İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

וירא

görmek, bakmak, fark etmek; görünmek, ortaya çıkmak; göstermek; görmekten mecazen yaşamak, bulunmak veya deneyimlemek

Bu İbranice biçim Tora’da 88 kez, 85 farklı ayette görülür.

Türkçe okunuş biçimleri
vayarVayeraveyera
Temel kelime (lemma)
רָאָה
Kök
ראה

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit51 kullanım50 ayet
  • Şemot19 kullanım17 ayet
  • Vayikra3 kullanım3 ayet
  • Bamidbar11 kullanım11 ayet
  • Devarim4 kullanım4 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Şemot 2:11

    Bu ayette 2 kez

    Vayehi bayamim hahem vayigdal moşe vayetse el ehav vayar besivlotam vayar iş mitsri make iş ivri meehav.

    וַיְהִ֣י ׀ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֗ם וַיִּגְדַּ֤ל מֹשֶׁה֙ וַיֵּצֵ֣א אֶל־אֶחָ֔יו וַיַּ֖רְא בְּסִבְלֹתָ֑ם וַיַּרְא֙ אִ֣ישׁ מִצְרִ֔י מַכֶּ֥ה אִישׁ־עִבְרִ֖י מֵאֶחָֽיו׃

    O günlerde Moşe büyümüştü. Kardeşlerinin yanına çıktı ve onların ağır yükler altında çalıştığını gördü. Bir Mısırlının, kardeşlerinden bir İbraniyi dövdüğünü gördü.

  2. Şemot 2:12

    Vayifen ko vaho vayar ki en iş vayah et hamitsri vayitmeneu bahol.

    וַיִּ֤פֶן כֹּה֙ וָכֹ֔ה וַיַּ֖רְא כִּ֣י אֵ֣ין אִ֑ישׁ וַיַּךְ֙ אֶת־הַמִּצְרִ֔י וַֽיִּטְמְנֵ֖הוּ בַּחֽוֹל׃

    Sağına soluna bakıp kimsenin olmadığını görünce Mısırlıyı öldürdü ve kuma gömdü.

  3. Şemot 2:25

    Vayar Elohim et bene yisrael vayeda Elohim.

    וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֵּ֖דַע אֱלֹהִֽים׃ (ס)

    Tanrı İsrael oğullarını gördü; durumlarını biliyordu.

  4. Şemot 3:2

    Bu ayette 2 kez

    Vayera malah Adonay elav belabat eş mitoh hasene vayar vehine hasene boer baeş vehasene enenu ukal.

    וַ֠יֵּרָא מַלְאַ֨ךְ יְהֹוָ֥ה אֵלָ֛יו בְּלַבַּת־אֵ֖שׁ מִתּ֣וֹךְ הַסְּנֶ֑ה וַיַּ֗רְא וְהִנֵּ֤ה הַסְּנֶה֙ בֹּעֵ֣ר בָּאֵ֔שׁ וְהַסְּנֶ֖ה אֵינֶ֥נּוּ אֻכָּֽל׃

    Adonay’ın meleği, bir çalının ortasından yükselen ateş alevinde ona göründü. Moşe baktı: Çalı ateş içinde yanıyor ama yanıp bitmiyordu.

  5. Şemot 3:4

    Vayar Adonay ki sar lirot vayikra elav Elohim mitoh hasene vayomer moşe moşe vayomer hineni.

    וַיַּ֥רְא יְהוָ֖ה כִּ֣י סָ֣ר לִרְא֑וֹת וַיִּקְרָא֩ אֵלָ֨יו אֱלֹהִ֜ים מִתּ֣וֹךְ הַסְּנֶ֗ה וַיֹּ֛אמֶר מֹשֶׁ֥ה מֹשֶׁ֖ה וַיֹּ֥אמֶר הִנֵּֽנִי׃

    Adonay, onun bakmak için yaklaştığını görünce Tanrı çalının içinden, “Moşe, Moşe!” diye seslendi. Moşe, “Buradayım” dedi.

  6. Şemot 8:11

    Vayar paro ki hayeta harevaha vehahbed et libo velo şama alehem kaaşer diber Adonay.

