İçeriğe geç

TORA LEMMA DİZİNİ

פָּגַע

Bu lemma Tora’da 8 kez, 8 ayette kullanılır.

Sözlük bilgisi

Kaynak glossu (İngilizce): meet

Kök — שורש (şoreş, kök): פגע

Kelime türü kodu: V

UBS kaynak glossları

to meet; to run into; to find; to come across; to come upon; to reach; to molest; to strike down; to punish; to cause to reach; to cause (something) to meet (someone) > to make (someone) responsible for (something); to entreat; to beg; to intercede; to pray

Morfoloji/lemma: OSHB ve Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam varsa UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak glosslarından hazırlanmış ToraOku Türkçe yerelleştirmesidir.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit3 kullanım3 ayet
  • Şemot3 kullanım3 ayet
  • Bamidbar2 kullanım2 ayet

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel biçimler

  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım · HC/Vqw3mp)
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HR/Vqc/Sp3ms)
  • bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HC/Vqv2mp)
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vqw3ms)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqi2ms)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HVqi3ms/Sp1cp)

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 23:8

    Vayedaber itam lemor im yeş et nafşehem likbor et meti milefanay şemauni ufigu li beefron ben tsohar.

    וַיְדַבֵּ֥ר אִתָּ֖ם לֵאמֹ֑ר אִם־יֵ֣שׁ אֶֽת־נַפְשְׁכֶ֗ם לִקְבֹּ֤ר אֶת־מֵתִי֙ מִלְּפָנַ֔י שְׁמָע֕וּנִי וּפִגְעוּ־לִ֖י בְּעֶפְר֥וֹן בֶּן־צֹֽחַר׃

    Onlara şöyle dedi: “Ölümü önümden kaldırıp gömmemi kabul ediyorsanız beni dinleyin. Tsohar’ın oğlu Efron’a benim için ricada bulunun.

  2. Bereşit 28:11

    Vayifga bamakom vayalen şam ki va haşemeş vayikah meavne hamakom vayasem meraaşotav vayişkav bamakom hau.

    וַיִּפְגַּ֨ע בַּמָּק֜וֹם וַיָּ֤לֶן שָׁם֙ כִּי־בָ֣א הַשֶּׁ֔מֶשׁ וַיִּקַּח֙ מֵאַבְנֵ֣י הַמָּק֔וֹם וַיָּ֖שֶׂם מְרַֽאֲשֹׁתָ֑יו וַיִּשְׁכַּ֖ב בַּמָּק֥וֹם הַהֽוּא׃

    Bir yere vardı ve güneş battığı için orada geceledi. Oradaki taşlardan alıp başının yanına koydu ve o yerde yattı.

  3. Bereşit 32:2

    Veyaakov halah ledarko vayifgeu vo malahe Elohim.

    וְיַעֲקֹ֖ב הָלַ֣ךְ לְדַרְכּ֑וֹ וַיִּפְגְּעוּ־ב֖וֹ מַלְאֲכֵ֥י אֱלֹהִֽים׃

    Yaakov yoluna devam etti. Tanrı’nın melekleri onunla karşılaştı.

  4. Şemot 5:3

    Vayomeru elohe haivrim nikra alenu nelaha na dereh şeloşet yamim bamidbar venizbeha ladonay elohenu pen yifgaenu badever o veharev.

    וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֱלֹהֵ֥י הָעִבְרִ֖ים נִקְרָ֣א עָלֵ֑ינוּ נֵ֣לֲכָה נָּ֡א דֶּרֶךְ֩ שְׁלֹ֨שֶׁת יָמִ֜ים בַּמִּדְבָּ֗ר וְנִזְבְּחָה֙ לַֽיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ פֶּ֨ן־יִפְגָּעֵ֔נוּ בַּדֶּ֖בֶר א֥וֹ בֶחָֽרֶב׃

    Onlar, “İbranilerin Tanrısı bizimle karşılaştı” dediler. “Lütfen çölde üç günlük yol gidelim ve Tanrımız Adonay’a kurban sunalım. Yoksa bizi salgın hastalıkla ya da kılıçla vurabilir.”

  5. Şemot 5:20

    Vayifgeu et moşe veet aharon nitsavim likratam betsetam meet paro.

    וַֽיִּפְגְּעוּ֙ אֶת־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽת־אַהֲרֹ֔ן נִצָּבִ֖ים לִקְרָאתָ֑ם בְּצֵאתָ֖ם מֵאֵ֥ת פַּרְעֹֽה׃

    Firavun’un yanından çıkarken kendilerini bekleyen Moşe ile Aaron’la karşılaştılar.

  6. Şemot 23:4

    Ki tifga şor oyivha o hamoro toe haşev teşivenu lo.

    כִּ֣י תִפְגַּ֞ע שׁ֧וֹר אֹֽיִבְךָ֛ א֥וֹ חֲמֹר֖וֹ תֹּעֶ֑ה הָשֵׁ֥ב תְּשִׁיבֶ֖נּוּ לֽוֹ׃ (ס)

    Düşmanının yolunu şaşırmış öküzüne ya da eşeğine rastlarsan onu mutlaka kendisine geri götüreceksin.

  7. Bamidbar 35:19

    Goel hadam u yamit et harotseah befigo vo u yemitenu.

    גֹּאֵ֣ל הַדָּ֔ם ה֥וּא יָמִ֖ית אֶת־הָרֹצֵ֑חַ בְּפִגְעוֹ־ב֖וֹ ה֥וּא יְמִיתֶֽנּוּ׃

    Katili kan öcünü alan akraba öldürecek. Onunla karşılaştığında onu öldürecek.

  8. Bamidbar 35:21

    O veeva hikau veyado vayamot mot yumat hamake rotseah u goel hadam yamit et harotseah befigo vo.

    א֣וֹ בְאֵיבָ֞ה הִכָּ֤הוּ בְיָדוֹ֙ וַיָּמֹ֔ת מֽוֹת־יוּמַ֥ת הַמַּכֶּ֖ה רֹצֵ֣חַֽ ה֑וּא גֹּאֵ֣ל הַדָּ֗ם יָמִ֛ית אֶת־הָרֹצֵ֖חַ בְּפִגְעוֹ־בֽוֹ׃

    Ya da düşmanlıkla eliyle ona vurur ve o ölürse, vuran kişi kesinlikle öldürülecek; katildir. Kan öcünü alan akraba, katille karşılaştığında onu öldürecek.