹ֔ר אַהֲרֹ֥ן וּבָנָ֖יו יֹאכְלֻֽהוּ׃
Moşe, Aaron’a ve oğullarına şöyle dedi: “Eti Buluşma Çadırı’nın girişinde pişirin. ‘Aaron ve oğulları yiyecek’ diye buyurduğum gibi, eti ve göreve başlatma sepetindeki ekmeği orada yiyin.
Velakah hakohen et hazeroa beşela min haayil vehalat matsa ahat min hasal urekik matsa ehad venatan al kape hanazir ahar hitegaleho et nizro.
וְלָקַ֨ח הַכֹּהֵ֜ן אֶת־הַזְּרֹ֣עַ בְּשֵׁלָה֮ מִן־הָאַיִל֒ וְֽחַלַּ֨ת מַצָּ֤ה אַחַת֙ מִן־הַסַּ֔ל וּרְקִ֥יק מַצָּ֖ה אֶחָ֑ד וְנָתַן֙ עַל־כַּפֵּ֣י הַנָּזִ֔יר אַחַ֖ר הִֽתְגַּלְּח֥וֹ אֶת־נִזְרֽוֹ׃
Nazir adanmış saçlarını tıraş ettikten sonra kâhin koçun haşlanmış ön kolunu, sepetten bir mayasız ekmek halkasını ve bir ince mayasız ekmeği alıp nazirin avuçlarına koyacak.
Şatu haam velaketu vetahanu varehayim o dahu bamedoha uvişelu baparur veasu oto ugot vehaya tamo ketaam leşad haşamen.
שָׁטוּ֩ הָעָ֨ם וְלָֽקְט֜וּ וְטָחֲנ֣וּ בָרֵחַ֗יִם א֤וֹ דָכוּ֙ בַּמְּדֹכָ֔ה וּבִשְּׁלוּ֙ בַּפָּר֔וּר וְעָשׂ֥וּ אֹת֖וֹ עֻג֑וֹת וְהָיָ֣ה טַעְמ֔וֹ כְּטַ֖עַם לְשַׁ֥ד הַשָּֽׁמֶן׃
Halk dolaşıp onu toplar, el değirmeninde öğütür ya da havanda döver, tencerede pişirir ve ondan ekmekler yapardı. Tadı yağlı hamur işi gibiydi.
Lo tohelu hol nevela lager aşer bişareha titenena vaahalah o mahor lenaheri ki am kadoş ata ladonay eloheha lo tevaşel gedi bahalev imo.
לֹ֣א תֹאכְל֣וּ כָל־נְ֠בֵלָה לַגֵּ֨ר אֲשֶׁר־בִּשְׁעָרֶ֜יךָ תִּתְּנֶ֣נָּה וַאֲכָלָ֗הּ א֤וֹ מָכֹר֙ לְנָכְרִ֔י כִּ֣י עַ֤ם קָדוֹשׁ֙ אַתָּ֔ה לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹֽא־תְבַשֵּׁ֥ל גְּדִ֖י בַּחֲלֵ֥ב אִמּֽוֹ׃ (פ)
Hiçbir leş yemeyeceksiniz. Kapılarının içindeki yerleşik yabancıya verebilirsin, o yiyebilir; ya da dışarıdan bir yabancıya satabilirsin. Çünkü sen Tanrın Adonay için kutsal bir halksın. Oğlağı annesinin sütünde pişirmeyeceksin.
Uvişalta veahalta bamakom aşer yivhar Adonay eloheha bo ufanita vaboker vehalahta leohaleha.
וּבִשַּׁלְתָּ֙ וְאָ֣כַלְתָּ֔ בַּמָּק֕וֹם אֲשֶׁ֥ר יִבְחַ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בּ֑וֹ וּפָנִ֣יתָ בַבֹּ֔קֶר וְהָלַכְתָּ֖ לְאֹהָלֶֽיךָ׃
Onu Tanrın Adonay'ın seçeceği yerde pişirip yiyeceksin. Sabah dönüp çadırlarına gideceksin.
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.