    וַיַּ֣רְא פַּרְעֹ֗ה כִּ֤י הָֽיְתָה֙ הָֽרְוָחָ֔ה וְהַכְבֵּד֙ אֶת־לִבּ֔וֹ וְלֹ֥א שָׁמַ֖ע אֲלֵהֶ֑ם כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר יְהוָֽה׃ (ס)

    Firavun rahatladığını görünce yüreğini ağırlaştırdı. Adonay’ın söylediği gibi onları dinlemedi.

  7. Şemot 9:34

    Vayar paro ki hadal hamatar vehabarad vehakolot vayosef lahato vayahbed libo u vaavadav.

    וַיַּ֣רְא פַּרְעֹ֗ה כִּֽי־חָדַ֨ל הַמָּטָ֧ר וְהַבָּרָ֛ד וְהַקֹּלֹ֖ת וַיֹּ֣סֶף לַחֲטֹ֑א וַיַּכְבֵּ֥ד לִבּ֖וֹ ה֥וּא וַעֲבָדָֽיו׃

    Firavun yağmurun, dolunun ve gök gürültülerinin kesildiğini görünce yine günah işledi. Hem o hem de görevlileri yüreklerini ağırlaştırdılar.

  8. Şemot 14:30

    Vayoşa Adonay bayom hau et yisrael miyad mitsrayim vayar yisrael et mitsrayim met al sefat hayam.

    וַיּ֨וֹשַׁע יְהוָ֜ה בַּיּ֥וֹם הַה֛וּא אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מִיַּ֣ד מִצְרָ֑יִם וַיַּ֤רְא יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־מִצְרַ֔יִם מֵ֖ת עַל־שְׂפַ֥ת הַיָּֽם׃

    Adonay o gün İsrael’i Mısırlıların elinden kurtardı. İsrael, deniz kıyısında Mısırlıların ölülerini gördü.

  9. Şemot 14:31

    Vayar yisrael et hayad hagedola aşer asa Adonay bemitsrayim vayireu haam et Adonay vayaaminu badonay uvemoşe avdo.

    וַיַּ֨רְא יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־הַיָּ֣ד הַגְּדֹלָ֗ה אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ בְּמִצְרַ֔יִם וַיִּֽירְא֥וּ הָעָ֖ם אֶת־יְהוָ֑ה וַיַּֽאֲמִ֙ינוּ֙ בַּֽיהוָ֔ה וּבְמֹשֶׁ֖ה עַבְדּֽוֹ׃ (פ)

    İsrael, Adonay’ın Mısır’a karşı gösterdiği büyük gücü gördü. Halk Adonay’dan korktu; Adonay’a ve kulu Moşe’ye güvendi.

  10. Şemot 18:14

    Vayar hoten moşe et kol aşer u ose laam vayomer ma hadavar haze aşer ata ose laam madua ata yoşev levadeha vehol haam nitsav aleha min boker ad arev.

    וַיַּרְא֙ חֹתֵ֣ן מֹשֶׁ֔ה אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־ה֥וּא עֹשֶׂ֖ה לָעָ֑ם וַיֹּ֗אמֶר מָֽה־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֨ר אַתָּ֤ה עֹשֶׂה֙ לָעָ֔ם מַדּ֗וּעַ אַתָּ֤ה יוֹשֵׁב֙ לְבַדֶּ֔ךָ וְכָל־הָעָ֛ם נִצָּ֥ב עָלֶ֖יךָ מִן־בֹּ֥קֶר עַד־עָֽרֶב׃

    Moşe’nin kayınpederi, onun halk için yaptığı her şeyi görünce, “Halk için yaptığın bu iş nedir?” dedi. “Neden yalnız sen oturuyorsun da bütün halk sabahtan akşama kadar önünde bekliyor?”

  11. Şemot 20:15

    Vehol haam roim et hakolot veet halapidim veet kol haşofar veet hahar aşen vayar haam vayanuu vayaamdu merahok.

    וְכָל־הָעָם֩ רֹאִ֨ים אֶת־הַקּוֹלֹ֜ת וְאֶת־הַלַּפִּידִ֗ם וְאֵת֙ ק֣וֹל הַשֹּׁפָ֔ר וְאֶת־הָהָ֖ר עָשֵׁ֑ן וַיַּ֤רְא הָעָם֙ וַיָּנֻ֔עוּ וַיַּֽעַמְד֖וּ מֵֽרָחֹֽק׃

    Bütün halk sesleri, alevleri, şofar sesini ve duman içindeki dağı görüyordu. Halk görünce titredi ve uzakta durdu.

