TORA LEMMA DİZİNİ
פָּרָה
Bu lemma Tora’da 19 kez, 18 ayette kullanılır.
Sözlük bilgisi
Kaynak glossu (İngilizce): bear fruit
Kök — שורש (şoreş, kök): פרה
Kelime türü kodu: V
UBS kaynak glossları
to grow; to sprout; to bear; to cause to grow; to cause to sprout; to be fruitful; to flourish; to increase; to make fruitful; to make flourish; to cause to increase
Morfoloji/lemma: OSHB ve Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam varsa UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak glosslarından hazırlanmış ToraOku Türkçe yerelleştirmesidir.
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit15 kullanım14 ayet
- Şemot2 kullanım2 ayet
- Vayikra1 kullanım1 ayet
- Devarim1 kullanım1 ayet
Yazılı biçimler
- פָּר֧וּ 5 kullanım
- וְהִפְרֵיתִ֣י 2 kullanım
- פֹּרֶ֥ה 2 kullanım
- פֹּרָת֙ 2 kullanım
- הִפְרַ֥נִי 1 kullanım
- וְהִפְרֵתִ֤י 1 kullanım
- וַיִּפְר֥וּ 1 kullanım
- וְיַפְרְךָ֖ 1 kullanım
- וּפָר֥וּ 1 kullanım
- וּפָרִ֥ינוּ 1 kullanım
- מַפְרְךָ֙ 1 kullanım
- תִּפְרֶ֔ה 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
Dilbilgisel biçimler
- fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (4 kullanım · HVqv2mp)
- bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (3 kullanım · HC/Vhq1cs)
- fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (2 kullanım · HVqrfsc)
- bağlaç + fiil, Hifil, jussif, 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vhj3ms/Sp2ms)
- bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HC/Vqp1cp)
- bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HC/Vqq3cp)
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HC/Vqw3mp)
- fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HVhp3ms/Sp1cs)
- fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVhrmsc/Sp2ms)
- fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqi2ms)
- fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HVqp3cp)
- fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım · HVqrmsa)
- fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqv2ms)
Geçtiği ayetler
Bereşit 1:22
Vayevareh otam Elohim lemor peru urevu umilu et hamayim bayamim vehaof yirev baarets.
וַיְבָ֧רֶךְ אֹתָ֛ם אֱלֹהִ֖ים לֵאמֹ֑ר פְּר֣וּ וּרְב֗וּ וּמִלְא֤וּ אֶת־הַמַּ֙יִם֙ בַּיַּמִּ֔ים וְהָע֖וֹף יִ֥רֶב בָּאָֽרֶץ׃
Tanrı onları kutsayarak, “Üreyin, çoğalın ve denizlerdeki suları doldurun; kuşlar da yeryüzünde çoğalsın” dedi.
Bereşit 1:28
Vayevareh otam Elohim vayomer lahem Elohim peru urevu umilu et haarets vehivşuha uredu bidgat hayam uveof haşamayim uvehol haya haromeset al haarets.
וַיְבָ֣רֶךְ אֹתָם֮ אֱלֹהִים֒ וַיֹּ֨אמֶר לָהֶ֜ם אֱלֹהִ֗ים פְּר֥וּ וּרְב֛וּ וּמִלְא֥וּ אֶת־הָאָ֖רֶץ וְכִבְשֻׁ֑הָ וּרְד֞וּ בִּדְגַ֤ת הַיָּם֙ וּבְע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וּבְכָל־חַיָּ֖ה הָֽרֹמֶ֥שֶׂת עַל־הָאָֽרֶץ׃
Tanrı onları kutsadı ve onlara, “Üreyin, çoğalın, yeryüzünü doldurun ve onu egemenliğiniz altına alın. Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara ve yeryüzünde hareket eden bütün canlılara hükmedin” dedi.
Bereşit 8:17
Kol hahaya aşer iteha mikol basar baof uvabehema uvehol haremes haromes al haarets hayetse itah veşaretsu vaarets ufaru veravu al haarets.
כָּל־הַחַיָּ֨ה אֲשֶֽׁר־אִתְּךָ֜ מִכָּל־בָּשָׂ֗ר בָּע֧וֹף וּבַבְּהֵמָ֛ה וּבְכָל־הָרֶ֛מֶשׂ הָרֹמֵ֥שׂ עַל־הָאָ֖רֶץ הוצא [הַיְצֵ֣א] אִתָּ֑ךְ וְשָֽׁרְצ֣וּ בָאָ֔רֶץ וּפָר֥וּ וְרָב֖וּ עַל־הָאָֽרֶץ׃
Yanındaki bütün canlıları da çıkar: kuşları, evcil hayvanları ve yeryüzünde hareket eden bütün canlıları. Yeryüzüne yayılsınlar, üreyip çoğalsınlar.”
Bereşit 9:1
Vayevareh Elohim et noah veet banav vayomer lahem peru urevu umilu et haarets.
