İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

פָּרַשׂ

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 13 kez, 13 farklı ayette görülür.

Kök
פרש

Kitaplara göre dağılım

  • Şemot5 kullanım5 ayet
  • Bamidbar6 kullanım6 ayet
  • Devarim2 kullanım2 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Şemot 9:29

    Vayomer elav moşe ketseti et hair efros et kapay el Adonay hakolot yehdalun vehabarad lo yiheye od lemaan teda ki ladonay haarets.

    וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ מֹשֶׁ֔ה כְּצֵאתִי֙ אֶת־הָעִ֔יר אֶפְרֹ֥שׂ אֶת־כַּפַּ֖י אֶל־יְהוָ֑ה הַקֹּל֣וֹת יֶחְדָּל֗וּן וְהַבָּרָד֙ לֹ֣א יִֽהְיֶה־ע֔וֹד לְמַ֣עַן תֵּדַ֔ע כִּ֥י לַיהוָ֖ה הָאָֽרֶץ׃

    Moşe ona şöyle dedi: “Kentten çıkar çıkmaz ellerimi Adonay’a açacağım. Gök gürültüleri kesilecek ve artık dolu yağmayacak. Böylece yeryüzünün Adonay’a ait olduğunu bileceksin.

  2. Şemot 9:33

    Vayetse moşe meim paro et hair vayifros kapav el Adonay vayahdelu hakolot vehabarad umatar lo nitah aretsa.

    וַיֵּצֵ֨א מֹשֶׁ֜ה מֵעִ֤ם פַּרְעֹה֙ אֶת־הָעִ֔יר וַיִּפְרֹ֥שׂ כַּפָּ֖יו אֶל־יְהוָ֑ה וַֽיַּחְדְּל֤וּ הַקֹּלוֹת֙ וְהַבָּרָ֔ד וּמָטָ֖ר לֹא־נִתַּ֥ךְ אָֽרְצָה׃

    Moşe, Firavun’un yanından ayrılıp kentten çıktı ve ellerini Adonay’a açtı. Gök gürültüleri ve dolu kesildi; yeryüzüne yağmur da yağmaz oldu.

  3. Şemot 25:20

    Vehayu hakeruvim porese henafayim lemala sohehim behanfehem al hakaporet ufenehem el ahiv el hakaporet yihyu pene hakeruvim.

    וְהָי֣וּ הַכְּרֻבִים֩ פֹּרְשֵׂ֨י כְנָפַ֜יִם לְמַ֗עְלָה סֹכְכִ֤ים בְּכַנְפֵיהֶם֙ עַל־הַכַּפֹּ֔רֶת וּפְנֵיהֶ֖ם אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו אֶל־הַכַּפֹּ֔רֶת יִהְי֖וּ פְּנֵ֥י הַכְּרֻבִֽים׃

    Keruvlar kanatlarını yukarıya doğru açıp kapağı kanatlarıyla örtecekler. Yüzleri birbirine dönük olacak; keruvların yüzleri kapağa doğru bakacak.

  4. Şemot 37:9

    Vayihyu hakeruvim porese henafayim lemala sohehim behanfehem al hakaporet ufenehem el ahiv el hakaporet hayu pene hakeruvim.

    וַיִּהְי֣וּ הַכְּרֻבִים֩ פֹּרְשֵׂ֨י כְנָפַ֜יִם לְמַ֗עְלָה סֹֽכְכִ֤ים בְּכַנְפֵיהֶם֙ עַל־הַכַּפֹּ֔רֶת וּפְנֵיהֶ֖ם אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו אֶל־הַכַּפֹּ֔רֶת הָי֖וּ פְּנֵ֥י הַכְּרֻבִֽים׃ (פ)

    Keruvlar kanatlarını yukarıya doğru açmış, kapağı kanatlarıyla örtüyorlardı. Yüzleri birbirine dönüktü; keruvların yüzleri kapağa doğru bakıyordu.

  5. Şemot 40:19

    Vayifros et haohel al hamişkan vayasem et mihse haohel alav milmaela kaaşer tsiva Adonay et moşe.

    וַיִּפְרֹ֤שׂ אֶת־הָאֹ֙הֶל֙ עַל־הַמִּשְׁכָּ֔ן וַיָּ֜שֶׂם אֶת־מִכְסֵ֥ה הָאֹ֛הֶל עָלָ֖יו מִלְמָ֑עְלָה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (ס)

    Çadırı Mişkan’ın üzerine gerdi; çadırın örtüsünü onun üstüne koydu. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.

  6. Bamidbar 4:6

    Venatenu alav kesuy or tahaş ufaresu veged kelil tehelet milmaela vesamu badav.

    וְנָתְנ֣וּ עָלָ֗יו כְּסוּי֙ ע֣וֹר תַּ֔חַשׁ וּפָרְשׂ֧וּ בֶֽגֶד־כְּלִ֛יל תְּכֵ֖לֶת מִלְמָ֑עְלָה וְשָׂמ֖וּ בַּדָּֽיו׃

    Üzerine tahaş derisinden bir örtü koyacak, en üste tümüyle mavi bir kumaş serecek ve taşıma sırıklarını yerleştirecekler.

  7. Bamidbar 4:7

    Veal şulhan hapanim yifresu beged tehelet venatenu alav et hakearot veet hakapot veet hamenakiyot veet kesot hanaseh velehem hatamid alav yihye.