  12. Şemot 32:1

    Vayar haam ki voşeş moşe laredet min hahar vayikahel haam al aharon vayomeru elav kum ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.

    וַיַּ֣רְא הָעָ֔ם כִּֽי־בֹשֵׁ֥שׁ מֹשֶׁ֖ה לָרֶ֣דֶת מִן־הָהָ֑ר וַיִּקָּהֵ֨ל הָעָ֜ם עַֽל־אַהֲרֹ֗ן וַיֹּאמְר֤וּ אֵלָיו֙ ק֣וּם ׀ עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֗ים אֲשֶׁ֤ר יֵֽלְכוּ֙ לְפָנֵ֔ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃

    Halk Moşe’nin dağdan inmekte geciktiğini görünce Aaron’un çevresine toplandı. Ona, “Kalk, önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz” dediler.

  13. Şemot 32:5

    Vayar aharon vayiven mizbeah lefanav vayikra aharon vayomar hag ladonay mahar.

    וַיַּ֣רְא אַהֲרֹ֔ן וַיִּ֥בֶן מִזְבֵּ֖חַ לְפָנָ֑יו וַיִּקְרָ֤א אַֽהֲרֹן֙ וַיֹּאמַ֔ר חַ֥ג לַיהוָ֖ה מָחָֽר׃

    Aaron bunu görünce onun önüne bir sunak yaptı. Sonra, “Yarın Adonay için bayram var!” diye duyurdu.

  14. Şemot 32:19

    Vayehi kaaşer karav el hamahane vayar et haegel umeholot vayihar af moşe vayaşleh miyadav et haluhot vayeşaber otam tahat hahar.

    וַֽיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֤ר קָרַב֙ אֶל־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וַיַּ֥רְא אֶת־הָעֵ֖גֶל וּמְחֹלֹ֑ת וַיִּֽחַר־אַ֣ף מֹשֶׁ֗ה וַיַּשְׁלֵ֤ךְ מידו [מִיָּדָיו֙] אֶת־הַלֻּחֹ֔ת וַיְשַׁבֵּ֥ר אֹתָ֖ם תַּ֥חַת הָהָֽר׃

    Ordugâha yaklaşıp buzağıyı ve dansları görünce Moşe’nin öfkesi alevlendi. Elindeki levhaları fırlatıp dağın eteğinde kırdı.

  15. Şemot 32:25

    Vayar moşe et haam ki farua u ki ferao aharon leşimtsa bekamehem.

    וַיַּ֤רְא מֹשֶׁה֙ אֶת־הָעָ֔ם כִּ֥י פָרֻ֖עַ ה֑וּא כִּֽי־פְרָעֹ֣ה אַהֲרֹ֔ן לְשִׁמְצָ֖ה בְּקָמֵיהֶֽם׃

    Moşe halkın başıboş kaldığını gördü. Çünkü Aaron onları başıboş bırakmış, düşmanlarının gözünde alay konusu olmalarına yol açmıştı.

  16. Şemot 34:30

    Vayar aharon vehol bene yisrael et moşe vehine karan or panav vayireu migeşet elav.

    וַיַּ֨רְא אַהֲרֹ֜ן וְכָל־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־מֹשֶׁ֔ה וְהִנֵּ֥ה קָרַ֖ן ע֣וֹר פָּנָ֑יו וַיִּֽירְא֖וּ מִגֶּ֥שֶׁת אֵלָֽיו׃

    Aaron ve bütün İsrael oğulları Moşe’yi gördüler. İşte, yüzünün derisi ışıldıyordu; ona yaklaşmaktan korktular.

  17. Şemot 39:43

    Vayar moşe et kol hamelaha vehine asu otah kaaşer tsiva Adonay ken asu vayevareh otam moşe.

    וַיַּ֨רְא מֹשֶׁ֜ה אֶת־כָּל־הַמְּלָאכָ֗ה וְהִנֵּה֙ עָשׂ֣וּ אֹתָ֔הּ כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה כֵּ֣ן עָשׂ֑וּ וַיְבָ֥רֶךְ אֹתָ֖ם מֹשֶֽׁה׃ (פ)

    Moşe bütün işi gördü. İşte, yapmışlardı; Adonay’ın buyurduğu gibi yapmışlardı. Moşe onları kutsadı.

