אַהֲרֹן
özel ad: Aharon
- Tür
- İsim
- Kullanım
- 301 kez · 286 ayet
TORA SÖZLÜK VE DİLBİLGİSİ
İbranice kelime, kök, temel kelime (lemma), Türkçe anlam veya Türkçe okunuş üzerinden arayın; sonuçları Tora’daki doğrulanmış morfolojiye göre süzün.
3532 temel kelime
özel ad: Aharon
eğer, şayet
ile, beraber, birlikte
kohen; kâhin/rahip, kutsal hizmet görevlisi
erkek kardeş; üvey kardeş; kuzen veya akraba; hemşeri; dost, arkadaş, yoldaş; bağlama göre birbirini ifade eden kullanım
bunlar; şunlar/onlar
orada; burada...orada; o zaman, o sırada; bağlama göre 'işte/orada vardır'
söz, ifade, mesaj; şey, konu, mesele; olay; kayıt/yıllıklar
veya, ya da; eğer, ister… ister…
emretmek, buyurmak; talimat vermek, görevlendirmek; çağırmak; düzenlemek veya hazırlanmasını emretmek
ad, isim; ün, şöhret, itibar; yetki; öz/kişi; özel ad olarak Şem
işitmek, duymak, dinlemek; duyurmak; anlamak, ayırt etmek; ses çıkarmak; itaat etmek, söz dinlemek
gitmek, yürümek, hareket etmek; gelmek; dolaşmak; götürmek, getirmek, yönlendirmek; davranmak; yaşamak veya sürmek; ayrılmak, geçip gitmek; bağlama göre cinsel ilişkiye gitmek
kutsallık; kutsal olan; kutsal yer, kutsal alan; kutsal mekân/tapınak; En Kutsal Yer
göz
Firavun; Mısır hükümdarlarının unvanı
çadır; Buluşma Çadırı; konut, ev; halk, soy veya hanedan
ile, beraber, birlikte
işte!, bak!, dikkat et!; vurgu ve dikkat çekme parçacığı
özel ad: Yaakov
...e göre, ...uyarınca; nasıl/olduğu gibi; ...dığı zaman
su, sular; bağlama göre su kütlesi veya sıvı
doğurmak, dünyaya getirmek; çocuk sahibi olmak
nefes, can, yaşam; kişi/benlik; canlı varlık; ruh/can; arzu ve iştah; bağlama göre boğaz/boyun veya ölü beden
kız evlat; kızlar/kadınlar; bağlama göre halk, köy/kasaba, yaş veya bir şeyin parçası
yukarı çıkmak, yükselmek; çıkarmak/yükseltmek; yaklaşmak; ortaya çıkmak; artmak; kurban olarak sunmak; dikmek/kurmak; büyütmek; akla gelmek
göndermek, yollamak; çağırmak; salıvermek, serbest bırakmak; uzaklaştırmak/kovmak; uzatmak; ateşe vermek; teslim etmek veya bırakmak
oturmak; kalmak, ikamet etmek, yaşamak; yerleşmek; yerleştirmek; tahtta oturmak; sürdürmek
arkada, arkasında; sonra, ardından; takip eden; beri, ...dan sonra
sunak, mezbah
yaklaşmak, yakına gelmek; öne çıkmak; yaklaştırmak, bir araya getirmek; sunmak/takdim etmek
yüz; yüz sayısı
çağırmak, seslenmek; ad vermek/adlandırmak; okumak, yüksek sesle okumak; ilan etmek; davet etmek; seçmek; karşılaşmak veya başına gelmek
aile, soy/aşiret kolu, klan; tür/cins
yedi; bağlama göre yetmiş veya yedi kat/yedi kez; bazı özel adlarda da kullanılır
ben; birinci kişi tekil zamiri
köle, hizmetkâr; görevli/memur; tebaa, bağlı kişi; bağlama göre kutsal hizmet görevlisi
geri dönmek, dönmek; geri getirmek, eski hâline getirmek; vazgeçmek; yeniden yapmak; geri vermek/ödemek; karşılık vermek; tövbe etmek, yönünü değiştirmek
bu; dişil tekil işaret zamiri
de, da; ayrıca, hem de; hatta; üstelik; gerçekten; yine de; bu nedenle gibi bağlama bağlı vurgu/bağlama kullanımları
Arama doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları, Open Scriptures Hebrew Lexicon lemma/kök ilişkileri, ToraOku Türkçe sözlük anlamları ve doğrulanmış Türkçe okunuş eşlemeleri üzerinde çalışır. Kök eksikse tahmin üretilmez.