מַחְתָּה
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
fire-holder
18 kullanım · 15 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 18 kez, 15 farklı ayette görülür. Kök altında 1 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Umalkaheha umahtoteha zahav tahor.
וּמַלְקָחֶ֥יהָ וּמַחְתֹּתֶ֖יהָ זָהָ֥ב טָהֽוֹר׃
Fitil maşaları ve kül kapları saf altından olacak.
Veasita sirotav ledaşeno veyaav umizrekotav umizlegotav umahtotav lehol kelav taase nehoşet.
וְעָשִׂ֤יתָ סִּֽירֹתָיו֙ לְדַשְּׁנ֔וֹ וְיָעָיו֙ וּמִזְרְקֹתָ֔יו וּמִזְלְגֹתָ֖יו וּמַחְתֹּתָ֑יו לְכָל־כֵּלָ֖יו תַּעֲשֶׂ֥ה נְחֹֽשֶׁת׃
Küllerini toplamak için kaplarını, küreklerini, çanaklarını, çatallarını ve kor kaplarını yapacaksın. Bütün gereçlerini bakırdan yapacaksın.
Vayaas et neroteha şiva umalkaheha umahtoteha zahav tahor.
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־נֵרֹתֶ֖יהָ שִׁבְעָ֑ה וּמַלְקָחֶ֥יהָ וּמַחְתֹּתֶ֖יהָ זָהָ֥ב טָהֽוֹר׃
Onun yedi kandilini, fitil maşalarını ve kül kaplarını saf altından yaptı.
Vayaas et kol kele hamizbeah et hasirot veet hayaim veet hamizrakot et hamizlagot veet hamahtot kol kelav asa nehoşet.
וַיַּ֜עַשׂ אֶֽת־כָּל־כְּלֵ֣י הַמִּזְבֵּ֗חַ אֶת־הַסִּירֹ֤ת וְאֶת־הַיָּעִים֙ וְאֶת־הַמִּזְרָקֹ֔ת אֶת־הַמִּזְלָגֹ֖ת וְאֶת־הַמַּחְתֹּ֑ת כָּל־כֵּלָ֖יו עָשָׂ֥ה נְחֹֽשֶׁת׃
Sunağın bütün gereçlerini, kül kaplarını, kürekleri, çanakları, çatalları ve kor kaplarını yaptı. Bütün gereçlerini bakırdan yaptı.
Vayikhu vene aharon nadav vaaviu iş mahtato vayitenu vahen eş vayasimu aleha ketoret vayakrivu lifne Adonay eş zara aşer lo tsiva otam.
וַיִּקְח֣וּ בְנֵֽי־אַ֠הֲרֹן נָדָ֨ב וַאֲבִיה֜וּא אִ֣ישׁ מַחְתָּת֗וֹ וַיִּתְּנ֤וּ בָהֵן֙ אֵ֔שׁ וַיָּשִׂ֥ימוּ עָלֶ֖יהָ קְטֹ֑רֶת וַיַּקְרִ֜בוּ לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ אֵ֣שׁ זָרָ֔ה אֲשֶׁ֧ר לֹ֦א צִוָּ֖ה אֹתָֽם׃
Aaron’un oğulları Nadav ve Avihu, her biri kendi kor kabını aldı. İçlerine ateş koyup üzerine tütsü yerleştirdiler ve Adonay’ın önünde, kendilerine buyurmadığı yabancı bir ateş sundular.
Velakah melo hamahta gahale eş meal hamizbeah milifne Adonay umelo hofnav ketoret samim daka vehevi mibet laparohet.
וְלָקַ֣ח מְלֹֽא־הַ֠מַּחְתָּה גַּֽחֲלֵי־אֵ֞שׁ מֵעַ֤ל הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ מִלִּפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וּמְלֹ֣א חָפְנָ֔יו קְטֹ֥רֶת סַמִּ֖ים דַּקָּ֑ה וְהֵבִ֖יא מִבֵּ֥ית לַפָּרֹֽכֶת׃
Adonay’ın önündeki sunaktan bir kor kabı dolusu ateş közü ve iki avucu dolusu ince öğütülmüş güzel kokulu tütsü alıp perdenin iç tarafına getirecek.