  18. Vayikra 9:6

    Vayomer moşe ze hadavar aşer tsiva Adonay taasu veyera alehem kevod Adonay.

    וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה זֶ֧ה הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה תַּעֲשׂ֑וּ וְיֵרָ֥א אֲלֵיכֶ֖ם כְּב֥וֹד יְהוָֽה׃

    Moşe, “Adonay’ın yapmanızı buyurduğu şey budur; Adonay’ın görkemi size görünecek” dedi.

  19. Vayikra 9:23

    Vayavo moşe veaharon el ohel moed vayetseu vayevarahu et haam vayera hevod Adonay el kol haam.

    וַיָּבֹ֨א מֹשֶׁ֤ה וְאַהֲרֹן֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וַיֵּ֣צְא֔וּ וַֽיְבָרֲכ֖וּ אֶת־הָעָ֑ם וַיֵּרָ֥א כְבוֹד־יְהוָ֖ה אֶל־כָּל־הָעָֽם׃

    Moşe ve Aaron Buluşma Çadırı’na girdiler. Çıkınca halkı kutsadılar; Adonay’ın görkemi bütün halka göründü.

  20. Vayikra 9:24

    Vatetse eş milifne Adonay vatohal al hamizbeah et haola veet hahalavim vayar kol haam vayaronu vayipelu al penehem.

    וַתֵּ֤צֵא אֵשׁ֙ מִלִּפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וַתֹּ֙אכַל֙ עַל־הַמִּזְבֵּ֔חַ אֶת־הָעֹלָ֖ה וְאֶת־הַחֲלָבִ֑ים וַיַּ֤רְא כָּל־הָעָם֙ וַיָּרֹ֔נּוּ וַֽיִּפְּל֖וּ עַל־פְּנֵיהֶֽם׃

    Adonay’ın önünden bir ateş çıktı ve sunağın üzerindeki bütünüyle yakılan sunuyu ve içyağlarını yakıp bitirdi. Bütün halk bunu görünce sevinçle haykırıp yüzüstü yere kapandı.

  21. Bamidbar 16:19

    Vayakhel alehem korah et kol haeda el petah ohel moed vayera hevod Adonay el kol haeda.

    וַיַּקְהֵ֨ל עֲלֵיהֶ֥ם קֹ֙רַח֙ אֶת־כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה אֶל־פֶּ֖תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וַיֵּרָ֥א כְבוֹד־יְהוָ֖ה אֶל־כָּל־הָעֵדָֽה׃ (פ)

    Korah bütün topluluğu onlara karşı Buluşma Çadırı’nın girişine topladı. Adonay’ın görkemi bütün topluluğa göründü.

  22. Bamidbar 17:7

    Vayehi behikahel haeda al moşe veal aharon vayifnu el ohel moed vehine hisau heanan vayera kevod Adonay.

    וַיְהִ֗י בְּהִקָּהֵ֤ל הָֽעֵדָה֙ עַל־מֹשֶׁ֣ה וְעַֽל־אַהֲרֹ֔ן וַיִּפְנוּ֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וְהִנֵּ֥ה כִסָּ֖הוּ הֶעָנָ֑ן וַיֵּרָ֖א כְּב֥וֹד יְהוָֽה׃

    Topluluk Moşe’ye ve Aaron’a karşı toplandığında Buluşma Çadırı’na döndüler. İşte, bulut onu kaplamış ve Adonay’ın görkemi görünmüştü.

  23. Bamidbar 20:6

    Vayavo moşe veaharon mipene hakahal el petah ohel moed vayipelu al penehem vayera hevod Adonay alehem.

    וַיָּבֹא֩ מֹשֶׁ֨ה וְאַהֲרֹ֜ן מִפְּנֵ֣י הַקָּהָ֗ל אֶל־פֶּ֙תַח֙ אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וַֽיִּפְּל֖וּ עַל־פְּנֵיהֶ֑ם וַיֵּרָ֥א כְבוֹד־יְהוָ֖ה אֲלֵיהֶֽם׃ (פ)

    Moşe ve Aaron topluluğun önünden ayrılıp Buluşma Çadırı’nın girişine geldiler ve yüzüstü yere kapandılar. Adonay’ın görkemi onlara göründü.

