Lemma נֶ֫פֶשׁ
Kök — שורש (şoreş, kök) נפש
Biçim: isim, iki cins, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 53 kullanım
Teknik kod
HNcbsaTORA KELİME DİZİNİ
Bu yazılı biçim Tora’da 68 kez, 62 ayette geçer.
Bu İbranice yazılı biçime doğrulanmış kelime sırası üzerinden bağlı okunuşlar:
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Lemma נֶ֫פֶשׁ
Kök — שורש (şoreş, kök) נפש
Biçim: isim, iki cins, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 53 kullanım
HNcbsaLemma נֶ֫פֶשׁ
Kök — שורש (şoreş, kök) נפש
Biçim: isim, iki cins, tekil, tamlayan
Bu çözümleme: 15 kullanım
HNcbscMorfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Her iki veri kümesi CC BY 4.0 lisanslıdır.
Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.
וְהִקְרִיתֶ֤ם לָכֶם֙ עָרִ֔ים עָרֵ֥י מִקְלָ֖ט תִּהְיֶ֣ינָה לָכֶ֑ם וְנָ֥ס שָׁ֙מָּה֙ רֹצֵ֔חַ מַכֵּה־נֶ֖פֶשׁ בִּשְׁגָגָֽה׃
Kendiniz için şehirler ayıracaksınız. Bunlar sizin için sığınma şehirleri olacak; yanlışlıkla birini öldüren oraya kaçacak.
לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְלַגֵּ֤ר וְלַתּוֹשָׁב֙ בְּתוֹכָ֔ם תִּהְיֶ֛ינָה שֵׁשׁ־הֶעָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה לְמִקְלָ֑ט לָנ֣וּס שָׁ֔מָּה כָּל־מַכֵּה־נֶ֖פֶשׁ בִּשְׁגָגָֽה׃
Bu altı şehir, İsraeloğulları, aralarındaki yabancılar ve yerleşikler için sığınma yeri olacak. Yanlışlıkla birini öldüren herkes oraya kaçabilecek.
כָּל־מַ֨כֵּה־נֶ֔פֶשׁ לְפִ֣י עֵדִ֔ים יִרְצַ֖ח אֶת־הָרֹצֵ֑חַ וְעֵ֣ד אֶחָ֔ד לֹא־יַעֲנֶ֥ה בְנֶ֖פֶשׁ לָמֽוּת׃
Birini öldüren katil, tanıkların sözü üzerine öldürülecek. Ancak bir tek tanık, bir kişinin öldürülmesine yol açacak tanıklıkta bulunamaz.
בְּשִׁבְעִ֣ים נֶ֔פֶשׁ יָרְד֥וּ אֲבֹתֶ֖יךָ מִצְרָ֑יְמָהּ וְעַתָּ֗ה שָֽׂמְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ כְּכוֹכְבֵ֥י הַשָּׁמַ֖יִם לָרֹֽב׃
Ataların Mısır’a yetmiş kişi olarak indiler. Şimdi Tanrın Adonay seni göğün yıldızları kadar çoğalttı.
פֶּן־יִרְדֹּף֩ גֹּאֵ֨ל הַדָּ֜ם אַחֲרֵ֣י הָרֹצֵ֗חַ כִּי־יֵחַם֮ לְבָבוֹ֒ וְהִשִּׂיג֛וֹ כִּֽי־יִרְבֶּ֥ה הַדֶּ֖רֶךְ וְהִכָּ֣הוּ נָ֑פֶשׁ וְלוֹ֙ אֵ֣ין מִשְׁפַּט־מָ֔וֶת כִּ֠י לֹ֣א שֹׂנֵ֥א ה֛וּא ל֖וֹ מִתְּמ֥וֹל שִׁלְשֽׁוֹם׃
Yoksa kanın öcünü alacak yakın, öfkesi alevlenmişken öldürenin peşine düşebilir; yol uzun olduğu için ona yetişip onu öldürebilir. Oysa önceden ona nefret beslemediği için öldüren kişi ölüm cezasını hak etmemiştir.
וְכִֽי־יִהְיֶ֥ה אִישׁ֙ שֹׂנֵ֣א לְרֵעֵ֔הוּ וְאָ֤רַב לוֹ֙ וְקָ֣ם עָלָ֔יו וְהִכָּ֥הוּ נֶ֖פֶשׁ וָמֵ֑ת וְנָ֕ס אֶל־אַחַ֖ת הֶעָרִ֥ים הָאֵֽל׃
Ama biri komşusuna nefret besler, ona pusu kurup saldırır ve onu öldürücü bir darbeyle öldürdükten sonra bu kentlerden birine kaçarsa,
וְלֹ֥א תָח֖וֹס עֵינֶ֑ךָ נֶ֣פֶשׁ בְּנֶ֗פֶשׁ עַ֤יִן בְּעַ֙יִן֙ שֵׁ֣ן בְּשֵׁ֔ן יָ֥ד בְּיָ֖ד רֶ֥גֶל בְּרָֽגֶל׃ (ס)
Acımayacaksın: Cana can, göze göz, dişe diş, ele el, ayağa ayak.
ולנער [וְלַֽנַּעֲרָה֙] לֹא־תַעֲשֶׂ֣ה דָבָ֔ר אֵ֥ין לנער [לַֽנַּעֲרָ֖ה] חֵ֣טְא מָ֑וֶת כִּ֡י כַּאֲשֶׁר֩ יָק֨וּם אִ֤ישׁ עַל־רֵעֵ֙הוּ֙ וּרְצָח֣וֹ נֶ֔פֶשׁ כֵּ֖ן הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה׃
Genç kadına hiçbir şey yapmayacaksın. Genç kadının ölüm cezasını gerektiren bir günahı yoktur. Çünkü bu olay, bir adamın başka birine saldırıp onu öldürmesine benzer.
לֹא־יַחֲבֹ֥ל רֵחַ֖יִם וָרָ֑כֶב כִּי־נֶ֖פֶשׁ ה֥וּא חֹבֵֽל׃ (ס)
Değirmeni ya da üst değirmen taşını rehin almayacaksın; çünkü bu, birinin geçimini rehin almaktır.
כִּי־יִמָּצֵ֣א אִ֗ישׁ גֹּנֵ֨ב נֶ֤פֶשׁ מֵאֶחָיו֙ מִבְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְהִתְעַמֶּר־בּ֖וֹ וּמְכָר֑וֹ וּמֵת֙ הַגַּנָּ֣ב הַה֔וּא וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃
Bir adamın kardeşlerinden, İsrael oğullarından birini kaçırdığı, ona köle gibi davranıp onu sattığı ortaya çıkarsa, o hırsız ölecek. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
אָרוּר֙ לֹקֵ֣חַ שֹׁ֔חַד לְהַכּ֥וֹת נֶ֖פֶשׁ דָּ֣ם נָקִ֑י וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alan lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
וּבַגּוֹיִ֤ם הָהֵם֙ לֹ֣א תַרְגִּ֔יעַ וְלֹא־יִהְיֶ֥ה מָנ֖וֹחַ לְכַף־רַגְלֶ֑ךָ וְנָתַן֩ יְהוָ֨ה לְךָ֥ שָׁם֙ לֵ֣ב רַגָּ֔ז וְכִלְי֥וֹן עֵינַ֖יִם וְדַֽאֲב֥וֹן נָֽפֶשׁ׃
O uluslar arasında rahat bulamayacak, ayağının tabanını dinlendirecek bir yere sahip olmayacaksın. Adonay orada sana titreyen bir yürek, feri tükenen gözler ve acı dolu bir can verecek.