Velakehu beged tehelet vehisu et menorat hamaor veet neroteha veet malkaheha veet mahtoteha veet kol kele şamnah aşer yeşaretu lah bahem.
וְלָקְח֣וּ ׀ בֶּ֣גֶד תְּכֵ֗לֶת וְכִסּ֞וּ אֶת־מְנֹרַ֤ת הַמָּאוֹר֙ וְאֶת־נֵ֣רֹתֶ֔יהָ וְאֶת־מַלְקָחֶ֖יהָ וְאֶת־מַחְתֹּתֶ֑יהָ וְאֵת֙ כָּל־כְּלֵ֣י שַׁמְנָ֔הּ אֲשֶׁ֥ר יְשָׁרְתוּ־לָ֖הּ בָּהֶֽם׃
Mavi bir kumaş alıp aydınlatma Menorası’nı, kandillerini, maşalarını, kor kaplarını ve hizmetinde kullanılan bütün yağ kaplarını örtecekler.
Venatenu alav et kol kelav aşer yeşaretu alav bahem et hamahtot et hamizlagot veet hayaim veet hamizrakot kol kele hamizbeah ufaresu alav kesuy or tahaş vesamu vadav.
וְנָתְנ֣וּ עָ֠לָיו אֶֽת־כָּל־כֵּלָ֞יו אֲשֶׁ֣ר יְֽשָׁרְת֧וּ עָלָ֣יו בָּהֶ֗ם אֶת־הַמַּחְתֹּ֤ת אֶת־הַמִּזְלָגֹת֙ וְאֶת־הַיָּעִ֣ים וְאֶת־הַמִּזְרָקֹ֔ת כֹּ֖ל כְּלֵ֣י הַמִּזְבֵּ֑חַ וּפָרְשׂ֣וּ עָלָ֗יו כְּס֛וּי ע֥וֹר תַּ֖חַשׁ וְשָׂמ֥וּ בַדָּֽיו׃
Üzerinde hizmet etmek için kullanılan bütün eşyalarını, kor kaplarını, çatalları, kürekleri ve kan kaplarını, sunağın bütün eşyalarını üzerine koyacaklar. Üzerine tahaş derisinden bir örtü serecek ve taşıma sırıklarını yerleştirecekler.
Zot asu kehu lahem mahtot korah vehol adato.
זֹ֖את עֲשׂ֑וּ קְחוּ־לָכֶ֣ם מַחְתּ֔וֹת קֹ֖רַח וְכָל־עֲדָתֽוֹ׃
Şunu yapın: Korah ve bütün topluluğu, kendinize kor kapları alın.
Bu ayette 4 eşleşme
Ukehu iş mahtato unetatem alehem ketoret vehikravtem lifne Adonay iş mahtato hamişim umatayim mahtot veata veaharon iş mahtato.
וּקְח֣וּ ׀ אִ֣ישׁ מַחְתָּת֗וֹ וּנְתַתֶּ֤ם עֲלֵיהֶם֙ קְטֹ֔רֶת וְהִקְרַבְתֶּ֞ם לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ אִ֣ישׁ מַחְתָּת֔וֹ חֲמִשִּׁ֥ים וּמָאתַ֖יִם מַחְתֹּ֑ת וְאַתָּ֥ה וְאַהֲרֹ֖ן אִ֥ישׁ מַחְתָּתֽוֹ׃
“Herkes kendi kor kabını alsın ve üzerine tütsü koysun. Her biriniz kendi kor kabını, iki yüz elli kor kabını Adonay’ın huzuruna getirsin. Sen ve Aaron da kendi kor kaplarınızı getirin.”
Vayikhu iş mahtato vayitenu alehem eş vayasimu alehem ketoret vayaamdu petah ohel moed umoşe veaharon.