  24. Bamidbar 22:2

    Vayar balak ben tsipor et kol aşer asa yisrael laemori.

    וַיַּ֥רְא בָּלָ֖ק בֶּן־צִפּ֑וֹר אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־עָשָׂ֥ה יִשְׂרָאֵ֖ל לָֽאֱמֹרִֽי׃

    Tsippor oğlu Balak, İsrael’in Amorilere yaptığı her şeyi gördü.

  25. Bamidbar 22:31

    Vayegal Adonay et ene vilam vayar et malah Adonay nitsav badereh veharbo şelufa beyado vayikod vayiştahu leapav.

    וַיְגַ֣ל יְהוָה֮ אֶת־עֵינֵ֣י בִלְעָם֒ וַיַּ֞רְא אֶת־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ נִצָּ֣ב בַּדֶּ֔רֶךְ וְחַרְבּ֥וֹ שְׁלֻפָ֖ה בְּיָד֑וֹ וַיִּקֹּ֥ד וַיִּשְׁתַּ֖חוּ לְאַפָּֽיו׃

    Adonay Bilam’ın gözlerini açtı. Bilam, Adonay’ın meleğini elinde çekilmiş kılıcıyla yolda dururken gördü; eğilip yüzüstü yere kapandı.

  26. Bamidbar 22:41

    Vayehi vaboker vayikah balak et bilam vayaaleu bamot baal vayar mişam ketse haam.

    וַיְהִ֣י בַבֹּ֔קֶר וַיִּקַּ֤ח בָּלָק֙ אֶת־בִּלְעָ֔ם וַֽיַּעֲלֵ֖הוּ בָּמ֣וֹת בָּ֑עַל וַיַּ֥רְא מִשָּׁ֖ם קְצֵ֥ה הָעָֽם׃

    Sabah olunca Balak, Bilam’ı alıp Bamot-Baal’e çıkardı. Bilam oradan halkın bir ucunu gördü.

  27. Bamidbar 24:1

    Vayar bilam ki tov beene Adonay levareh et yisrael velo halah kefaam befaam likrat nehaşim vayaşet el hamidbar panav.

    וַיַּ֣רְא בִּלְעָ֗ם כִּ֣י ט֞וֹב בְּעֵינֵ֤י יְהוָה֙ לְבָרֵ֣ךְ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל וְלֹא־הָלַ֥ךְ כְּפַֽעַם־בְּפַ֖עַם לִקְרַ֣את נְחָשִׁ֑ים וַיָּ֥שֶׁת אֶל־הַמִּדְבָּ֖ר פָּנָֽיו׃

    Bilam, İsrael’i kutsamanın Adonay’ın gözünde iyi olduğunu görünce önceki seferlerdeki gibi kehanet aramaya gitmedi; yüzünü çöle çevirdi.

  28. Bamidbar 24:2

    Vayisa vilam et enav vayar et yisrael şohen lişvatav vatehi alav ruah Elohim.

    וַיִּשָּׂ֨א בִלְעָ֜ם אֶת־עֵינָ֗יו וַיַּרְא֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל שֹׁכֵ֖ן לִשְׁבָטָ֑יו וַתְּהִ֥י עָלָ֖יו ר֥וּחַ אֱלֹהִֽים׃

    Bilam gözlerini kaldırıp İsrael’i kabilelerine göre yerleşmiş halde gördü. Tanrı’nın ruhu onun üzerine geldi.

  29. Bamidbar 24:20

    Vayar et amalek vayisa meşalo vayomar reşit goyim amalek veaharito ade oved.

    וַיַּרְא֙ אֶת־עֲמָלֵ֔ק וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר רֵאשִׁ֤ית גּוֹיִם֙ עֲמָלֵ֔ק וְאַחֲרִית֖וֹ עֲדֵ֥י אֹבֵֽד׃

    Amalek’i gördü ve şiirli sözlerini söyledi: “Amalek ulusların ilkiydi, ama sonu tümüyle yok olmaktır.”