וַיְבָ֣רֶךְ אֱלֹהִ֔ים אֶת־נֹ֖חַ וְאֶת־בָּנָ֑יו וַיֹּ֧אמֶר לָהֶ֛ם פְּר֥וּ וּרְב֖וּ וּמִלְא֥וּ אֶת־הָאָֽרֶץ׃
Tanrı, Noah’ı ve oğullarını kutsayarak onlara, “Üreyin, çoğalın ve yeryüzünü doldurun” dedi.
Bereşit 9:7
Veatem peru urevu şirtsu vaarets urevu vah.
וְאַתֶּ֖ם פְּר֣וּ וּרְב֑וּ שִׁרְצ֥וּ בָאָ֖רֶץ וּרְבוּ־בָֽהּ׃ (ס)
Siz ise üreyip çoğalın; yeryüzüne yayılın ve orada çoğalın.”
Bereşit 17:6
Vehifreti oteha bimod meod unetatiha legoyim umelahim mimeha yetseu.
וְהִפְרֵתִ֤י אֹֽתְךָ֙ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֔ד וּנְתַתִּ֖יךָ לְגוֹיִ֑ם וּמְלָכִ֖ים מִמְּךָ֥ יֵצֵֽאוּ׃
Seni çok, pek çok verimli kılacağım. Senden halklar meydana getireceğim; senden krallar çıkacak.
Bereşit 17:20
Uleyişmael şematiha hine berahti oto vehifreti oto vehirbeti oto bimod meod şenem asar nesiim yolid unetativ legoy gadol.
וּֽלְיִשְׁמָעֵ֘אל שְׁמַעְתִּיךָ֒ הִנֵּ֣ה ׀ בֵּרַ֣כְתִּי אֹת֗וֹ וְהִפְרֵיתִ֥י אֹת֛וֹ וְהִרְבֵּיתִ֥י אֹת֖וֹ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֑ד שְׁנֵים־עָשָׂ֤ר נְשִׂיאִם֙ יוֹלִ֔יד וּנְתַתִּ֖יו לְג֥וֹי גָּדֽוֹל׃
Yişmael konusunda da seni duydum. İşte, onu kutsadım; onu verimli kılıp çok, pek çok çoğaltacağım. On iki önderin babası olacak; onu büyük bir halk yapacağım.
Bereşit 26:22
Vayatek mişam vayahpor beer aheret velo ravu aleha vayikra şemah rehovot vayomer ki ata hirhiv Adonay lanu ufarinu vaarets.
וַיַּעְתֵּ֣ק מִשָּׁ֗ם וַיַּחְפֹּר֙ בְּאֵ֣ר אַחֶ֔רֶת וְלֹ֥א רָב֖וּ עָלֶ֑יהָ וַיִּקְרָ֤א שְׁמָהּ֙ רְחֹב֔וֹת וַיֹּ֗אמֶר כִּֽי־עַתָּ֞ה הִרְחִ֧יב יְהוָ֛ה לָ֖נוּ וּפָרִ֥ינוּ בָאָֽרֶץ׃
Oradan uzaklaşıp başka bir kuyu kazdı. Bunun için çekişmediler. Ona Rehovot adını verdi ve “Artık Adonay bize geniş bir yer açtı; bu ülkede çoğalacağız” dedi.
Bereşit 28:3
Veel şaday yevareh oteha veyafreha veyarbeha vehayita likhal amim.
וְאֵ֤ל שַׁדַּי֙ יְבָרֵ֣ךְ אֹֽתְךָ֔ וְיַפְרְךָ֖ וְיַרְבֶּ֑ךָ וְהָיִ֖יתָ לִקְהַ֥ל עַמִּֽים׃
El Şaday seni kutsasın, seni verimli kılsın ve çoğaltsın; bir halklar topluluğu olasın.
Bereşit 35:11
Vayomer lo Elohim ani el şaday pere ureve goy ukehal goyim yihye mimeka umelahim mehalatseha yetseu.
וַיֹּאמֶר֩ ל֨וֹ אֱלֹהִ֜ים אֲנִ֨י אֵ֤ל שַׁדַּי֙ פְּרֵ֣ה וּרְבֵ֔ה גּ֛וֹי וּקְהַ֥ל גּוֹיִ֖ם יִהְיֶ֣ה מִמֶּ֑ךָּ וּמְלָכִ֖ים מֵחֲלָצֶ֥יךָ יֵצֵֽאוּ׃
Tanrı ona şöyle dedi: “Ben El Şaday’ım. Verimli ol, çoğal. Senden bir ulus ve bir uluslar topluluğu doğacak; krallar senin soyundan çıkacak.
Bereşit 41:52
Veet şem haşeni kara efrayim ki hifrani Elohim beerets onyi.
וְאֵ֛ת שֵׁ֥ם הַשֵּׁנִ֖י קָרָ֣א אֶפְרָ֑יִם כִּֽי־הִפְרַ֥נִי אֱלֹהִ֖ים בְּאֶ֥רֶץ עָנְיִֽי׃
İkincisine Efrayim adını verdi. “Tanrı beni sıkıntı çektiğim ülkede verimli kıldı” dedi.