    וְעַ֣ל ׀ שֻׁלְחַ֣ן הַפָּנִ֗ים יִפְרְשׂוּ֮ בֶּ֣גֶד תְּכֵלֶת֒ וְנָתְנ֣וּ עָ֠לָיו אֶת־הַקְּעָרֹ֤ת וְאֶת־הַכַּפֹּת֙ וְאֶת־הַמְּנַקִּיֹּ֔ת וְאֵ֖ת קְשׂ֣וֹת הַנָּ֑סֶךְ וְלֶ֥חֶם הַתָּמִ֖יד עָלָ֥יו יִהְיֶֽה׃

    Huzur ekmekleri masasının üzerine mavi bir kumaş serecekler. Üzerine ekmek kalıplarını, kaşıkları, destekleri ve ekmeklerin üzerine yerleştirileceği olukları koyacaklar. Sürekli duran ekmek masanın üzerinde kalacak.

  8. Bamidbar 4:8

    Ufaresu alehem beged tolaat şani vehisu oto bemihse or tahaş vesamu et badav.

    וּפָרְשׂ֣וּ עֲלֵיהֶ֗ם בֶּ֚גֶד תּוֹלַ֣עַת שָׁנִ֔י וְכִסּ֣וּ אֹת֔וֹ בְּמִכְסֵ֖ה ע֣וֹר תָּ֑חַשׁ וְשָׂמ֖וּ אֶת־בַּדָּֽיו׃

    Bunların üzerine kırmızı bir kumaş serecek, onu tahaş derisinden bir örtüyle örtecek ve taşıma sırıklarını yerleştirecekler.

  9. Bamidbar 4:11

    Veal mizbah hazahav yifresu beged tehelet vehisu oto bemihse or tahaş vesamu et badav.

    וְעַ֣ל ׀ מִזְבַּ֣ח הַזָּהָ֗ב יִפְרְשׂוּ֙ בֶּ֣גֶד תְּכֵ֔לֶת וְכִסּ֣וּ אֹת֔וֹ בְּמִכְסֵ֖ה ע֣וֹר תָּ֑חַשׁ וְשָׂמ֖וּ אֶת־בַּדָּֽיו׃

    Altın sunağın üzerine mavi bir kumaş serecek, onu tahaş derisinden bir örtüyle örtecek ve taşıma sırıklarını yerleştirecekler.

  10. Bamidbar 4:13

    Vedişenu et hamizbeah ufaresu alav beged argaman.

    וְדִשְּׁנ֖וּ אֶת־הַמִּזְבֵּ֑חַ וּפָרְשׂ֣וּ עָלָ֔יו בֶּ֖גֶד אַרְגָּמָֽן׃

    Sunağın külünü kaldıracak ve üzerine erguvan bir kumaş serecekler.

  11. Bamidbar 4:14

    Venatenu alav et kol kelav aşer yeşaretu alav bahem et hamahtot et hamizlagot veet hayaim veet hamizrakot kol kele hamizbeah ufaresu alav kesuy or tahaş vesamu vadav.

    וְנָתְנ֣וּ עָ֠לָיו אֶֽת־כָּל־כֵּלָ֞יו אֲשֶׁ֣ר יְֽשָׁרְת֧וּ עָלָ֣יו בָּהֶ֗ם אֶת־הַמַּחְתֹּ֤ת אֶת־הַמִּזְלָגֹת֙ וְאֶת־הַיָּעִ֣ים וְאֶת־הַמִּזְרָקֹ֔ת כֹּ֖ל כְּלֵ֣י הַמִּזְבֵּ֑חַ וּפָרְשׂ֣וּ עָלָ֗יו כְּס֛וּי ע֥וֹר תַּ֖חַשׁ וְשָׂמ֥וּ בַדָּֽיו׃

    Üzerinde hizmet etmek için kullanılan bütün eşyalarını, kor kaplarını, çatalları, kürekleri ve kan kaplarını, sunağın bütün eşyalarını üzerine koyacaklar. Üzerine tahaş derisinden bir örtü serecek ve taşıma sırıklarını yerleştirecekler.

  12. Devarim 22:17

    Vehine u sam alilot devarim lemor lo matsati leviteha betulim veele betule viti ufaresu hasimla lifne zikne hair.

    וְהִנֵּה־ה֡וּא שָׂם֩ עֲלִילֹ֨ת דְּבָרִ֜ים לֵאמֹ֗ר לֹֽא־מָצָ֤אתִי לְבִתְּךָ֙ בְּתוּלִ֔ים וְאֵ֖לֶּה בְּתוּלֵ֣י בִתִּ֑י וּפָֽרְשׂוּ֙ הַשִּׂמְלָ֔ה לִפְנֵ֖י זִקְנֵ֥י הָעִֽיר׃

    Şimdi, "Kızında bekâret belirtilerini bulamadım" diyerek suçlamalar yöneltiyor. Oysa işte kızımın bekâret belirtileri.' Ardından örtüyü kentin ileri gelenlerinin önüne serecekler.

  13. Devarim 32:11

    Keneşer yair kino al gozalav yerahef yifros kenafav yikaheu yisaeu al evrato.

    כְּנֶ֙שֶׁר֙ יָעִ֣יר קִנּ֔וֹ עַל־גּוֹזָלָ֖יו יְרַחֵ֑ף יִפְרֹ֤שׂ כְּנָפָיו֙ יִקָּחֵ֔הוּ יִשָּׂאֵ֖הוּ עַל־אֶבְרָתֽוֹ׃

    Yuvasını uyandıran, yavrularının üzerinde süzülen kartal gibi kanatlarını açtı, onu aldı, kanatları üzerinde taşıdı.

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (5 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3cp
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHVqi3mp
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım)
    Teknik kodHVqrmpc
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi1cs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi3ms
Veri ve yöntem

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce): spread out

UBS kaynak sözlük anlamları: to spread out; to scatter; to spread; to flaunt; to parade; to cut up; to chop up

Kelime türü teknik kodu: V

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.