  30. Bamidbar 24:21

    Vayar et hakeni vayisa meşalo vayomar etan moşaveha vesim basela kineha.

    וַיַּרְא֙ אֶת־הַקֵּינִ֔י וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר אֵיתָן֙ מֽוֹשָׁבֶ֔ךָ וְשִׂ֥ים בַּסֶּ֖לַע קִנֶּֽךָ׃

    Kenileri gördü ve şiirli sözlerini söyledi: “Yaşadığın yer sağlam; yuvan kayaya kurulmuş.

  31. Bamidbar 25:7

    Vayar pinehas ben elazar ben aharon hakohen vayakom mitoh haeda vayikah romah beyado.

    וַיַּ֗רְא פִּֽינְחָס֙ בֶּן־אֶלְעָזָ֔ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֖ן הַכֹּהֵ֑ן וַיָּ֙קָם֙ מִתּ֣וֹךְ הָֽעֵדָ֔ה וַיִּקַּ֥ח רֹ֖מַח בְּיָדֽוֹ׃

    Kohen Aaron’un oğlu Elazar’ın oğlu Pinhas bunu gördü. Topluluğun arasından kalkıp eline bir mızrak aldı.

  32. Devarim 26:7

    Vanitsak el Adonay elohe avotenu vayişma Adonay et kolenu vayar et onyenu veet amalenu veet lahatsenu.

    וַנִּצְעַ֕ק אֶל־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֣י אֲבֹתֵ֑ינוּ וַיִּשְׁמַ֤ע יְהוָה֙ אֶת־קֹלֵ֔נוּ וַיַּ֧רְא אֶת־עָנְיֵ֛נוּ וְאֶת־עֲמָלֵ֖נוּ וְאֶת־לַחֲצֵֽנוּ׃

    Atalarımızın Tanrısı Adonay'a haykırdık. Adonay sesimizi duydu; çektiğimiz sıkıntıyı, zahmeti ve baskıyı gördü.

  33. Devarim 31:15

    Vayera Adonay baohel beamud anan vayaamod amud heanan al petah haohel.

    וַיֵּרָ֧א יְהוָ֛ה בָּאֹ֖הֶל בְּעַמּ֣וּד עָנָ֑ן וַיַּעֲמֹ֛ד עַמּ֥וּד הֶעָנָ֖ן עַל־פֶּ֥תַח הָאֹֽהֶל׃ (ס)

    Adonay çadırda bir bulut sütunu içinde göründü; bulut sütunu çadırın girişinde durdu.

  34. Devarim 32:19

    Vayar Adonay vayinats mikaas banav uvenotav.

    וַיַּ֥רְא יְהוָ֖ה וַיִּנְאָ֑ץ מִכַּ֥עַס בָּנָ֖יו וּבְנֹתָֽיו׃

    Adonay gördü ve oğullarının, kızlarının öfkelendirmesi yüzünden onları reddetti.

  35. Devarim 33:21

    Vayar reşit lo ki şam helkat mehokek safun vayete raşe am tsidkat Adonay asa umişpatav im yisrael.

    וַיַּ֤רְא רֵאשִׁית֙ ל֔וֹ כִּי־שָׁ֛ם חֶלְקַ֥ת מְחֹקֵ֖ק סָפ֑וּן וַיֵּתֵא֙ רָ֣אשֵׁי עָ֔ם צִדְקַ֤ת יְהוָה֙ עָשָׂ֔ה וּמִשְׁפָּטָ֖יו עִם־יִשְׂרָאֵֽל׃ (ס)

    İlk payı kendisi için seçti; çünkü orada yasa koyucunun payı saklıydı. Halkın başlarıyla birlikte geldi; Adonay'ın doğruluğunu ve İsrael'le ilgili yargılarını yerine getirdi.'

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to see; to look; to notice; to be seen; to become visible; to appear; to look at one another; to face each other

Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 74 kez

Teknik kodHC/Vqw3ms
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to see; to look; to notice; to be seen; to become visible; to appear; to look at one another; to face each other

Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Nifal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 13 kez

Teknik kodHC/VNw3ms
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to see; to look; to notice; to be seen; to become visible; to appear; to look at one another; to face each other

Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Nifal, jussif, 3. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHC/VNj3ms
Veri ve yöntem

Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.

Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.