וַיִּקְח֞וּ אִ֣ישׁ מַחְתָּת֗וֹ וַיִּתְּנ֤וּ עֲלֵיהֶם֙ אֵ֔שׁ וַיָּשִׂ֥ימוּ עֲלֵיהֶ֖ם קְטֹ֑רֶת וַֽיַּעַמְד֗וּ פֶּ֛תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד וּמֹשֶׁ֥ה וְאַהֲרֹֽן׃
Her biri kor kabını aldı, içine ateş koydu ve üzerine tütsü yerleştirdi. Moşe ve Aaron’la birlikte Buluşma Çadırı’nın girişinde durdular.
Emor el elazar ben aharon hakohen veyarem et hamahtot miben haserefa veet haeş zere halea ki kadeşu.
אֱמֹ֨ר אֶל־אֶלְעָזָ֜ר בֶּן־אַהֲרֹ֣ן הַכֹּהֵ֗ן וְיָרֵ֤ם אֶת־הַמַּחְתֹּת֙ מִבֵּ֣ין הַשְּׂרֵפָ֔ה וְאֶת־הָאֵ֖שׁ זְרֵה־הָ֑לְאָה כִּ֖י קָדֵֽשׁוּ׃
Kâhin Aaron’un oğlu Elazar’a söyle: Kor kaplarını yanmış kalıntıların arasından kaldırsın. Ateşi ise uzağa saç; çünkü kaplar kutsal olmuştur.
Et mahtot hahataim haele benafşotam veasu otam rikue fahim tsipuy lamizbeah ki hikrivum lifne Adonay vayikdaşu veyiheyu leot livne yisrael.
אֵ֡ת מַחְתּוֹת֩ הַֽחַטָּאִ֨ים הָאֵ֜לֶּה בְּנַפְשֹׁתָ֗ם וְעָשׂ֨וּ אֹתָ֜ם רִקֻּעֵ֤י פַחִים֙ צִפּ֣וּי לַמִּזְבֵּ֔חַ כִּֽי־הִקְרִיבֻ֥ם לִפְנֵֽי־יְהוָ֖ה וַיִּקְדָּ֑שׁוּ וְיִֽהְי֥וּ לְא֖וֹת לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Kendi canlarına karşı günah işleyen bu adamların kor kaplarını dövüp sunağa kaplama olacak levhalar yapın. Çünkü onları Adonay’ın huzuruna sundular ve kaplar kutsal oldu. İsraeloğulları için bir işaret olacaklar.
Vayikah elazar hakohen et mahtot hanehoşet aşer hikrivu haserufim vayerakeum tsipuy lamizbeah.
וַיִּקַּ֞ח אֶלְעָזָ֣ר הַכֹּהֵ֗ן אֵ֚ת מַחְתּ֣וֹת הַנְּחֹ֔שֶׁת אֲשֶׁ֥ר הִקְרִ֖יבוּ הַשְּׂרֻפִ֑ים וַֽיְרַקְּע֖וּם צִפּ֥וּי לַמִּזְבֵּֽחַ׃
Kâhin Elazar, yanan adamların sunduğu bakır kor kaplarını aldı. Onları dövüp sunağa kaplama yaptılar.
Vayomer moşe el aharon kah et hamahta veten aleha eş meal hamizbeah vesim ketoret veholeh mehera el haeda vehaper alehem ki yatsa haketsef milifne Adonay hehel hanagef.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן קַ֣ח אֶת־הַ֠מַּחְתָּה וְתֶן־עָלֶ֨יהָ אֵ֜שׁ מֵעַ֤ל הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ וְשִׂ֣ים קְטֹ֔רֶת וְהוֹלֵ֧ךְ מְהֵרָ֛ה אֶל־הָעֵדָ֖ה וְכַפֵּ֣ר עֲלֵיהֶ֑ם כִּֽי־יָצָ֥א הַקֶּ֛צֶף מִלִּפְנֵ֥י יְהוָ֖ה הֵחֵ֥ל הַנָּֽגֶף׃
Moşe Aaron’a, “Kor kabını al, sunağın üzerinden içine ateş koy ve tütsü yerleştir” dedi. “Çabucak topluluğa götür ve onlar için bağışlanma sağla. Çünkü Adonay’ın huzurundan öfke çıktı; bela başladı.”
Temel kelimeler (lemmalar)
fire-holder
18 kullanım · 15 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.