Bereşit 47:27
Vayeşev yisrael beerets mitsrayim beerets goşen vayeahazu vah vayifru vayirbu meod.
וַיֵּ֧שֶׁב יִשְׂרָאֵ֛ל בְּאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם בְּאֶ֣רֶץ גֹּ֑שֶׁן וַיֵּאָחֲז֣וּ בָ֔הּ וַיִּפְר֥וּ וַיִּרְבּ֖וּ מְאֹֽד׃
İsrael, Mısır ülkesinde, Goşen bölgesinde oturdu. Orada mülk edindiler; verimli olup çok çoğaldılar.
Bereşit 48:4
Vayomer elay hinni mafreha vehirbitiha unetatiha likhal amim venatati et haarets hazot lezaraha ahareha ahuzat olam.
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י הִנְנִ֤י מַפְרְךָ֙ וְהִרְבִּיתִ֔ךָ וּנְתַתִּ֖יךָ לִקְהַ֣ל עַמִּ֑ים וְנָ֨תַתִּ֜י אֶת־הָאָ֧רֶץ הַזֹּ֛את לְזַרְעֲךָ֥ אַחֲרֶ֖יךָ אֲחֻזַּ֥ת עוֹלָֽם׃
Bana, ‘Seni verimli kılıp çoğaltacağım’ dedi. ‘Senden bir halklar topluluğu oluşturacağım. Bu ülkeyi senden sonra soyuna sonsuza dek mülk olarak vereceğim.’
Bereşit 49:22
Bu ayette 2 eşleşme
Ben porat yosef ben porat ale ayin banot tsaada ale şur.
בֵּ֤ן פֹּרָת֙ יוֹסֵ֔ף בֵּ֥ן פֹּרָ֖ת עֲלֵי־עָ֑יִן בָּנ֕וֹת צָעֲדָ֖ה עֲלֵי־שֽׁוּר׃
Yosef meyve veren bir daldır, pınar başında meyve veren bir dal. Filizleri duvarın üzerinden aşar.
Şemot 1:7
Uvene yisrael paru vayişretsu vayirbu vayaatsmu bimod meod vatimale haarets otam.
וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל פָּר֧וּ וַֽיִּשְׁרְצ֛וּ וַיִּרְבּ֥וּ וַיַּֽעַצְמ֖וּ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֑ד וַתִּמָּלֵ֥א הָאָ֖רֶץ אֹתָֽם׃ (פ)
İsrael oğulları verimli oldular, hızla çoğaldılar, sayıları arttı ve çok güçlendiler. Ülke onlarla doldu.
Şemot 23:30
Meat meat agareşenu mipaneha ad aşer tifre venahalta et haarets.
מְעַ֥ט מְעַ֛ט אֲגָרְשֶׁ֖נּוּ מִפָּנֶ֑יךָ עַ֚ד אֲשֶׁ֣ר תִּפְרֶ֔ה וְנָחַלְתָּ֖ אֶת־הָאָֽרֶץ׃
Sen çoğalıp ülkeyi mülk edininceye kadar onları önünden yavaş yavaş kovacağım.
Vayikra 26:9
Ufaniti alehem vehifreti ethem vehirbeti ethem vahakimoti et beriti itehem.
וּפָנִ֣יתִי אֲלֵיכֶ֔ם וְהִפְרֵיתִ֣י אֶתְכֶ֔ם וְהִרְבֵּיתִ֖י אֶתְכֶ֑ם וַהֲקִימֹתִ֥י אֶת־בְּרִיתִ֖י אִתְּכֶֽם׃
Size yönelecek, sizi verimli kılıp çoğaltacak ve sizinle antlaşmamı sürdüreceğim.
Devarim 29:17
Pen yeş bahem iş o işa o mişpaha o şevet aşer levavo fone hayom meim Adonay elohenu lalehet laavod et elohe hagoyim hahem pen yeş bahem şoreş pore roş velaana.
פֶּן־יֵ֣שׁ בָּ֠כֶם אִ֣ישׁ אוֹ־אִשָּׁ֞ה א֧וֹ מִשְׁפָּחָ֣ה אוֹ־שֵׁ֗בֶט אֲשֶׁר֩ לְבָב֨וֹ פֹנֶ֤ה הַיּוֹם֙ מֵעִם֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ לָלֶ֣כֶת לַעֲבֹ֔ד אֶת־אֱלֹהֵ֖י הַגּוֹיִ֣ם הָהֵ֑ם פֶּן־יֵ֣שׁ בָּכֶ֗ם שֹׁ֛רֶשׁ פֹּרֶ֥ה רֹ֖אשׁ וְלַעֲנָֽה׃
Sakın aranızda bugün yüreği Tanrımız Adonay'dan yüz çevirip o ulusların tanrılarına kulluk etmeye giden bir erkek, bir kadın, bir aile ya da bir kabile bulunmasın. Aranızda zehir ve pelin veren bir kök bulunmasın.